Go Back   AsilTürk - Yüreği Vatan Sevgisi İle Dolu Herkesin Buluşma Mekanı > Kadın ve Erkeğin Dünyası > Kadının Dünyası > Hamilelik & Anne-Çocuk
Kullanıcı Adınız
Şifreniz
Kayıt Ol Yardım Üye Listesi Ajanda Forumları Okundu Kabul Et


Farkli Bir Ses, Farkli Bir Nefes / 24 Saat Kesintisiz Türk Müzigi


"Bayrakları Bayrak yapan üstündeki kandır, Toprak, eğer uğrunda ölen varsa Vatandır."

Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Jinekoloji (Kadin Hastaliklari ve Dogum)
Konudaki Cevap Sayısı
94
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
4648


Yeni Konu aç Cevapla
 
Bookmark and Share LinkBack Seçenekler Stil
Alt 06-Ekim-2009, 09:36   #51 (permalink)
Kullanıcı Profili
Albay
Avatar Yok
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Ekim-2009
Üye No : 1086
Mesajlar: 670
Konuları: 79
İstatistikleri Seviye: 23 [â� Bé-Yêu â�]
Aktiflik: 0 / 564
Güç: 223 / 8499
Deneyim: 57%
İtibar Puanları
İtibar Puanı : 67000
İtibar Derecesi : RASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond repute
Teşekkürleri
Teşekkür Etmiş : 60
Teşekkür Almış : 152
Tuttuğu Takım

Standart Cevap: Jinekoloji (kadin hastaliklari ve dogum)

Embriyo haklari



Çocukana rahmine düstügü andan itibarenhukuk tarafindan korunur. Cenin halinde iken onun bir kisiligi bulunmaz. Kisiligi ancak tam ve sag dogmasiyla baslar. Tam ve sag dogdugu anda da ana rahmine düstügü andan beri tüm hukuksal kazanimlari ve borçlari yürürlüge girer.

Embriyo ve fetüs haklarindaki kanun yasalari sunlardir:

Medeni Yasa'nin 524 ve 525'inci Maddeleri : Sag dogmak kosuluyla ceninana rahmine düstügü andan itibaren mirasçi olur.

Medeni Yasa'nin 584'üncü Maddesi : Bir kisi ölür demirasi açildigi anda onun mirasçilari arasinda cenin bulundugu görülürsemirasin paylasilmasi onun dogumuna kadar ertelenir.

Medeni Yasa'nin 296'inci Maddesi : Evlilik disi hamile kalan bir kadinbabaya karsi babalik davasini dogumdan önce de yani hamile iken de açabilir. Yine bu tür davalardadavaci kadindogacak çocugun tüm haklarinin korunmasi amaciylamahkemeden bir kayyim tayini isteyebilir.

Medeni Yasa'nin 377'inci Maddesi :Babaanne hamile iken ölürseanne dilerseçocuk doguncaya kadar miras mallarinin muhafazasi ve yönetimi için de mahkemeden bir kayyim tayini isteyebilir. Hattaanne daha hamile ikenmahkeme taraflardan birine dogacak çocugun velayetini vermek üzere bir karar da verebilir.

Borçlar Yasasi'nin 45'inci Maddesi :Ceninanne karninda iken babasi herhangi bir sekilde öldürülür isedogduktan sonrababasinin desteginden mahrum kaldigindan bahislesorumlu kisiye karsi dava açabilir. Bu dava elbette tazminat davasi olacak ve bir temsilci vasitasiyla açilacaktir.

Borçlar Yasasi'nin 47'inci Maddesi : Cenin45'inci maddeye dayanarak dogduktan sonra maddi tazminat davasi açabilecegi gibibabasiz ve desteksiz büyümenin kendisine verdigi elem ve istiraba karsilik manevi tazminat davasi da açabilir.

Borçlar Yasasi'nin 111'inci Maddesi :Ana rahmindeki çocugadaha o dogmadan her türlü bagis yapilabilirbunlar geçerlidir.Ancakçocugun bunlara hak kazanmasi için tam ve sag olarak dogmasi icap edecektir.

Medeni Yasa'nin 298'inci Maddesi :Kadin davaci olmasa dahimahkeme evlilik disi bir dogumdan haberdar edildigi taktirdeçocugun haklarini korumak için derhal bir kayyim tayin eder. Bu durumda mahkeme ana veya babanin velayeti iyi bir sekilde ifa edemeyecegi kanaatine varirsabu taktirde çocuga bir vasi seçecektir.

Ceza yasasi'nin 468'inci Maddesi :Bir kadini rizasi olmaksizin çocugunu düsürten kimseye 7-12 yil hapis cezasi verilir. Kadinin rizasi olup daçocuk eger 10 haftadan fazla ise ve çocugu düsürmede hiçbir tibbi zaruret yok isedüsürtene 2-5 yil hapis cezasi ve ayni ceza kadina da verilir.Eger kadinin rizasi yok ikençocuk düsürtülür ve bu fiil sonucu kadin ölürsedüsürtene 15-20 yil hapis cezasiayni sekilde kadinin rizasi olmaksizin çocuk düsürtülür ve fakat kadin ölmeyip bir bedeni eksiklige maruz kalirsa 8-12 yil çocugu düsürtene verilir.

Ceza Yasasi'nin469'uncu Maddesi :Eger bir kadin10 haftadan fazla olan çocugunu kendi istegi ile düsürürseona 1-4 yil hapis cezasiböyle bir kadina yardim edentahrik eden veya araç temin eden kisiye 6 ay-2 yil hapis cezasi verilir.

Ceza Yasasi'nin 470'inci Maddesi :Rahim tahliye etme yetkisi olmayan bir kimse gebelik süresi 10 haftadan az olan bir kadina kendi rizasi ile düsük yaptirdigi takdirde 2-4 yil hapis cezasi ile cezalandirilir.

Ceza Yasasi'nin 471'inci Maddesi :Rizasi olmaksizin bir kadinin üzerinde sterilizasyon(kisirlastirma) yapan kimse 2-5 yil hapis cezasi ile cezalandirilirken sterilizasyonu yapan kimsenin böyle bir ameliyat yapma yetkisi yok iseo takdirde kadinin rizasi bile olsa o sahsa 1-3 yil hapis cezasi verilir
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Dikkat !!! Kopyala Yapıştır Özelliğini Sadece Üyelerimiz Kullanabilir. Üyelik Ücretsizdir.. Ayrıca Üyelerimiz Forumdan Tamamen Reklamsız ve çok daha hızlı şekilde yararlanabilir.
RASTLANTI isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-Ekim-2009, 09:36   #52 (permalink)
Kullanıcı Profili
Albay
Avatar Yok
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Ekim-2009
Üye No : 1086
Mesajlar: 670
Konuları: 79
İstatistikleri Seviye: 23 [â� Bé-Yêu â�]
Aktiflik: 0 / 564
Güç: 223 / 8499
Deneyim: 57%
İtibar Puanları
İtibar Puanı : 67000
İtibar Derecesi : RASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond repute
Teşekkürleri
Teşekkür Etmiş : 60
Teşekkür Almış : 152
Tuttuğu Takım

