Go Back   AsilTürk - Yüreği Vatan Sevgisi İle Dolu Herkesin Buluşma Mekanı > Türk Tarihi , Türk Dünyası , Türk Edebiyatı ve Kültürü > Türk Tarihi ve Osmanlı İmparatorluğu > Türkiye Cumhuriyeti Tarihi
Kullanıcı Adınız
Şifreniz
Kayıt Ol Yardım Üye Listesi Ajanda Forumları Okundu Kabul Et


Farkli Bir Ses, Farkli Bir Nefes / 24 Saat Kesintisiz Türk Müzigi


Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Çerkez Ethem isyanı
Konudaki Cevap Sayısı
2
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
190


Yeni Konu aç Cevapla
 
Bookmark and Share LinkBack Seçenekler Stil
Alt 02-Aralık-2010, 15:16   #1 (permalink)
Kullanıcı Profili
Orgeneral
 
zekeriya ergin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Mayıs-2009
Bulunduğu yer: Istanbul
Üye No : 257
Mesajlar: 2.856
Konuları: 2208
İstatistikleri Seviye: 42 [â� Bé-Yêu â�â� Bé-Yêu â�â� Bé-Yêu â�â� Bé-Yêu â�â� Bé-Yêu â�]
Aktiflik: 309 / 1031
Güç: 952 / 9211
Deneyim: 26%
İtibar Puanları
İtibar Puanı : 73070
İtibar Derecesi : zekeriya ergin has a reputation beyond reputezekeriya ergin has a reputation beyond reputezekeriya ergin has a reputation beyond reputezekeriya ergin has a reputation beyond reputezekeriya ergin has a reputation beyond reputezekeriya ergin has a reputation beyond reputezekeriya ergin has a reputation beyond reputezekeriya ergin has a reputation beyond reputezekeriya ergin has a reputation beyond reputezekeriya ergin has a reputation beyond reputezekeriya ergin has a reputation beyond repute
Teşekkürleri
Teşekkür Etmiş :
Teşekkür Almış :
Tuttuğu Takım

Turkish Çerkez Ethem isyanı

Çerkez Ethem isyanı

Çerkez Ethem Yunan Ordusuna Sığınıyor
Ocak 1921 Kütahya civarı

Çözülmekte olan bir devlet sisteminin yerine bir yenisi doğarken ve bu arada esas olarak halkın gönüllü katılımına dayanan yeni bir askeri örgütlenme biçimlenirken geçmişin profesyonel kadroları dışında yeni askeri önderler ortaya çıkar. Henüz düzenli ordunun olmadığı veya varolan askeri kuvvetlerin bu tür bir örgütlenme modeline ulaşmadığı koşullarda ancak bir gerilla mücadelesinden söz edilebilir.

Daha önce askerlikle profesyonel bir ilişkisi olmamasına karşın doğal askeri yetenekleri ve cesaretleriyle sivrilerek gerillalara komuta eden bu yeni askeri önderlerin kaderi bir noktada yol ayrımına gelir; ya kendilerinin yönetimindeki birlikler düzenli birliklere dönüşerek yeni devletin askeri liderleri durumuna gelirler ya kendi dışlarındaki bir takım odakların inisiyatifiyle örgütlenmesini tamamlayan düzenli birliklere katılarak onların bir parçası olurlar ya da çözülmekte olan devletin yanı sıra doğmakta olan yeni devlete de isyan edip güçleri yeterse 'kahraman' yetmezse de 'hain' olarak tarihe geçerler!

Hiç kuşkusuz bu yol ayrımında tutulacak yolun sonunu ve dolayısıyla tarih tarafından nasıl anılacaklarını belirleyen şey kendi yetenek ve cesaretlerinden önce toplumsal koşullardır. Bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde de olsa çıkarlarını savundukları sınıfların tarihsel olarak sahip oldukları güç ve örgütlenme düzeyidir.

1919-1922 yılları arasında Türkiye'deki milli mücadele gelişirken Osmanlı devleti dağılıyor ve yerine "millete dayandığını" siyasal meşruiyet kaynağının millet olduğunu söyleyen yeni bir devlet sistemi adım adım kuruluyordu. İşte daha bu sürecin başlarında henüz Ankara'daki yeni merkezin elinde ciddi bir askeri kuvvet olmadığı sıralarda Batı Anadolu'daki Yunan işgaline karşı ortaya çıkan "milli direniş" bir yandan Ege'deki efelerin çetelerinde bir yandan da Çerkez Ethem'in kuvvetlerinde ifadesini bulacaktı. Bunlar milli mücadelenin gerilla örgütlenmesiydi.

