Go Back   AsilTürk - Yüreği Vatan Sevgisi İle Dolu Herkesin Buluşma Mekanı > AsilTürk' e Hoşgeldiniz > Tanışma - Kaynaşma > Memleket Neresi ?
Kullanıcı Adınız
Şifreniz
Kayıt Ol Yardım Üye Listesi Ajanda Forumları Okundu Kabul Et


Farkli Bir Ses, Farkli Bir Nefes / 24 Saat Kesintisiz Türk Müzigi


Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Elazığ halk oyunları - (folklor)
Konudaki Cevap Sayısı
0
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
127


Yeni Konu aç Cevapla
 
Bookmark and Share LinkBack Seçenekler Stil
Alt 01-Mayıs-2011, 00:59   #1 (permalink)
Kullanıcı Profili
Kurmay Başkan
 
Gakkos23 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Kasım-2009
Bulunduğu yer: Elazığ-Malatya
Üye No : 1674
Mesajlar: 2.657
Konuları: 1002
İstatistikleri Seviye: 41 [â� Bé-Yêu â�â� Bé-Yêu â�â� Bé-Yêu â�â� Bé-Yêu â�â� Bé-Yêu â�]
Aktiflik: 301 / 1003
Güç: 885 / 7315
Deneyim: 15%
İtibar Puanları
İtibar Puanı : 125203
İtibar Derecesi : Gakkos23 has a reputation beyond reputeGakkos23 has a reputation beyond reputeGakkos23 has a reputation beyond reputeGakkos23 has a reputation beyond reputeGakkos23 has a reputation beyond reputeGakkos23 has a reputation beyond reputeGakkos23 has a reputation beyond reputeGakkos23 has a reputation beyond reputeGakkos23 has a reputation beyond reputeGakkos23 has a reputation beyond reputeGakkos23 has a reputation beyond repute
Teşekkürleri
Teşekkür Etmiş :
Teşekkür Almış :
Tuttuğu Takım

Bayrak Elazığ halk oyunları - (folklor)

ELAZIĞ HALK OYUNLARI - (FOLKLOR)

Elazığ Halk Oyunlarını oyun bölgelerinden "Halay Bölgesi" içinde ele almak gerekir. Elazığ oyunları içinde "Bar" özelliği gösteren oyunlar varsa da bunlar çok azdır.
Elazığ Halk Oyunları “Halay Bölgesi" içinde hareketlilik açısından diğer il ve bölgelere göre ağır ve estetiktir. Az miktarda çok hareketli oyunlar da vardır. Oyun tempolarını incelediğimiz zaman bu özellik hemen göze çarpmaktadır. Oyunlar "Halay Bölgesindeki diğer oyunlara nazaran müzik ve oyun figürleri açısından ayrıcalık gösterir. Öyle sanıyoruz ki bu ayrıcalık Elazığ Halk Müziğinin daha ziyade Türk Sanat Müziğine yatkın olmasından ve müziğin klasik sazlarla icra edilmesinden ileri gelmektedir. Müzikteki bu ayrıcalık oyun müziklerinin zengin bölümlere sahip olmasında oyunlarda ise zengin figürlere sahip olmasında gözlenmektedir. Ayrıca her yörede görülmeyen her oyun formuna (figürüne kalıbına) karşılık bir müzik formunun bulunması da kayda değer bir durumdur.

Elazığ Halk Oyunları genel olarak "tatlı sert" bir karaktere sahiplerdir. Erkek oyunları biraz daha sert ancak estetik kadın ve kız oyunları ise biraz daha yumuşak ve tatlıdır. Komşu vilayetimiz olan Diyarbakır’ın halayında görülen sertlik Elazığ halayında mevcut değildir. Ondaki sertlik ve figür azlığına karşılık diğerinde (Elazığ Halayında) tatlı sertlik ve figür zenginliği şeklindedir.
Altmışa yakın Elazığ oyunu vardır. Ancak bugün yaşayan oyunların adedi yirmi - yirmi beş kadardır. Bu oyunların birkaç tanesini oynanış biçimi ve özellikleriyle birlikte anlatacağız.