Standart Cevap: Jinekoloji (kadin hastaliklari ve dogum)

Epilepsi sarah hastaligi ve gebelik

Epilepsi sinir uçlarindan anormal elektrik uyarimin bosalmasi ile olusan bir dizi istemsiz kasilmalarla karakterize bir hastaliktir. Epilepsi nöbetlerini kontrol altinda tutmak için bu hastalar sürekli ilaç kullanirlar. Epilepsili kadinlar epilepsisi olmayanlara göre gebelik komplikasyonlarina daha fazla yakalanirlar. Bu komplikasyonlardan biri nöbetlerde artma olasiligidir. Nöbetler düsmelere ve hastanin incinmesine yol açabilirler. Gebe kalindiginda ilaçlara vücudun cevabi farklilasmaktadir. Bu da ilacin vücut için gerekenden daha fazla ya da daha az olmasina yol açabilir. Yani ilaçlarin vücuda yaptigi zehir etkisinde artmaya veya ilacin dozunun yetersizligi görülebilir. Epilepsili kadin gebe kaldiginda her epilepsili gebe kadinin vücudunda reaksiyonlarin farkli oldugunu bilmeli doktoru ile ilacin ayarlanmasi ve bebegin izlenmesi konularini görüsmelidir.

Epileptik annenin bebeginde risk var midir?

Epileptik kadinlarin % 90 dan fazlasi normal saglikli bebek dogururlar. Fakat yine de bazi riskler vardir. Epilepsili annelerde bebegin ölü dogmasi daha fazla görülür. ileri yaslarda epilepsi gelisme riski hafifçe daha fazladir. Ayrica kanama erken dogum gelisme gerilikleri kullanilan ilaçlara bagli dogumsal anomali risklerinde de artis vardir. Ancak unutulmamasi gereken ilaç kullanilmadiginda ortaya çikabilecek nöbetler bebek için fiziksel zedelenme gelisme geriligi ve hatta ölüm riskleri daha fazladir.

Epilepsili anne kendini ve bebegi korumak için neler yapmalidir?

Olusan yeni durumlari mutlaka doktorunuzla görüsmelisiniz.

En önemli nokta epilepsi nöbetlerini önleyici ilaçlarin doktorun önerdigi sekilde alinmaya devam edilmesidir. Eger iki yildan daha uzun süre nöbet geçirmediyseniz belki doktorunuz ilaçlari azaltarak kesmeyi deneyebilir.

Vitaminleri (özellikle folik asit) gebe kalmadan 2-3 ay önceden kullanmaya baslamaniz önemlidir. Bu ilaç bazi dogum anomalilerini önleyebilir. ilacin gebe kalmadan önce baslanmasi önemlidir. Doktorunuza kendiniz ve esinizin ailesindeki beyin-omurilik-sirtta kese olmasi gibi aile öykülerinizi anlatmalisiniz. Yeterli saglikli beslenme yeterli uyku düzenli yorucu olmayan beden hareketleri yapmak gebeligin saglikli geçmesi için yapabileceginiz diger önemli noktalardir.

Epilepsi hastasi gebelikte neler yapmali?

Gebelik boyunca doktorlarinizi (dogum doktorunuzu nöroloji doktorunuzu ve saglik ocagi hekimini) daha sik ziyaret etmelisiniz. Doktorunuz nöbet önleyici ilaçlari yeterli dozda alip almadiginizi sizi muayene ederek ve gerekli ise kan ilaç seviyelerini ölçerek anlayacaktir. Ayrica dogum doktorunuz gebelik boyunca bir dizi ultrason incelemesi isteyecektir. Ayrica 16. gebelik haftasinda kaninizda alfafetoprotein seviyelerini ölçerek çocukta olusabilecek bazi anormallikleri tarayacaktir. Belki doktorunuz yine bebek anormalliklerini taramak amaciyla amniyosentez denilen yöntemle bebegin içinde bulundugu su kesesinden örnek alarak incelemek isteyecektir.

Bu sayfa teshis ve tedavi kilavuzu olarak hazirlanmamistir. Bu bilgiler genel bilgilendirme amaciyla hazirlanmis olup herkes için uygun olmayabilir. Daha fazla bilgilenme için doktorunuzla konusmalisiniz
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Dikkat !!! Kopyala Yapıştır Özelliğini Sadece Üyelerimiz Kullanabilir. Üyelik Ücretsizdir.. Ayrıca Üyelerimiz Forumdan Tamamen Reklamsız ve çok daha hızlı şekilde yararlanabilir.
RASTLANTI isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-Ekim-2009, 09:36   #53 (permalink)
Kullanıcı Profili
Albay
Avatar Yok
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Ekim-2009
Üye No : 1086
Mesajlar: 670
Konuları: 79
İstatistikleri Seviye: 23 [â� Bé-Yêu â�]
Aktiflik: 0 / 564
Güç: 223 / 8499
Deneyim: 57%
İtibar Puanları
İtibar Puanı : 67000
İtibar Derecesi : RASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond repute
Teşekkürleri
Teşekkür Etmiş : 60
Teşekkür Almış : 152
Tuttuğu Takım

Standart Cevap: Jinekoloji (kadin hastaliklari ve dogum)

Epizyotomi

Dogum esnasinda annenin vajina ve perine bölgesinde meydana gelecek kontrolsüz yirtilmalari önlemek dogum sonrasi mesane ve barsaklardaki sarkmalara engel olmak ve bebegin basini rahatlatmak için yapilan kesidir. Hastanin durumuna göre orta hat üzerinde (median) ya da yana dogru (mediolateral) olarak yapilabilir. Epizyotomi yaygin olarak uygulanmasina ragmen anlatilan amaçlarin saglanip saglanmadigi hala daha tartismalidir. Epizyo açilmasina ragmen yirtiklar meydana gelebilir veya ileri dönemlerde sarklamar ve buna bagli idrar tutamama sikayetleri görülebilir. Agri ödem ve hematom ile enfeksiyon komplikasyonlari epizyoyu takiben görülebilir. Genelde lokal anestezi altinda ya da epidural anestezi ile yapilir. Lokal anestezi ile uygulandiginda dogum sonrasi dikerken hastayi uyutmak gerekebilir. Bas vajina agzinda 3-4 cm çapta görüldügünde açilmalidir. Daha erken açildiginda kanama fazla olabilir. Faydasi ve riskleri tartismali oldugu halde hemen hemen ilk dogumlarin hepsinde daha sonraki dogumlarin da pek çogunda açilan epizyotominin en önemli yarari kontrolsüz yirtiklara göre komplikasyonlarinin daha az olmasi ve tamirinin daha kolay yapilabilmesidir
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Dikkat !!! Kopyala Yapıştır Özelliğini Sadece Üyelerimiz Kullanabilir. Üyelik Ücretsizdir.. Ayrıca Üyelerimiz Forumdan Tamamen Reklamsız ve çok daha hızlı şekilde yararlanabilir.
RASTLANTI isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-Ekim-2009, 09:36   #54 (permalink)
Kullanıcı Profili
Albay
Avatar Yok
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Ekim-2009
Üye No : 1086
Mesajlar: 670
Konuları: 79
İstatistikleri Seviye: 23 [â� Bé-Yêu â�]
Aktiflik: 0 / 564
Güç: 223 / 8499
Deneyim: 57%
İtibar Puanları
İtibar Puanı : 67000
İtibar Derecesi : RASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond repute
Teşekkürleri
Teşekkür Etmiş : 60
Teşekkür Almış : 152
Tuttuğu Takım

Standart Cevap: Jinekoloji (kadin hastaliklari ve dogum)

Erken Dogum

Uzun zamandir vaktinden önce dogan bebekler prematur olarak adlandirilirdi. Ancak son zamanlarda bu egilim degismektedir. Maturite yasi degil fonksiyonu belirtmektedir. Bu nedenle vaktinden önce dogan bir bebek fonksiyonlari normal ise prematür olmayabilir.