Bandırmalı bir Çerkez ailesinin üç çocuğunun en küçüğü olan Ethem Birinci Dünya Savaşı sırasında orduya katılmış ve ancak başçavuşluğa kadar yükselebilmişti. Mütarekeden sonra köyüne dönen Ethem'in ağabeyleri Tevfik ve Reşit de orduda subaydı. Yunan işgalinin ardından harekete geçen Ethem önce eski İzmir Valisi Rahmi'nin oğlunu kaçırarak 50 bin lira fidye almış ve daha sonra da civardan 300 kişilik bir müfreze örgütleyerek Yunan kuvvetlerine karşı mücadeleye girişmişti.

Salihli cephesinde Yunan askeri birliklerine karşı düzenlediği gerilla saldırılarıyla kısa sürede ünlenen Çerkez Ethem'in emrindeki kuvvetlerin sayısı da giderek artacak ve süreç içinde Kütahya ve havalisine egemen duruma gelirken "Kuvvayı Seyyare Umum Kumandanı" olacaktı.

Henüz Ankara'nın yeni bir iktidar merkezi olarak kendini kabul ettirmediği ve emrinde de önemli bir askeri kuvvet bulunmadığı 1920 yılının başlarında Batı Anadolu'da en önemli kuvvet Çerkez Ethem'di. Nitekim Ankara'daki harekete karşı gelişmeye başlayan yerel isyanların birçoğu Çerkez Ethem tarafından bastırılmıştı. İlk olarak 16 Şubat 1920'de Balıkesir taraflarında İkinci Anzavur isyanını bastıran Çerkez Ethem'in Kuvvayı Seyyare'si ardından Geyve Adapazarı Düzce ve Bolu bölgesindeki tüm isyanları bastıracaktı.

Bu isyanları gerilla birlikleri niteliğindeki Kuvvayı Seyyare'nin bastırabilmesi ve bu arada saflarını genişletmesi anlaşılır bir durumdu. Çünkü bu birlikler gönüllü savaşçılardan oluşuyor uzun yıllardır süren savaşlar sonucunda halkta subaylara ve düzenli orduya karşı oluşan tepkiyi çekmiyor ve sahip oldukları olanaklar -giyim-kuşam yiyecek içecek- açısından da sefalet içindeki yoksul kitlelere cazip geliyordu. Dağınık durumdaki düzenli ordu askerleriyle karşılaştırıldığında Kuvvayı Seyyare çok daha iyi donatılmış durumdaydı.

Ordudaki askeri disiplin ve hiyerarşinin yol açtığı baskı ve eziyetten de uzak olan bu kuvvetlere halktan insanların katılımı mümkün oluyordu. Birçok yerdeki isyancılar karşılarında düzenli ordu askerlerini değil de aslında aynen kendileri gibi olan müfrezeleri gördüklerinde kolayca onların safına geçebiliyorlardı.

Zaten birçok yerde de isyanların elebaşılarını cezalandırdıktan sonra geri kalanlara hoş görüyle yaklaşılıyordu. Bu arada yöredeki zenginlerden eşraftan alınan haraçlar bir adalet duygusuna da hitap ediyor ve yoksulların Kuvvayı Seyyare'ye daha farklı gözle bakmasında önemli bir rol oynuyordu.

1920 yılında Şubat'tan Mayıs'a kadar Marmara ve Ege bölgesindeki isyanlarla uğraşan ve tümünü de bastıran Çerkez Ethem ve kuvvetlerine Haziran ayında Yozgat yolları göründü. Çünkü Yozgat'ta isyan eden Çapanoğulları şehri ele geçirmişti ve yeni katılımlarla hareket bölgede yayılıyordu. Yozgat bölgesindeki isyanı bastırmak üzere Meclis tarafından Ankara'ya davet edilen Çerkez Ethem Mustafa Kemal Paşa da dahil olmak üzere o sırada Ankara'da bulunan milli mücadelenin önder kadrosuna yukarıdan bakıyordu. Çünkü silahlı kuvvet kendisindeydi ve anlı-şanlı paşaların emrinde henüz pek bir kuvvet yoktu.

Zaten bunun için Ege'de Yunan kuvvetleri karşısında bulunan Kuvvayı Seyyare Ankara'nın doğusundaki isyanı bastırmak için çağrılmıştı. Nitekim Yozgat'a geçerken Ankara'daki paşalarla -Mustafa Kemal Fevzi İsmet Refet- yapılan görüşmelerde eski başçavuş yeni gerilla komutanı Ethem bir hayli sert eleştirilerde bulunacak ve paşalar bunu unutmayacaktı!