ÇAYDA ÇIRA OYUNU


Bu oyun Elazığ’ın Harput Bucağından derlenmiştir. Oyun "Mumlu Dans" namıyla dünyaca tanınmaktadır. ”Çayda Çıra” oyunu hakkında çeşitli efsaneler vardır. Ancak bunlar dilden dile dolaşan çeşitli halk masallarına benzemekte ve diğer şehirlerimizde anlatılan efsanelerin bir varyantı ya da değişikliğe uğramış bir şekli olarak anlatılmaktadır.
Oyun orijini itibariyle aydınlatma amacı güdülerek ortaya çıkmıştır. Araştırmamızda halk arasında söylenen çeşitli efsaneler tespit ettik. Bunlardan bir örnek: Efsaneye göre Hazar Gölü kenarında bir köyde birbirini seven iki genç gizlice buluşmaktadırlar. Erkeğin buluşma yerine gidebilmesi için gölü yüzerek geçmesi gerekmektedir. Buluşma gece olduğundan kız çıra (Dındik) yakarak gence yerini belli etmektedir. Genç ise ışığa doğru yüzmekte ve böylece sevgililer buluşmaktadır.
Bu durumu sezen kızın babası buluşmanın yapılacağı bir gün erkeğin yüzerek gölün ortalarına geldiği sıralarda çırayı söndürür ve genç sevgilinin gölde boğulmasına sebep olur. Bunu fark eden kız da kendini suya atar o da kaybolur.
Bunun üzerine bütün köylü toplanarak ellerindeki "Çıra" larla iki sevgiliyi aramaya başlarlar. Efsaneye göre bu olay üzerine ağıtlar yakılmış türküler söylenmiş ve çıra ile arama olayı oyunlaşarak günümüze kadar gelmiştir. (Benzer bir efsane de Van yöresindeki “AHTAMARA” efsanesidir.)
Altınova'da yapılan görkemli bir düğünde geleneksel bir biçimde çay kenarında kurulan düğün meydanında çıralar yakılmış Somat'lar kurulmuş ve düğün bütün coşkusuyla devam etmektedir. Bu sırada ay tutulunca evlenen gencin annesi olan Pembe HAN tabaklara çıralar mumlar diktirip gençlerin ellerine vermiş ve önde kendisi olmak üzere yürüyerek düğün meydanına görkemli bir biçimde girmişlerdir. Bu buluşun mükemmelliği karşısında aşka gelen "Zurnacı Başı” ellerindeki tabaklarla ortalığı bir anda gündüze çeviren bu kalabalığı karşılayarak gelenlerin ayak hareketlerine uygun bir müzik çalar. Kendisine eşlik eden kırk davul kırk zurna ile ortalık inlemeye başlar böylece "Çayda Çıra" oyununun melodisi ortaya çıkmış olur. Bu olay gelenek halini almış ve çayda çıra oyunu günümüze kadar oynanıla gelmiştir."
Eskiden kaç-göç olmadığı için kız-erkek karma oynanan bu oyun günümüzde karma oynandığı gibi ayrı ayrı da oynanır. Oyunun 200-300 yıllık bir mazisi olduğu söylenir. Oyun Elazığ’ın her tarafında bilinir ve oynanır. Hatta son zamanlarda Elazığ dışına da taşarak Malatya ve Diyarbakır'da da çeşitli şekillerde oynanmaya başlamıştır.
Çayda Çıra oyunu sürekli olarak kendi melodisi ile oynanır. Ancak oyunun başlangıcında "Şirvan" ya da “Gelin Ağlatma Havası" denilen bir melodi çalınır. Bu oyunun melodisi ile başka bir oyun oynanmadığı gibi bu oyun başka bir melodi ile de oynanmamaktadır. Oyun 10/8 lik usulde “Şirvan” makamındadır. Orta çabuklukta bir oyun olan çayda çıra en az dört-beş kişi ile yürütülür. Arka arkaya dizilerek bazen tekdizi bazen de daire şeklinde oynanmaktadır. Halay sınıfından çok dini bir raksa benzemektedir. Taklitli bir oyun olmayan "Çayda Çıra" usul itibariyle başladığı gibi bitmekte ve usulde bir değişiklik olmamaktadır. Hem açık hem de kapalı yerlerde oynanır. Güvey ya da gelin misâfir önüne çıkarılırken ve de "güvey gezdirmesi" geleneği yerine getirilirken oynanır.
Tüm oyunlarda başta oynayana kolbaşı sonda oynayana sonbaşı ya da poçik denir. Sadece halay oyununda "Halaybaşı" ve "Halaysonu" adları kullanılır. Oyunun aracı çift tabak ve içerisindeki üçer mumdan ibarettir. Oyun yürütülürken “Heey Teey Tey” diye nara atılır. Elazığ'ın yörelerinde delikanlıya "Gakkoş" adı verilir. Oyun düğünlerde dini ve milli bayramlarda oynanır.