Tanim olarak bakildiginda erken dogum ya da preterm dogum 37 gebelik haftasinin tamamlanmasindan önce dünyaya gelen bebegi tarif eder.Dogum sancilarinin baslamasi ise erken dogum tehdidi olarak adlandirilir. Erken dogumlar tüm dogumlarin yaklasik %9-10'unu olusturur.

Nedenler & Risk Faktörleri
Tip alaninda son zamanlarda yasanan basdöndürücü gelismelere ragmen hala daha dogumun nasil ve hangi etkenlerle basladigi tam olarak açiklanamamistir. Normal dogumu baslatan etkenler vaktinden önce faaliyete geçerlerse dogal olarak bu erken dogum tehdidine neden olacaktir. Erken dogumun sebepleri arasinda suçlanan bazi etkenler vardir. Bunlarin basinda enfeksiyonlar gelir.

Özellikle gebeligin son dönemlerinde görülen idrar yolu enfeksiyonlari ya da vajinal enfeksiyonlar salgiladiklari bazi maddeler ile dogum eylemini baslatabilirler. Yine bu tür enfeksiyonlar sonucu açiga çikan bu maddeler amniyon zarinin direncini düsürerek bu zarin vaktinden önce yirtilmasina yol açabilir. Zarlarin dogum eylemi baslamadan açilmasina Erken Membran Rüptürü adi verilir.

Zarlarin açilmasi erken dogumlarin önemli bir nedenidir. Erken dogum tehdidinde suçlanan bir diger faktör de çogul gebeliklerdir. Burada rahim fazla miktarda gerildiginden sancilar erken basliyor olabilir. Polihidramniyos vakalarinda da benzer mekanizma ile dogum vaktinden önce gerçeklesebilir.

Çift gözlü rahim gibi dogumsal rahim anomalileri geç düsüklerin ve erken dogumlarin bir baska nedenidir. Ancak bu tür bir sekil bozuklugu olan her kadin erken dogum yapacak diye bir kural yoktur. Bu hastalarda sadece risk artmistir.

Uterus myomlari rahim içerisindeki hacimi azaltarak erken dogum sancilarini baslatabilir.

Gebeligin son dönemlerinde ortaya çikan ve yüksek tansiyon idrarda protein kaybi genel ödem ile kendini belli eden preeklempsi vakalarinda ve plasentanin erken ayrildigi abrubtio durumlarinda da erken dogum normalden daha fazla görülür. Annede gebelikte ortaya çikan ya da gebelikten önce var olan kansizlik (anemi)de erken dogumlarin özellikle ülkemizde önemli bir nedenidir.Yine düsük sosyoekonomik düzeydeki hastalarda erken dogum daha fazla görülür.

Önceden birden fazla geç düsük veya erken dogum öyküsünün bulunmasi da risk faktörleri arasinda sayilir.

Erken doguma yol açan nedenlerden en önlenebilir olani sigara kullanimidir. Erken dogum sigara kullanan anne adaylarini bekleyen önemli tehlikelerden birisidir.

Bazi hallerde ise dogum eylemi ve erken dogum kendiliginden degil doktor karari ve müdahalesi ile gerçeklestirilir. Anne adayinin hayatinin tehlikede oldugu ve gebeligin bu tehlikeyi arttirdigi durumlarda anne adayinin hayatini kurtarmak amaci ile bir erken dogum söz konusu olabilir. Bu dogum sezaryen veya suni sanci verilerek normal dogum seklinde olabilir.

Benzer sekilde bebegin anne karninda durmasinin içinde bulundugu sikintiyi arttirabilecegi ve bebegin kaybedilme riskinin yüksek oldugu durumlarda da yine erken doguma karar verilebilir.

Belirtileri
Dogumun olabilmesi için rahimde kasilma olmasi ve bu kasilmalarin rahim agzini açacak kadar siddetli ve sürekli olmasi gerekir.Ancak her kasilma agri olarak hissedilmeyebilir. Genelde belde ve kasiklarda adet sancisina benzer agrilar hissedilebilir. Kisi bunu karninda bir sertlesme olarak algilar.

Yine halk arasinda Nisan adi verilen sümügümsü bir tikacin gelmesi ya da normalden fazla sulu bir akinti olmasi erken dogum tehdidini düsündürür. istirahat ile geçmeyen bu tür sancilar oldugunda vakit kaybetmeden hekim ile temasa geçmek son derece önemlidir.

Bebek asagiya dogru bastiriyor gibi bir his genelde erken dogum tehdidi altindaki pek çok kadinda görülür.

Erken dogum belirtileri varliginda ne yapilmalidir
Belirtiler basladiginda ne yaptiginizi hatirlamaya çalisin
Yaptiginiz isi birakin
Bir saat sol yaniniza dönerek yatin
2-3 bardak sivi için 1 saat içinde belirtilerde gerileme olmaz ise doktorunuza haber verin
Tani
Tani vajinal muayenede rahim açikliginin saptanmasi sularin geldiginin tespit edilmesi ve NST'de rahim kasilmalarinin görülmesi ile konur. Erken dogumdan süphelenildiginde ilk yapilacak is vajinal muayene ile rahim agzinda bir açiklik olup olmadiginin saptanmasidir. Ayni esnada zarlarin yirtilip yirtilmadigida kontrol edilmeli eger emin olunamiyor ise turnusol kagidi koyarak takip edilmelidir.

Daha sonra ultrasonografi ile bebegin durumu degerlendirilir.

Eger rahim açikligi 4 santim ya da daha fazla ise erken dogumu 24-48 saatten daha fazla geciktirmek çogu zaman mümkün olmamaktadir.

Tedavi
Tani konduktan sonra tedavi tibbi olarak yapilir. Çok siddetli durumlarda hastaneye yatirilarak damardan verilen ilaçlar yardimi ile kasilmalar durdurulmaya çalisilir. Bu saglandigi taktirde daha sonra agizdan alinan ya da fitil seklinde kullanilan ilaçlar ile idame saglanmaya çalisilir. Bu tedaviye tokoliz adi verilir.Kasilmalar çok siddetli degilse ve açiklik 4 santimetreden daha az ise agizdan kullanilan ilaçlar denenebilir.