Yozgat isyanını da kısa sürede bastıran Çerkez Ethem asilerin bir bölümünü de kuvvetlerine katarak Ankara'ya döndü. İsyanın sorumlularının yargılanması için kurduğu mahkemede Ankara Valisi Yahya Galip'in de yargılanmasını istedi. Çünkü Yahya Galip Çapanoğulları ile işbirliği yapmış Kuvvayı Seyyare'nin üzerlerine geldiğini önceden bildirmişti.

Bu durum açığa çıkınca da valinin yargılanması gerekliydi ve cezasının ölüm olacağı da açıktı. Ancak aynı zamanda Mustafa Kemal'in yakınlarından olan Yahya Galip'in Çerkez Ethem'in "halk mahkemesi" tarafından yargılanmasına Ankara izin vermedi. Sadece valilik görevinden alarak olayı geçiştirmeye çalıştılar.

Bunun üzerine öfkelenen Çerkez Ethem'in Ankara'ya geldiğinde "Büyük Millet Meclisi Reisini Meclisin kapısında asacağım" dediği rivayet olunur. Ayrıca Miralay Refet Bey'in de isyanın bastırılmasında hiçbir katkısı olmadığı gibi kendisi savaşırken Çorum'da saklandığını ileri süren Ethem onu da mahkemeye sevk etti ama sonra araya girenlerce sorun çözümlendi.

Yozgat isyanının bastırılmasıyla birlikte iyice ünlenen ve hatta Meclis tarafından kendisine "milli kahraman" unvanı verilen Ethem Temmuz ortasında Ankara'ya döndüğünde Mustafa Kemal Paşa Ankara'da bulunmamayı tercih edecekti. Garp Cephesi'ndeki durumu yerinde görmek üzere Ankara'dan ayrılarak Eskişehir'e giden Mustafa Kemal Paşa o sıralarda Ethem'le karşılaşmak istemedi.

Ethem Eskişehir'e geldiğinde ise Mustafa Kemal Afyon'a geçmişti. Böylece Ankara ile birlikte hareket eden en önemli gerilla komutanı ile Millet Meclisi Reisi o günlerde köşe kapmaca oynarken varolan gerginliğin azalması için de gereken zaman kazanılmış oldu.

1920 yazında ününün ve gücünün doruğunda bulunan Çerkez Ethem'e milli mücadelenin önderliğini üstlenen kadronun uzun süre tahammül etmesi pek mümkün değildi. İşgal ettiği alanı genişleterek ilerlemeye devam eden Yunan ordusunun ancak düzenli bir orduyla durdurulabileceği görüşüyle varolan askeri kuvvetlerin hızla yeniden örgütlenmesini ve tam anlamıyla bir milli orduya dönüşmesini savunan Ankara'daki paşalar Çerkez Ethem'in direnişiyle karşı karşıya geldiler.

Aslında olayların gelişimi içinde böylesi bir yol ayrımına gelinmesi kaçınılmazdı. Ankara'daki paşalara güvenmemekle birlikte aralarında bir iktidar mücadelesinin de gelişmekte olduğunu gören Çerkez Ethem kuvvetlerinin düzenli ordu birliklerine dönüşmesine de kendisinin ve adamlarının paşaların komutası altına girmesine de karşı çıktı.

Bu güçlü gerilla liderini imha etmeden askeri otorite olunamayacağını gören Mustafa Kemal de Yunan kuvvetleriyle ciddi bir çarpışma öncesinde Kuvvayı Seyyare'nin dağıtılmasını zorunlu görüyordu. Nitekim sorunun barışçı yollardan çözümü için yapılan bir dizi görüşme ve tartışmanın ardından Mustafa Kemal 27 Aralık 1920'de Garp Cephesi Komutanlığına Çerkez Ethem'in kuvvetlerinin imha edilmesini emretti.

Artık bir tür iç savaş başlayacaktı ve bir ay kadar süren bu savaşın başlangıcında Çerkez Ethem'in kuvvetleri yaklaşık 5 bin kişi düzenli ordu birlikleri de 15 bin kişiydi. Çeşitli çarpışmalar sonucunda Kuvvayı Seyyare yenilgiye uğradı. Milli mücadelenin başlangıcında çok önemli bir rol oynayan Büyük Millet Meclisi tarafından "kahraman" ilan edilen Yunan ordusuna karşı ilk önemli direnişi örgütleyen Çerkez Ethem sonuçta Yunan ordusuna sığınmaktan başka çare bulamadı.

Çoğunluğu Çerkezlerden oluşan kuvvetlerinin yarısına yakınıyla birlikte 26 Ocak 1921'de Yunanlılara teslim olurken diğer yarısı ise Ankara'nın çağrısına olumlu yanıt vererek düzenli ordunun saflarına katıldı.