Çayda Çıra Türküsü :

Çayda çıra yanıyor Yanar çayda çıralar
Yanıp yanıp sönüyor Kızlar oyun sıralar.
Yavaş yürü usul bas Gelin hanım gelirse
Engeller uyanıyor. Defçi toplar paralar.

Çayda çıra yanıyor Çayda çıra yanıyor
Ay tutulmuş sanıyor Humar göz uyanıyor.
Yavaş oyna güzelim Fitil çifte yara bir
Herkes seni tanıyor. Yürek mi dayanıyor.

Çayda çıra yakarım Çayda çıra yüz çıra
Yar yoluna bakarım Yanıyor sıra sıra.
Bir yüz görümlüğüne Yarim keklik ben şahin
Beşibirlik takarım. Giderim ardı sıra .
Avreş Oyunu :

"Berber Yaşar" adıyla da tanınan bu oyunun Elazığ dışında herhangi bir yerde oynandığına rastlanmamıştır. Oyunun kaynağı Harput'tur. Eskiden asker sevki çok olan Elazığ ve Harput' ta askeri hareketlerin taklidi ile ortaya çıkan bu oyun Elazığ'ın her yerinde oynanır. Oyunun elli-altmış yıllık bir geçmişi olduğu söylenmektedir. Bugün davul ve klarnetle çalınan bu oyunun müziği eskiden zurna ile çalınır ve oynanırdı.(Bugün birçok dağ köyümüzde ve birçok Alevi köyümüzde hâlâ zurna çalınmaktadır.) Esasen Harput'a klarnet girmeden önce düğünlerin baş sazı zurna idi. Ancak Türkiye'ye girdiği anda Harput’ta da kullanımı başlayan klarnet zurnayı büyük ölçüde etkileyerek etkinliğinin azalmasına neden olmuştur.
Avreş oyununun türküsü yoktur. Bu oyunun melodisi ile başka bir oyun oynanmadığı gibi bu oyun başka bir melodi ile oynanmaz. Oyun müziği önce 6/8 lik usûlde ve ağır tempoda sonra 4/4 lük usûlde ve hızlı tempoda oynanır. Makamı İbrahimiyye dir. Tek sıra dizilmek suretiyle oynanan bu oyun bazen de sağa sola dönmek suretiyle icra edilir. Oyunun öyküsü olmayıp oyun figürünü teşkil eden hareketler daha çok ayaklarda toplanmış kısmen de başla yapılmaktadır. Vücudun tabiî hareketlerini ihtiva eden oyun figürleri ile asker hareketleri taklit edilmektedir. Oyunda "ha-ha hey-hey"diye nara atılır. Bu oyun daha ziyade asker uğurlâmalarında ve düğünlerde oynanır.


Halay Oyunu :

Harput Halayı da denilen bu oyunun varyantları “Palu” varyantı İngüzek’te “Karaçor" denen oyun Ağın’da “Düz Halay” Baskil'de Halay Sivrice'de "Düz Haley” dir.
Oyunun kaynağı Harput’tur ve 200-300 yıldan beri gençler ve yaşlılar tarafından zevkle oynanmaktadır. Oyun müziği önce 2/4 lük ve "zazaki" denilen figürde 6/8 lik usûlde çalınır makamı İbrahimiyye'dir. Oyun avuç avuca kenetlenip tutunmak suretiyle tek dizi halinde oynanır.
Oyunun figürleri ayaklarda toplanmıştır. Daha çok asker uğurlamalarında ve düğünlerde oynanmaktadır.