Gebeligin devam etmesinin anne ya da bebegin hayatini tehlikeye atacaginin düsünüldügü durumlarda tokoliz uygulanmaz.

Bazi yazarlara göre 34 haftadan sonra tokoliz uygulanmasi gereksizdir.

Bu arada eger saptanabiliyorsa dogum eylemini baslatan sebepler usulunce tedavi edilir.

Tokoliz masum bir tedavi degildir. Anne adayi açisindan ciddi yan etkileri olabilir. Kullanilan her grup ilaç farkli yan etkilere sahiptir bu nedenle erken dogum tehdidi tanisinin dikkatli konulmasi eger bebek gelisimini büyük ölçüde tamamlamis ise 37 haftadan küçük de olsa eylemin normal seyrine birakilmasi önerilebilir.
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Dikkat !!! Kopyala Yapıştır Özelliğini Sadece Üyelerimiz Kullanabilir. Üyelik Ücretsizdir.. Ayrıca Üyelerimiz Forumdan Tamamen Reklamsız ve çok daha hızlı şekilde yararlanabilir.
RASTLANTI isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-Ekim-2009, 09:37   #55 (permalink)
Kullanıcı Profili
Albay
Avatar Yok
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Ekim-2009
Üye No : 1086
Mesajlar: 670
Konuları: 79
İstatistikleri Seviye: 23 [â� Bé-Yêu â�]
Aktiflik: 0 / 564
Güç: 223 / 8499
Deneyim: 57%
İtibar Puanları
İtibar Puanı : 67000
İtibar Derecesi : RASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond repute
Teşekkürleri
Teşekkür Etmiş : 60
Teşekkür Almış : 152
Tuttuğu Takım

Standart Cevap: Jinekoloji (kadin hastaliklari ve dogum)

Gabalikte banyo

Yirmi otuz yil önce hekimlerin çogu küvetteki kirli suyun vajinadan rahme çikacagina ve enfeksiyona neden olacagina inaniyordu. Daha fazla arastirma yapmak gerekli olsa bugün hekimler zorlanmadikça suyun vajinaya girmedigine inaniyorlar; bu durumda banyo suyundan enfeksiyon kapma kaygisi da yersiz. Vajinaya su kaçsa bile rahim agzinda rahme girisi engelleyen sümüksü tikaç bebegi çevreleyen zarlari suyu ve bebegin kendisini enfeksiyonlardan korur. Buna dayanarak çogu doktor normal gebeliklerde su kesesi yirtilincaya dek banyoya izin vermektedir. Dogum baslayana dek dus yapmaya izin vardir.

Bununla birlikte dus ve banyo tümüyle risksiz degildir; özellikle de son ayda kayip düsme olasiligi fazlayken. Böyle bir kazayi önlemek için küvete dikkatli girin zeminin kaymasini engellemek için önlem alin ve mümkünse küvete girip çikarken size yardim edecek birini bulun
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Dikkat !!! Kopyala Yapıştır Özelliğini Sadece Üyelerimiz Kullanabilir. Üyelik Ücretsizdir.. Ayrıca Üyelerimiz Forumdan Tamamen Reklamsız ve çok daha hızlı şekilde yararlanabilir.
RASTLANTI isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-Ekim-2009, 09:38   #56 (permalink)
Kullanıcı Profili
Albay
Avatar Yok
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Ekim-2009
Üye No : 1086
Mesajlar: 670
Konuları: 79
İstatistikleri Seviye: 23 [â� Bé-Yêu â�]
Aktiflik: 0 / 564
Güç: 223 / 8499
Deneyim: 57%
İtibar Puanları
İtibar Puanı : 67000
İtibar Derecesi : RASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond repute
Teşekkürleri
Teşekkür Etmiş : 60
Teşekkür Almış : 152
Tuttuğu Takım

Standart Cevap: Jinekoloji (kadin hastaliklari ve dogum)

Gastroözofageal Reflü Hastaligi


Reflü kelime anlami olarak geriye kaçis demektir. Gastroözofageal reflü; mideden (gastro) yemek borusuna (özofagus) kaçisi gösterir. Çocuklarda da siklikla karsilasilan bir sorun olmakla birlikte sitemizde genellikle eriskin hastalarla ilgili bilgiler verilecektir.

Reflü hastaligi Bati Avrupa ve ABD'de tibbin en yaygin hastaligi olarak kabul edilmekle birlikte ülkemizdeki taninma orani çok düsüktür. Yaptigimiz bir çalismada "reflü" kelimesini duyma oraninin % 0.2 oldugunu göstermistik. Hastalik sikligi ise ülkemizde de diger ülkelere esit olarak eriskinler arasinda %20 oranindadir; yani her bes eriskinden birisinde reflü hastaligi vardir.

Son yillarda kitle iletisim araçlarinin yogun ilgisi ile biraz daha fazla duyulur oldu. Her yeni duyulan hastaligin üç zamanli bir akisi olur; önceleri kimse bilmez. Zamanla hastalik adi yayilmaya baslar ve yayginligi ile paralel dogru/yanlis tanilar da artar. En sonunda ülkemize ait bilimsel verilerin de ortaya koyulmasiyla gerçek siklik tani ve tedavi yaklasimlari yerlesir.

Reflü su anda yavas yavas ikinci asamaya geçiyor taninma ve öneminin anlasilmasi asamasinda. simdiden yanlis yere reflü tanisi koyulmus veya basta kanser olmak üzere kulaktan dolma yanlis bilgilerle panikleyerek yardim arayanlar artmaya basladi. Sitemizde bu konuya detayli biçimde incelemeye çalisacagiz.

Hastaligin ülkemizdeki durumu hakkinda yeterli veri yoktur. Yapilan bir çalismada toplam 3.5 milyon yemek borusu-mide (özofagogastroduodenal) hastalik reçetesinden sadece %1.8'inin yemek borusu (özofagus) hastaligi grubu içerisine koyulmustur.

Her basamaktaki hekimin mide yakinmalari ile basvuran hastalarina kisaca:
"gögüs kemiginizin arkasinda yanma veya rahatsizlik hisseder misiniz?"
"agziniza aci-eksi su veya yedikleriniz gelir mi?" sorularini sormasi taniyi koyduracaktir. Bu sorulari rutine sokan bir hekimin GÖRH tanisindaki artislar sasirtici oranlara ulasacaktir.

Gastroözofageal Reflü Nedir?

Reflü tanim olarak mide içeriginin bir zorlama olmaksizin yemek borusuna geçmesi ve yakinmalara ya da yemek borusu alt ucunda lezyonlara hasara (ülser vs gibi) yol açmasidir.