Nazım Hikmet 'Kuvayı Milliye Destanı'nda; "Ve 29 Aralık Kütahya/ 4 top/ ve 1800 atlı bir ihanet/ yani Çerkez Ethem/ bir gece vakti/ kilim ve halı yüklü katırları/ koyun ve sığır sürülerini önüne katıp/ düşmana geçti/ Yürekleri karanlık/ kemerleri ve kamçıları gümüşlüydü/ atları ve kendileri semizdiler.../ Ateşi ve ihaneti gördük" diye yazacaktır ama Çerkez Ethem'in tasfiyesinden iki gün sonra 28 Ocak'ı 29 Ocak'a bağlayan gece Mustafa Suphi ve arkadaşlarının da topluca bıçaklanarak Karadeniz'in sularına gömülmesini acaba basit bir rastlantı olarak mı görmektedir?

Çerkez Ethem'in ünlü Yeşilordu ile bağlantıları nedeniyle Bolşevizme eğilim gösterdiği iddiaları varsa da bunların pek ciddiye alınabilmesi mümkün değildir. Ama aynı zamanda Kuvvayı Seyyare'nin bir halk örgütlenmesi asıl örgütleyici çekirdeği ve gücü etnik olarak Çerkezlere dayanan bir "aşağı tabaka" hareketi olduğu da ortadadır. Bu yoksul kesimin çeşitli özlemlerinin yanı sıra öfkelerini tepkilerini ve zaaflarını da yansıtması doğaldır. Ya milli mücadele önderliğinin emrine girecekler ya da tasfiye olacaklardı. Birincisini kabul etmeyince ikincisi oldu.

Öte yandan Bakü'den yola çıkan komünistler ise Ankara'daki önderliğe yardımcı olmak birlikte mücadele etmek için geliyorlardı. Ama sonuçta Ankara açısından onlar da güvenilir değillerdi. Dünyada hızla yayılmakta olan Bolşeviklik Mustafa Suphi ve arkadaşları aracılığıyla Ankara'da güçlü bir temsil gücü kazandığında olayların nasıl gelişebileceği tahmin edilemezdi.

Sonuçta bu iki odağın da hemen hemen aynı günlerde tasfiye edilmesi pek de bir rastlantı olmayacak milli mücadelenin önderliğini ne eski bir başçavuşla ne de komünistlerle paylaşmaya niyeti olanlar hareketi kendi bildikleri doğrultuda ve herhalde koşulların da dayattığı biçimde götüreceklerdi.

Ulaştıkları yerde ve kurdukları yeni devlet sisteminde ne komünistlere yer olacaktı ne de gerillalara...
__________________
TARiHiNi BiLMEYEN ULUSLAR YOK OLMAYA MAHKUMDUR. TARiHiMiZi ÖgRENELiM ÖgRETELiM.
Dikkat !!! Kopyala Yapıştır Özelliğini Sadece Üyelerimiz Kullanabilir. Üyelik Ücretsizdir.. Ayrıca Üyelerimiz Forumdan Tamamen Reklamsız ve çok daha hızlı şekilde yararlanabilir.
zekeriya ergin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 02-Aralık-2010, 20:55   #2 (permalink)
Kullanıcı Profili
Kurmay Başkan
 
AsilTürkKizi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Mart-2009
Bulunduğu yer: Bursa
Üye No : 57
Mesajlar: 749
Konuları: 56
İstatistikleri Seviye: 24 [â� Bé-Yêu â�]
Aktiflik: 59 / 593
Güç: 249 / 5599
Deneyim: 75%
İtibar Puanları
İtibar Puanı : 59916
İtibar Derecesi : AsilTürkKizi has a reputation beyond reputeAsilTürkKizi has a reputation beyond reputeAsilTürkKizi has a reputation beyond reputeAsilTürkKizi has a reputation beyond reputeAsilTürkKizi has a reputation beyond reputeAsilTürkKizi has a reputation beyond reputeAsilTürkKizi has a reputation beyond reputeAsilTürkKizi has a reputation beyond reputeAsilTürkKizi has a reputation beyond reputeAsilTürkKizi has a reputation beyond reputeAsilTürkKizi has a reputation beyond repute
Teşekkürleri
Teşekkür Etmiş :
Teşekkür Almış :
Tuttuğu Takım