Bıçak Oyunu :

Oyun merkez ilçeye bağlı Hankendi (Hanköy) Bucağı'ndan derlenmiştir. Oyunun asıl kaynağı belli değildir. Bıçak oyunları Türkiye'nin hemen her bölgesinde değişik şekillerde görülmektedir. Erzurum'da “Hançer Bari” Karadeniz Bölgesinde de bıçaklarla çeşitli horonlar oynanmaktadır. Davul ve klarnet eşliğinde oynanan bu oyun türküsü yoktur. Başka bir melodi ile oynanmadığı gibi bu oyunun melodisi ile de başka bir oyun oynanmaz.
Oyun 9/B lik usûlde ve "İbrahimiyye" makamındadır. İki erkek bir kadın ya da kadın kılığında bir erkek olmak üzere üç kişi. ile oynanır. Bar özelliği de göstermektedir. Oyun el ve ayak hareketlerinden oluşur. Taklitli bir oyun değildir. Müzik aynı ölçüyü sürekli takip eder. Usûlde bir değişiklik olmaz. Mutaassıp yerlerde kızlar ve kadınlar düğün alanına giremezler; oyunu damdan veya uzak yerlerden seyrederler. Bu yüzden oyunun seyri değişir.
Oyun araçları oyuncuların ellerinde bulunan ikişer bıçaktır. Oyuncular bunlarla figürler yaparlar. Bıçak aralarından geçer göğüse doğru sallanır. Oyun düğünlerde oynanır türküsü yoktur.


Kılıç Kalkan Oyunu :

Eski oyuncular tarafından oynandığı duyulmuş fakat görülmemiştir. Oyun müziğinin notası olduğundan müziği hakkında bilgi edinmek kolaydır. Kaynak kişilerden Tahsin AYIK kendisiyle görüştüğümüzde bu oyun hakkında şunları söylemiştir: "Bu oyunu oynayanları gördüm. Bunlar yaşça bizden daha büyüklerdi. Kılıç ve kalkanları olmadığından ellerindeki sopaları kılıç ayakkabılarını kalkan yaparlardı. Sahip çıkılmayan bu oyunumuz maalesef iptal oldu. "

Delilo Oyunu :

Harput'tan derlenen bu oyuna "Derilo" "Delilo" gibi adlar verilmektedir. Bu oyun halay bölgesinin hemen her yerinde birbirine benzer özelliklerle oynanmaktadır. Asıl çıkış kaynağı konusunda bir yargıya varmak mümkün değildir.
Delilo oyununun 150-200 yıllık bir oyun olduğu söylenmektedir. Oyun türkülü bir oyun olup davul ve klarnet eşliğinde oynanır. Oyunun türküsü oyuncular tarafından söylenir. Bu oyun başka bir oyun melodisi ile oynanmaz bu oyun melodisi ile de başka bir oyun oynanmaz. 4/4 lük usülde müziği olan oyun çevre illerdeki "Delilo" oyunlarından biraz daha ağırdır.

Halk Oyunlarında Kullanılan Giysiler :

“Halk oyunları giysileri genellikle yöreseldir." Kumaşları şekil ve giyiniş tarzıyla yöreye has özellikler göstermektedir. Giysilere verilen isimler de farklıdır. Her yöre belki de şekil ve kumaş olarak aynı olan giysilere ayrı isim verir. Giysilerde belirli bir otantik şekil aramak çok güç ve yanlış bir iştir. Çünkü kültürün değişkenliği ilkesi çerçevesinde bir kültür öğesi olan giysiler de sürekli değişmekte ve belli bir zaman kesitinde mevcut şekli tespit etmek mümkün olsa bile o giyside ısrar etmek oyunlarda o giysileri kullanmak hatalı olur görüşündeyiz. Tüm halk oyunlarında olduğu gibi Elazığ Halk Oyunlarında da giysilerde bir otantiklik aramak boşuna emek sarf etmekten başka hiçbir şey olmayacaktır. Ancak oyun giysileri giyilirken belirli bir giysi birbiriyle uyum sağlayacak şekilde giyilmeli ve o giysiye uygun aksesuar kullanılmalıdır. Örneğin alta yazlık üste kışlık bir giysi giyilmemelidir. Ya da bir zıbının üstüne yelek giyilmemelidir. Kültürün diğer unsurlarında olduğu gibi maddi kültür unsuru olan Elazığ Halk Oyunları giysilerinde de bir değişkenlik görülmektedir.