Reflü hastaligi bulgularini klasik bulgular ve yemek borusu disinda yarattigi sorunlar olarak ayirabiliriz
Klasik bulgular:

1)Gögüste yanma (heartburn pirozis): Ne yazik ki kesin bir türkçe karsiligi olmayan bu yakinma bazen dogrudan gögüs kemigi arkasinda bazen de mideden gögüse yayilan bir yanma hissi seklinde tanimlanir. Esa sorun yemek borusu kaynakli yanmanin kalp yanmasindan ayrilmasidir. Özellikle yemeklerden birkaç saat sonra bazen de gece uykudan uyandiracak siddette olusur.

2)Agiza aci-eksi su yemeklerin gelmesi (regürjitasyon): Genellikle agir bir yemegi izleyerek ortaya çikar. Bazen gögüste yanma ile birlikte bazen de tek basina ortaya çikabilir. Gece bogulmalari tanimlayan hastalarda özellikle önem tasir.

REFLÜNÜN TiPiK OLMAYAN VEYA YEMEK BORUSU DIsI SORUNLARI:
Tipik olmayan sorunlar:
Gögüs agrisi
Mide agrisi
Bulanti

Yemek borusu disi sorunlari:
Diste erozyonlar
Bogaz sorunlari
Ses kisikligi
Bogazda dolgunluk hissi (globus)
Bogaz temizleme
Ses tellerinde sorunlar (ses düsmesi vs)
Ses tellerinde polip nodül vs
Larenjit
Akciger sorunlari :
Müzmin öksürük
Astma
Akcigerlere mide içerigi kaçmasi
Yineleyen zatüre
Uykuda solunum bozukluklari

Yemek borusu disinda yarattigi sorunlar:

1. Bogaz sorunlari (faringolaringeal reflü): Sürekli bogaz temizleme ses kisilmasi ve kaybi sürekli farenjit veya larenjit sorunu tanimlayan olgularin önemli bir kisminda reflü hastaligi bulunur.
2. Öksürük ve astimla iliskisi (özofagopulmoner reflü): Sürekli öksüren her üç hastanin ikisinde esas nedenin reflü hastaligi oldugu gösterilmistir. Astim ile reflü arasinda yumurta-tavuk benzeri bir neden-sonuç iliskisi oldugu söylenebilir. Biri digerini kötülestirir.
3. Kalp disi nedenlerden kaynaklanan gögüs agrisi (Nonkardiak chest pain): Reflü hastaligi bir grup hastada kalp agrisindan ayrilmasi neredeyse olanaksiz sekilde gögüs agrisi olusturur. Bu hastalara koroner anjiografi dahil tüm tetkikler yapilmis olsa da kalbe ait sorun saptanamaz.
4. Dis sorunlari: basta çocuklar olmak üzere bir grup hastada dislerde doku zedelenmesi (erezyon) olusturmaktadir.

Reflü Hastaliginin Tanisi Nasil Konur?


MUTLAKA doktora basvurulmalidir. Lütfen bu sitede yazilanlari okuyup kendi kendinizin veya esinizin dostunuzun doktorlugunu üstlenmeyin. Onarilmaz hatalara neden olabilirsiniz. Tabloda halen kullanilan tani yöntemlerinin bir listesini görebilirsiniz.

REFLÜ HASTALIgINDA TANI YÖNTEMLERi
Yakinmalarin varligi / deneme tedavisi
Baryumlu üst sindirim sistemi radyolojisi (ilaçli mide filmi diye bilinir)
Üst sindirim sistemi endoskopisi ve biyopsi (parça alinarak patolojide incelenmesi)
24 saat boyunca yemek borusuna kaçan asidin ölçülmesi (pHmetri)
Yemek borusu kasilmalarinin degerlendirilmesi (manometri)
Sintigrafi (sadece çocuklarda ve kisitli yarar saglar eriskinlerde kullanilmiyor)
Yemek borusuna asit verilerek yanma olusup olusmadiginin testi

Eger reflü yakinmalari tipik ve özel durumlar söz konusu degilse hekimin dogrudan ilaç tedavisine baslayip sonucunu degerlendirmesi artik genel kabul görmüs yaklasimdir. Bu amaçla proton pompasi inhibitörleri denilen ilaçlari günde iki kere (sabah-aksam aç karnina) baslayip 2 hafta sonra yakinmalarin kayboldugunun görülmesi tani koydurucudur. Reflüde iki haftalik bu tedavi ile yakinmalar ortadan kaybolur fakat süre kisa oldugundan neredeyse her zaman tekrarlar. Tekrarladiginda hekimin tanidan emin olmasi ve artik daha uzun süreli tedaviye baslamasi önerilir.


Üst sindirim sistemi endoskopisi ve biyopsi (parça alinarak patolojide incelenmesi):

Endoskopi tamamen esnek bir borunun hekim tarafindan hastanin agzindan yemek borusu mide ve onikiparmak barsagina ilerletilerek bu kisimlarin optik yöntemlerle ve göz ile incelenmesine verilen isimdir. islem sirasinda çogu kere mide ve yemek borusundan parça alinarak patolojinin destegi saglanir ve tanilarin kesinlestirilmesinde bu destek çok önemlidir. Parça alinmasinin riskli oldugu ve basta kanser olmak üzere hastaliklarin yayilacagi fikri endoskopik olarak KESiNLiKLE yanlistir. Son yillarda gelistirilen basarili anestezi teknikleri sayesinde islem kolayca ve acisiz olarak yapilabilmektedir.

Endoskopi kimlere gerekmektedir?

Endoskopi Barrett denilen durumu erken yakalamak amaciyla yapilir. Barrett; uzun süreli reflü nedeniyle hasarlanan yemek borusu hücrelerinin ince veya kalin barsak hücrelerine dönüsmesi sonucu ortaya çikar. Bu durum bir kanser öncüsü olarak kabul edilir ve izlenir. En çok 50 yasini geçmis ve 5 yildan uzun süredir reflü yakinmasi bulunan erkeklerde görüldügünden bu gruptaki kisilerin hayatlarinda bir kere endoskopi yaptirmalari önerilmektedir. Reflü nedeniyle endoskopi yapilanlarin sadece %1-2'sinde Barrett bulunur ve bu zeminde kanser riski %1'in altindadir. Diger ve ÇOK ÖNEMLi bir endoskopi gereksinimi ALARM BULGULARI dedigimiz ve kanser kuskusu uyandiran bulgularin varligidir. Bu bulgular tabloda özetlenmistir.

ALARM BULGULARI (Varsa Hemen Endoskopi Yapilmalidir !)
Geçirilmis üst sindirim sistemi kanamasi (agizdan kahve telvesi seklinde kusma ve/veya simsiyah pis kokulu diskilama)
Yutma güçlügü (lokmalar gögüste takilir ve siklikla su içirilerek geçirilmeye çalisilir)
Yutarken agri duyma
Açiklanamayan kilo kaybi
Kansizlik (hele ki erkeklerde görüleni MUTLAKA ayrintili inceleme gerektirir kadinlarda asiri adet kanamasi nedeniyle olusan kayip durumu yoksa inceleme sarttir)
Gaitada (diskida) Gizli Kan saptanmasi: bu test 40 yasini geçmis herkesin 6 ayda bir check-up amaciyla yaptirtmasi gereken bir incelemedir. Agizdan anüse sindirim sisteminin herhangi bir kismindaki bir hastalikta kanama olabilir ve bu azicik kan diski ile atilirken saptanabilir. Ailesinde sindirim sistemi kanseri olanlarin 30'lu yaslarda baslamalari önerilir.
50 yasinin üzerinde 5 yildan daha uzun süreli reflü yakinmalari bulunan erkekler

Kime endoskopi gerekmez?