Standart Cevap: Çerkez Ethem isyanı

Çerkes Ethem isyanının sebebinin hakettiği mevkiyi verilmemesi olarak biliyorum ben ve bu sebebe inanmak istiyorum...
Dikkat !!! Kopyala Yapıştır Özelliğini Sadece Üyelerimiz Kullanabilir. Üyelik Ücretsizdir.. Ayrıca Üyelerimiz Forumdan Tamamen Reklamsız ve çok daha hızlı şekilde yararlanabilir.
AsilTürkKizi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 26-Nisan-2011, 23:17   #3 (permalink)
Kullanıcı Profili
Kurmay Başkan
 
Gakkos23 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Kasım-2009
Bulunduğu yer: Elazığ-Malatya
Üye No : 1674
Mesajlar: 2.657
Konuları: 1002
İstatistikleri Seviye: 41 [â� Bé-Yêu â�â� Bé-Yêu â�â� Bé-Yêu â�â� Bé-Yêu â�â� Bé-Yêu â�]
Aktiflik: 301 / 1003
Güç: 885 / 7325
Deneyim: 15%
İtibar Puanları
İtibar Puanı : 125203
İtibar Derecesi : Gakkos23 has a reputation beyond reputeGakkos23 has a reputation beyond reputeGakkos23 has a reputation beyond reputeGakkos23 has a reputation beyond reputeGakkos23 has a reputation beyond reputeGakkos23 has a reputation beyond reputeGakkos23 has a reputation beyond reputeGakkos23 has a reputation beyond reputeGakkos23 has a reputation beyond reputeGakkos23 has a reputation beyond reputeGakkos23 has a reputation beyond repute
Teşekkürleri
Teşekkür Etmiş :
Teşekkür Almış :
Tuttuğu Takım

Standart Cevap: Çerkez Ethem isyanı

Güzel paylaşımınız için teşekkürler.Yanlış anlaşılmak istememyazacaklarım sizi eleştirmek için değilama ekleyeceğim bir kaç cümle var:1-Çerkes Ethem isyan etmediettirildi gibi gösteriliyor.Zaten yazınızda da bu durum ayan-beyan ortada.Kurtuluş savaşında vatanı savunan bir insanhatta;BMM tarafından kahramanlık nişanı verilen bir insan nasıl isyan eder?Bu insan doğasına ve anlayış kurallarına aykırı bir durum.İsyancılara içeriden yardım eden paşa ve valilerin emrine girilmesi insan tabiatına da aykırı bir durum.Kurtuluş şavasına hiç de katkısı olmayan kimselerin.
2-Kuvvetleriyle yunanlılara karşı mücadele eden bir insan nasıl olur daisyan ederek yunanlılara sığınır?Sizce akıl ve mantık kurallarına aykırı değil midir?Yapılan bazı yolsuzluklara ve haksızlıklara karşı çıktığı içinçerkes Ethem'e resmen iftira atılıyor.Hatta o sıralardaosmanlı oğulları sürgün edildikten sonra;hıçlarını almamış olacaklar ki;İsmet paşa tarafından ortaya atılan çok esef verici bir fikir var.Osmanlı arşivinin satılmasıCennet mekan II.Sultan Abdulhamit Han'ın musul ve kerkükte kendi şahsına ait petrol kuyularının satışının gündeme getirilmesi ve osmanlı oğullarının mal varlıklarına el konması meselesi ve bir çok örnek var gösterilebilecek.Çerkes Ethem bey hep bunlara karşı çıktığı için vatan haini ilan edilmiştir.Bu saydığım sebepler ileride yürürlüğe girecektir.
3-Bir de;Baküden gelecek olan komunistler neden yeni cumhuriyete yardım açamalı çerkes Eteme karşı mücadele edecekler?Bunları iyi düşünüpiyi tahlil etmeli ve yeni nesile doğru tarihi öğretmeliyiz.Yılmaz Öztuna'nın dizi halinde "Yalan Söyleyen Tarih Utansın" eserlerini okumalıyız ve yeni nesile okutmalıyız.Bende derim ki;yalan söyleyen tarih utansın.Aslında çok yazılacaklar var amakısaca ön anekdot olarak yeterli bence.
RABBİM AZİZ TÜRK MİLLETİNİ KORUSUN VE YÜCELTSİN.ALLAH YAR VE YARDIMCIMIZ OLSUN.AEO.
__________________
Gakkos23
Dikkat !!! Kopyala Yapıştır Özelliğini Sadece Üyelerimiz Kullanabilir. Üyelik Ücretsizdir.. Ayrıca Üyelerimiz Forumdan Tamamen Reklamsız ve çok daha hızlı şekilde yararlanabilir.
Gakkos23 isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla
Etiketler: , ,


Etiketler
cerkez, ethem, isyani, isyanı


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2