Günümüzde kullanılan halk oyunları giysilerini üç safhada ele alarak inceleyebiliriz.
1. Evre Erkek Giyimi :

Başa fes takılır astane mendil büyüklüğünde "Puşu" takılır. Yaşlılar yazma bağlarlar. Paçaları dar üst kısmı geniş beli uçkur ile büzülen çuha şalvar giyilir. Düz beyaz veya siyah-beyaz renkte çizgili pamuklu kumaştan içlik veya giyme adı verilen bir iç gömlek giyilir. Bu gömlek kollu yakasız veya hâkim yakadır. Gömleğin üzerine şalvarın kumaşından "avcı yeleği" denilen bir yelek giyilir. Bele beyaz ipek veya şa1 adı verilen "acem kuşağı" bağlanır. Ayağa poçikli çarık ve yün örme çorap giyilir.

1. Evre Kadın Giyimi :

Harput kadınının en eski giysi tipidir. Bu tip giysiyi bugün dahi dağ köylerinde görmek mümkündür. Yaklaşık 150-200 sene öncesinde bu tip giysi hakimdi. Bu giysi üç parçadan meydana gelmiştir.

a)- Şalvar

İpekli veya pamuklu kumaştan yapılmakta ve iç kısmı astarlanmaktaydı. Şalvarın boyu oldukça uzun olup bilek kısımlarına kaytan geçirilmekte ve diz altından bağlanmaktadır. Böylece şalvar bir etek görünümünde dökümlü olarak ayak bileklerine inmektedir. Şalvarın bel kısmı da uçkurla büzülmektedir.

b)- İçlik

İpekli veya pamuklu kumaştan yapılmaktaydı. Yakası yuvarlak önü açık kopça ile iliklenmektedir. İçliğin yanları yırtmaçlıdır.

c)- Üçetek

Sim işlemeli kalın ipekli kumaştan veya kadifeden yapılmaktadır. Kolları uzun bilezikli çok az yırtmaçlıdır. Yırtmaçlı kısım kopçayla tutturulmuştur. Yakası bele kadar açık"V" şeklindedir. Belde iki kopça ile "birit" ilikle iliklenmektedir. Belden aşağıya doğru genişleyen eteğin önü tamamen açıktır. Yanları ise kalça altından yırtmaçlıdır. Böylece etek üç parça görünümünü almaktadır. Bele "belbağı" bağlanmaktadır.(Belbağı üç-dört cm. eninde tığ işi veya kumaş üzerine işlenmiş kuşaktır.) Ayakkabı olarak postal çorap olarak yazın iplik kışın ise yün çorap giyilmektedir.
Baş süslemesi ise şöyledir: Uzun saçlar ortadan ayrılmakta arkada küçük parçalara bölünerek örülmektedir. Yanlarda birer tutam saç kulak hizasında kesilip zülüf bırakılmaktadır. Saç uçlarına "Humpul" denilen saç süslemesi takılmaktadır. Başa bordo çuhadan fes fesin üzerine gümüş tepelik konulmaktadır. Fese tutturulmuş uzun saç görünümünde ipek saçlık mevcuttur. Fesin alk üzerine oyalı krep bağlanır. Buna yörede "Kıntik" adı verilir. Bunların üzerine oyalı yazma veya tülbent örtülür.
Oyun giysilerinde kullanılan takılar şunlardır: Göğüs üzerine çaprazlama dizilen beşibirlik dizisi camdan bilezik "Şeve" gümüş veya altın küpe ile yüzük kullanılır.

2. Evre Erkek Giyimi

Birinci safhadaki gibidir. Birinci safhadan farklı olarak ayağa yemeni giyilir.

2. Evre Kadın Giyimi

Bu safhada da birinci safhadaki giysileri görüyoruz. Birinci safhadaki giysilerden farklı olarak şalvar üzerine kadifeden üzeri simli cepken giyilir. Bu safhada üçetek yoktur ipek kuşak takılır.