Öncelikle alarm bulgulari olmayan basit reflü hastalarinda ilk tercihin endoskopi olmadigi vurgulanmalidir. ilaçla deneme tedavisi seçilmelidir. Yapilan endospide Barrett veya darlik saptananlar hariç reflü yakinmalari ilaçla düzelen hastalari endoskopik olarak takip etmek yani sürekli endoskopi yapmak da gerekli degildir. Yine de hekiminiz tekrar endoskopi isterse iyi bir açiklama yaptirin ikna olursaniz hekiminizi dinleyin. Çünkü bu saydiklarimiz genel kurallar olup her hasta kendine özgü olarak degerlendirilmelidir.

Endoskopi islemine hazirlik:

Hasta kullanmakta oldugu ilaçlar için doktoruna danismalidir. Girisimden en az 8 saat öncesinden itibaren kati veya sivi gida alinmamasi önerilir. Ortalama 10-15 dakika sürebilecek girisim sonrasinda eger anestezi uygulanmissa hastanin dikkat gerektiren isleri yapmamasi araba kullanmamasi önerilir. Anestezi uygulanmadiysa kisitlama yoktur. Bogaz uyusturan bir ilaç sikildigindan islemden sonra genellikle 1-2 saat yenilmemesi içilmemesi önerilir. Doktor tarafindan farkli bir öneride bulunulmadikça ilaçlara devam edilir.

TEDAVi:
Tedavide kullanilacak ilaçlara MUTLAKA hekim karar vermelidir. Bu sitede detayli olsa da genel bilgiler verilmektedir. Lütfen sadece okuduklarinizla ilaç baslamayin ilaç degistirmeyin reflü ile ilgilenen bir hekime danisin. Aksine davranista ortaya çikabilecek olumsuz gelismelerden bu sitenin yöneticileri hiç bir sekilde sorumlu tutulamaz.

ilaç tedavisinin nasil olacagi konusunda kesin kriterler yoktur. Siklikla kullanilan iki tedavi yönteminde ilaçlar hafiften güçlü olana veya tam tersi bir sirayla baslanabilir. Tüm olgularda yasam tarzi degisiklikleri tabii ki vurgulanmalidir. Hangi rejim kullanilirsa kullanilsin reflü tedavisinin aylarca sürmesi gerektigini tekrar vurgulayalim. Örnegin iki haftalik kisa bir tedaviden sonra yakinmalarin kisa sürede yinelemesi olasiligi çok yüksektir.

Bir baska ve bizce en uygun tedavi yaklasimi hastaya göre ilaç baslama teknigidir. Burada dogmalara yer vermeden yakinma siddetine göre ilaca baslanir. En hafif olgular 1. basamagi olusturur. Agir hastalar ise 3. ve son basamakta yer alir. Bu yaklasim biçiminde:

1. basamak: Hastaliga bagli yandas sorunlarin bulunmadigi olgular: genellikle bir zararli faktör veya hastaligi artiracak bir hatanin ardindan olusur (asiri yemek içki stress).

Genellikle ciddi bir yakinma yoktur.
Haftada 2-3 ataktan azdir.
Yandas yakinmalar (reflünün yemek borusu disi bulgulari; asagiya bakiniz) yoktur.
Tedavi önerisi: Sosyal önlemler aljinik asit H2 blokerleri Antiasitler?
2. basamak: Orta siklikta yakinmalar vardir.

Haftada 2-3 ataktan fazla fakat henüz müzminlesmemis olgular.
Tedavi önerisi: Tek doz proton pompa inhibitörü (sabah aç)
3. basamak: Agir olgular.

Sürekli ve kesilmeyen yakinmalar vardir.
Tedavi kesilince hizli hemen tekrarlama olur.
Reflüye bagli yan etkiler: Barrett striktür olabilir.
Yemek borusu disinda ortaya çikan reflü sorunlari yani bogaz ve akciger problemlerinde yüksek doz proton pompa inhibitörü (sabah aksam bir aç) uzun süre kullanilir. Bir süre yüksek doz verildikten sonra azaltilarak kesilmeye çalisilir. Son zamanlarda hastanin yakinmasi oldukça ilaç almasini öneren tedavi rejimleri gündeme gelmeye baslamistir
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Dikkat !!! Kopyala Yapıştır Özelliğini Sadece Üyelerimiz Kullanabilir. Üyelik Ücretsizdir.. Ayrıca Üyelerimiz Forumdan Tamamen Reklamsız ve çok daha hızlı şekilde yararlanabilir.
RASTLANTI isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-Ekim-2009, 09:38   #57 (permalink)
Kullanıcı Profili
Albay
Avatar Yok
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Ekim-2009
Üye No : 1086
Mesajlar: 670
Konuları: 79
İstatistikleri Seviye: 23 [â� Bé-Yêu â�]
Aktiflik: 0 / 564
Güç: 223 / 8499
Deneyim: 57%
İtibar Puanları
İtibar Puanı : 67000
İtibar Derecesi : RASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond repute
Teşekkürleri
Teşekkür Etmiş : 60
Teşekkür Almış : 152
Tuttuğu Takım

Standart Cevap: Jinekoloji (kadin hastaliklari ve dogum)

Gebe kalamama infertilite ve tedavisi

Fertil olan yani gebelik olusturma potansiyeli olan bir çiftin korunmasiz bir siklusta yeterli sayida iliskide bulunmasi durumunda kadinin gebe kalma sansi yanlizca yaklasik %20-25'tir. Böylece gebeligi planlayan bir çiftin bunu 4-5 ayda basarmasi gerekir. Ancak elbette her kadinda bu süre içerisinde gebelik olusmaz. Böyle bir durumda en muhtemel etken bu çiftte bir problem olmasi degil çiftin bu %20-25'lik sansi yakalayamama "sansizliklaridir". Çift deneme süresini artirdiginda muhtemelen gebelik olusacaktir.

Denemelerine karsin gebelik olusturmayi basaramayan çiftlerin bir kismi ise "subfertil" kategorisinde yeralirlar. Burada subfertil kelimesi "fertilitesi" yani "gebelik olusturabilme kabiliyeti nispeten daha düsük" basit bir anlatimla "zor gebe kalan" anlaminda kullanilmaktadir. Böyle bir çift korunmasiz bir siklusta düzenli olarak iliskide bulunsa da kadinin siklus basina gebe kalma olasiligi %2-3 civarina kadar inebilmektedir. Böyle bir çift tedavi edilmediginde
muhtemelen ancak 4-5 senelik bir deneme süresi içinde gebelik olusacaktir.

