Budin Beylerbeyi İbrâhîm Paşa
Avusturya İmparatorluğu hakimiyetinde bulunan Macar beylerinden Tökeli İmre 1673 yılında ayaklandı

sonra Osmanlı Cihan Devleti’ne sığındı. Sadrâzam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa

Budin Beylerbeyi Uzun İbrâhîm Paşa’yı

Serdar (başkomutan) atayarak

Tökeli İmre’yi Orta Macaristan’ın başına geçirmekle görevlendirdi...
PADİŞAHIN RIZASI YOKTU!..
İbrahim Paşa

Orta Macaristan’ın başkenti Kaşav’ı alarak

1682’de Tökeli İmre’yi başa geçirdi. Bu durum İmparator Leopold’u telâşa düşürdü

barışı yenilemek için elçi gönderdi. Fakat Kara Mustafa Paşa

Avusturya’ya karşı açacağı seferle

sadâretini Fâzıl Ahmed Paşa’dan üstün bir zaferle süslemek istiyordu. lV. Mehmed Hanı

Avusturya ile harbe teşvik ve râzı etti. Padişah

Sancak-ı Şerifi vererek onu

Yanıkkale’yi (Raab) zaptetmek için Serdar tâyin etmişti.
27 Haziranda (1683) Sadrâzam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa

Dîvân-ı Harbi topladı. Viyana’yı alıp orada Almanya’ya sulh şartlarını dikte edeceğini bildirdi. Vezirler şaşırdılar. Vezir İbrahim Paşa

Pâdişâh irâdesinin bu yıl Yanıkkale ve Komaran’ın alınması ve akıncılarla Orta Avrupa’ya gözdağı verilmesi olduğunu

belki gelecek yıl Viyana’ya gidilebileceğini söyledi. Fakat

Kara Mustafa Paşa

Viyana üzerine yürüyüp 14 Temmuz 1683’te kuşattı.
Bunu öğrenen Pâdişâh “Kasdımız Yanık ve Komaran kaleleri idi; Beç (Viyana) kalesi dilde yoktu; paşa ne acîb saygısızlık edib bu sevdaya düşmüş. Hoş imdi Hak teâlâ asan (kolay) getüre; lâkin mukaddem (önceden) bildireydi rıza vermezdim” demişti.
“DEVLETİN SELAMETİ İÇİN...”
İkinci Viyana Muhasarası başlamak üzere... Harp divanında Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’nın fikrine yalnız bir tek vezir itiraz etti. Bu vezir

İbrahim Paşa idi. Muhasara bozgun ile neticelenince Merzifonlu mağlubiyetten onu mes’ul tutarak idam ettirdi. Cellada teslim edilen Uzun İbrâhîm Paşanın son sözleri şunlar oldu:
“Padişah-ı cihandan rica ederim. Kara Mustafa Paşa sözü dinlenir ve müdebbir bir vezirdir. Vakıa o bana garez ediyor ve canıma kıyıyor

lakin devletin selameti için

padişah-ı cihan ne olur ona kıymasın. Bunu böylece bildirin

bildirmezseniz mahşerde iki elim on parmağım yakanızdadır...”