3. Evre Erkek Giyimi

Bu safhada ayağa poçikli kundura giyilir. Cepkende düğme iliğine geçirilmiş köstekli saat bulunabilir. Mendil olarak düz beyaz ipek mendil kullanılır.

3. Evre Kadın Giyimi

Diğer safhalardan farklı olarak Harput ve Elazığ Fabrikalarında dokunan ve genellikle simli ipekli kumaştan entari ve ayağa ise "Kaloş Potin" giyilir.


HALK OYUNLARIMIZIN BUGÜNKÜ DURUMU NEDİR?

Son yıllarda popüler bir hale gelen halk oyunlarımız uğraşanları bu konuda çalışanları ile epeyce ilerleme kaydetmiştir. Bugün artık bütün okullarımızda halk oyunları ekipleri vardır ve bu ekipler yarışma şenlik bayram gibi faaliyetlere katılmaktadırlar. Bunun yanında üniversitelerimizde bu konuda bilimsel çalışmalarını başlatmışlar az da olsa ilerleme kaydetmişlerdir. Bazı devlet kuruluşları da bu konuda ciddi çalışmalar yaparak bu faaliyetlere devlet desteğini sağlamışlardır.
Bugün artık halk oyunlarımız sosyete toplantılarından tutun da devlet büyüklerinin yabancı devlet adamlarının karşılama törenlerine turist karşılamalarına kadar birçok yerde rastlanır ve kullanılır olmuştur. Yarışmalarda şenlik ve bayramlarda ön planda yer alan halk oyunlarımız büyük kitlelere hitap etmeye başlamış uğraşanları da çok büyük bir topluluk haline getirmiştir. Bu çalışmalar bu hızıyla devam eder devlet de bu çalışmalara destek olursa halk oyunlarımız daha çok itibar görecek ve sosyal alanda önemli bir yer işgal edecektir.

HALK OYUNLARIMIZ NEREYE GİTMEKTEDİR VE NE OLACAKTIR?

Bugün gösteri sanatları ya da seyirlik sahne sanatları arasında yer alan halk oyunlarımız doğru bir yolda mıdır? Elbette ki değildir. Yukarıda saydığımız çalışmaları eleştirecek olursak halk oyunları faaliyetlerinin sistemsiz ve plansız bir şekilde yürütüldüğü ilk söylenecek söz olmalıdır.
Bugün artık köy meydanlarında bir düğünde eğlenen halkımız da kendi oynadığı oyunu terk etmeye oyunları sahnelenmiş biçimiyle oynamaya başlamıştır. Bu da halkın yaratıcı değil taklitçi olduğunun bir göstergesidir. Halk oyunlarını da köylerimizde belirli kişiler iyi oynamaktadırlar. Diğerleri ancak onları taklit etmektedirler. Halk oyunlarımızın bir an evvel derlenmesi gerekmektedir. "Halk Oyunlarımız ne olacaktır? "sorusuna tutarlı geçerli bir cevap vermek mümkün değildir. Bunu tahmin etmek çok güç olduğu gibi herhangi bir fikir ileri sürmek de yanlış olur. Ancak "Halk Oyunlarımız ne olmalıdır hangi çalışmalarla bu konuda neler yapılmalıdır?" sorularına verilecek cevap ise; sistemli bilimsel çalışmalarla gerekli araştırmalar yapılıp oyunlarımızı belli bir yöne kanalize etmek gereklidir. Ülkemizin kültür planlamasında halk oyunlarımız gereken yerini almalı ve bu faaliyetler daha geniş kitlelere yaygınlaştırılmalıdır.
__________________
Gakkos23
Dikkat !!! Kopyala Yapıştır Özelliğini Sadece Üyelerimiz Kullanabilir. Üyelik Ücretsizdir.. Ayrıca Üyelerimiz Forumdan Tamamen Reklamsız ve çok daha hızlı şekilde yararlanabilir.
Gakkos23 isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla
Etiketler: ,


Etiketler
elazig, elazığ, folklor, halk, oyunlari, oyunları


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2