Diger bir grup çift ise gebe kalma açisindan %0 kategorisindedir. Böyle bir çiftte gebelige engel olan etkenler tedavi edilmediginde gebelik olusma olasiligi yoktur.

Bu %0 kategorisi "infertil" çiftlerin çok ufak bir kismini olusturur ve muhtemel nedenler kadinda her iki Fallop tüpünün tikali olmasi kadinda döllenecek yumurta olusmamasi erkegin sperm sayisinin çok düsük olmasi ya da hiç spermi olmamasi ya da tüm bunlarin bir kombinasyonudur.

"infertilite"nin tanimi

infertilite ("kisirlik") 12 siklus (siklus: kadinda bir adetin ilk gününden sonraki adetin ilk gününe kadar geçen süredir) boyunca korunmadan ve yeterli sayida cinsel iliskide bulunulmasina karsin gebelik olusmamasidir. Önceden hiçbir sekilde gebelik olusmamasi durumunda primer (birincil) infertilite daha önceden en az bir kez gebelik olusmus olmasi durumunda ise sekonder (ikincil) infertilite sözkonusudur. Türkçe'de "kisirlik" olarak tabir edilmesine karsin bu yazida infertilite deyimi kullanilacaktir.

infertilitenin tanimindan da anlasilacagi gibi kendinizde ve/veya esinizde bir kusur oldugundan süphelenmeden önce 12 siklus (yaklasik bir yil) denemenizde ve bu süre sonunda doktora basvurmanizda yarar vardir. Bu bir yillik bekleme süresinde gebe kalma sansini yakalayabilir ve infertilite için yapilan tetkiklerin getirecegi psikolojik fiziksel ve maddi yüklerden kurtulmus olursunuz.

12 siklus beklemeden basvurmasi gereken çiftler de vardir: Anne adayinin 35 yas ve üzerinde olmasi çiftlerden birinde gebelige engel olacagi bilinen bir durumun varligi söz konusu oldugunda bu çiftlerin doktora daha erken basvurmasinda fayda vardir.

Gebe kalamama nedenleri

Gebelik olusmamasi durumunda en sik görülen nedenin aylik %20-25'lik sansi "bir türlü yakalayamamak" oldugundan bahsetmistik.

Elbette ki deneme süresini uzattikça gebelik sansini yakalayabilirsiniz. Belli bir süre sonunda (en az 12 siklusluk deneme sonunda) gebelik olusmadiginda doktora basvurmalisiniz. Yapilacak muayene ve degerlendirmeler gebelik olusmamasinin neden(lerin)i ortaya çikarmak için gereklidir.
Gebelik olusturmayi basaramayan bir çiftte infertilite nedenleri arastirildiginda ve bir problem saptandiginda %40 durumda problem kadinda %40 durumda erkekte %20 durumda da hem kadin hem de erkekte bulunmaktadir.


infertilite için tetkik yapilan çiftlerin yaklasik %10'unda ise gebelik olusmamasi için bariz bir neden bulunamaz. Bu çiftlerde tetkikler yumurtlama oldugunu göstermesine Fallop tüpleri açik bulunmasina ve spermiyogram normal olmasina karsin gebelik olusmamaktadir. Bu durumda "açiklanamayan" infertilite tanisi konur. Açiklanamayan infertilite kategorisine giren çiftlerin orani giderek azalmaktadir. Çünkü teknoloji gelistikçe yeni bilimsel ilerlemeler kaydedildikçe "açiklanamayan" olgularinin bir kismi aydinlanmaktadir.
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Dikkat !!! Kopyala Yapıştır Özelliğini Sadece Üyelerimiz Kullanabilir. Üyelik Ücretsizdir.. Ayrıca Üyelerimiz Forumdan Tamamen Reklamsız ve çok daha hızlı şekilde yararlanabilir.
RASTLANTI isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-Ekim-2009, 09:38   #58 (permalink)
Kullanıcı Profili
Albay
Avatar Yok
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Ekim-2009
Üye No : 1086
Mesajlar: 670
Konuları: 79
İstatistikleri Seviye: 23 [â� Bé-Yêu â�]
Aktiflik: 0 / 564
Güç: 223 / 8499
Deneyim: 57%
İtibar Puanları
İtibar Puanı : 67000
İtibar Derecesi : RASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond repute
Teşekkürleri
Teşekkür Etmiş : 60
Teşekkür Almış : 152
Tuttuğu Takım

Standart Cevap: Jinekoloji (kadin hastaliklari ve dogum)

Yasin etkisi

25 yasinda olan 100 kadin ile esleri de "uygun yaslarda" olan 100 erkekten olusan ve tesadüfen seçilmis 100 çifti ele alalim. istatistiksel verilere göre bu çift korunmasiz olarak düzenli iliskide bulundugunda kadinlarin %50'si 5.5 ayda gebe kalir. Yine istatistiklere göre kadinin yasindaki her 5 yillik artisa karsin gebe kalma süresi iki katina çikar. Erkegin yasi ise bu rakamlari ancak hafifçe etkiler. Bu rakamlara göre 30-34 yas grubunda olan her 7 kadindan biri 35-39 yas grubunda her 5 kadindan biri 40 ve ileri yaslarda bulunan her 4 kadindan biri bir yillik bir deneme sonunda gebe kalamama problemiyle karsilasacaktir. Demek ki kadinin yasi gebelik olusmasi açisindan önemli bir etkendir.

Cinsel iliski sikligi

istatistikler haftada bir kez ya da daha az iliskide bulunanlarda haftada en az iki kez düzenli olarak iliskide bulunanlara göre gebeligin daha uzun bir zamanda olustugunu göstermektedir. Haftada üç ya da daha fazla düzenli olarak cinsel iliskide bulunan saglikli bir çiftte gebelik olusma olasiligi en üst seviyeye çikmaktadir. Bu siklikta iliskide bulunan bir çiftin kadinin periovulatuar dönemini (yumurtlama olmadan önceki birkaç gün ve yumurtlama gününden olusan en "verimli" dönem) atlamasina imkan yoktur.

infertilite nedenlerini asagidaki büyük basliklar halinde toplamak mümkündür:

1-Sperm üretimi ve spermin iletilmesiyle ilgili sorunlar

Erkek faktörüne bagli gebe kalamama durumunda en önemli neden sperm üretimi ve/veya üretilen spermin iletimi ile ilgili sorunlardir. Oligospermi (sperm sayisinin düsük olmasi) ve azospermi (hiç sperm olmamasi) dogumsal hastaliklara bagli görülebilecegi gibi varikosel gibi hastaliklarda vazektomi (erkekte aile planlamasi amaciyla vaz deferens adli kanalin baglanmasi) sonrasinda karin ameliyatlarinda (örnek fitik ameliyatlari) vaz deferensin istenmeden kesilmesi sonrasinda da ortaya çikabilir. Erkegin asiri sigara ve alkol kullanmasi diger önemli nedenlerdir.

Sperm üretimi ve iletimi normal olmasina karsin spermin disari bosalmasini engelleyen impotans (ereksiyon yani "peniste sertlesme" olmamasi) erken bosalma gibi durumlar da erkege bagli nedenler arasinda yeralir.


2-Oosit (yumurta hücresi) üretimi ile ilgili sorunlar

Kadindan kaynaklanan kusurlarda en sik görülen neden kadinda döllenebilecek yumurta üretimi yani ovulasyon (yumurtlama) olmamasidir. Bu durum polikistik over sendromu gibi kronik bir nedene bagli olabilecegi gibi kadinin oosit hücreleri menopoz ya da prematüre ovaryan yetmezlik ("erken menopoz"-burada erken menopozdan kastedilen 30 yas öncesinde olusan menopozdur) nedeniyle tükenmis de olabilir.

Nadir görülen bir neden de kadinda overlerin hiç olmamasidir ki bu durum kendini zaten hiç adet görmemis olma seklinde gösterir.

Menopoz kadinda overlerde yumurtlama için kullanilabilecek oosit (yumurta) hücrelerinin tükenmesinden kaynaklanir. Erkekte ömürboyu sperm üretimi devam etmesine karsin kadin dünyaya geldigi anda belli sayida oosit ile dogar. Yaklasik 400 olan bu sayi tükendiginde menopoz olusur. Menopoz Türk kadininda ortalama olarak 51 yasinda ortaya çikar ve kalitsal özelliklerden etkilenir (annenizin menopoza girdigi yas önemlidir). Halk arasinda "erken menopoz" olarak bilinen durum menopozun daha erken (35-40 yaslarinda) ortaya çikmasidir. Bu durum normalin bir varyantidir çesitli nedenleri olabilmesine karsin en sik görülen neden kalitsal olarak belirlenen menopoz yasinin düsük olmasidir. ileri inceleme gerektirmez.

30-35 yasindan önce menopoza giren kadinlarda ise bunun nedenini ortaya çikarmak için incelemeler yapmak gerekebilir. POF (premature ovarian failure- prematüre ovaryan yetmezlik) adi verilen bu durumda oositler hizli bir sekilde tükenmektedir.



3-Oosit ve spermin karsilasmasi ve birlesmesiyle ilgili sorunlar

Sperm üretimi ve iletilmesinin normal olmasi kadinda ovulasyon (yumurtlama) yoluyla döllenebilir oosit (yumurta hücresi) saglanmasi gebelik olusumu için yeterli degildir.

Overden (yumurtaliktan) karin bosluguna atilan oosit Fallop tüpünün fimbriyalari ("saçaklari") tarafindan yakalanilarak tüpün içine gönderilmeli burada oosit spermlerle karsilasmali döllenme gerçeklestikten sonra döllenen zigot tüpteki yolculuguna devam etmeli ve endometriumda (uterusun iç tabakasi) kendine uygun bir yer bularak implante olmalidir. Bunun için de dis ortamdan vajinaya vajinadan servikse serviksten endometriuma endometriumdan da Fallop tüplerine Fallop tüplerinden karin bosluguna uzanan yol tümüyle açik olmalidir.

Bu yolda engeller olusturabilecek çok sayida durum vardir:

Yolun en basi dis ortamdan vajinaya geçistir en son kismi da fimbriyalarla karin boslugu baglantisidir. En nadir görülen tikanikliklar yolun en basinda yeralanlar en sik görülen tikanikliklar da yolun en sonunda görülenlerdir. Daha net olmak gerekirse bir kadinda vajina girisinde yeralan kizlik zari dogustan tümüyle tikali olabilir vajina serviks veya uterus yine dogustan hiç olmayabilir. Ancak bu dogumsal kusurlara çok ender rastlanir ve kendilerini hiç adet görmemis olma seklinde gösterirler..

-tüplerin tikanmasi: tüplerin iki tarafli olarak tikanmasinin en sik görülen nedeni daha önceden geçirilen pelvik enfeksiyonlardir (PID). Bunun disinda endometriozis basiya neden olan miyomlar pelvisteki yapisikliklar tüplere distan basi yaparak ya da overden atilan oositin fimbriyalar tarafindan yakalanmasini engelleyerek infertilite olusumuna neden olabilir.


-Asherman sendromu: daha önceden geçirilen "problemli" kürtajlar endometrium tabakasinin belli kisimlarinda yapisikliga neden olduklarinda blastosist endometriumda implantasyon (yerlesmek) için uygun bir alan bulamayabilir.

-dogumsal genital anatomik bozukluklar: Uterusun içinde yeralan septumlar ("perde") uterusun sekil bozukluklari (bikorn (çift odacikli) uterus unikorn (tam gelismemis) uterus çift uterus) gibi durumlar daha çok düsük ya da erken dogum nedeni olsalar da infertilite olusumuna önemli katkilarda bulunabilirler
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Dikkat !!! Kopyala Yapıştır Özelliğini Sadece Üyelerimiz Kullanabilir. Üyelik Ücretsizdir.. Ayrıca Üyelerimiz Forumdan Tamamen Reklamsız ve çok daha hızlı şekilde yararlanabilir.
RASTLANTI isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-Ekim-2009, 09:38   #59 (permalink)
Kullanıcı Profili
Albay
Avatar Yok
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Ekim-2009
Üye No : 1086
Mesajlar: 670
Konuları: 79
İstatistikleri Seviye: 23 [â� Bé-Yêu â�]
Aktiflik: 0 / 564
Güç: 223 / 8499
Deneyim: 57%
İtibar Puanları
İtibar Puanı : 67000
İtibar Derecesi : RASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond repute
Teşekkürleri
Teşekkür Etmiş : 60
Teşekkür Almış : 152
Tuttuğu Takım

Standart Cevap: Jinekoloji (kadin hastaliklari ve dogum)

GEBE KALAMAYAN BiR ÇiFTE YAPILACAK iNCELEMELER



Gebe kalamama nedeniyle çare arayan bir çift doktora mutlaka beraber basvurmalidir. Öncelikle bir Kadin Hastaliklari ve Dogum uzmanina basvurulduktan sonra gerekli diger brans doktorlarindan konsultasyon istenir.

infertilite tetkikleri temel olarak yukarida bahsettigimiz üç ana basliga ait sorunlari belirlemek için kullanilirlar.

1-Sperm üretimi ve spermin iletilmesiyle ilgili sorunlar için spermiyogram yapilir

2-Oosit (yumurta hücresi) üretimi ile ilgili sorunlari tespit için ovulasyon (yumurtlama) olup olmadigi belirlenir

3-Oosit ve spermin karsilasmasi ve birlesmesiyle ilgili sorunlari tespit için histerosalpingografi ("ilaçli rahim ve tüp filmi") çekilir.

Bu üç tetkik infertil bir çiftin incelenmesinde mutlaka yapilmasi gereken "olmazsa olmaz" tetkiklerdir. Diger tetkikler bu üç ana tetkikin tamamlayicisi veya ileri basamaklari olarak rol alirlar.

simdi infertil çiftin degerlendirilmesini ayrintili olarak inceleyebiliriz:

Jinekolojik muayene ve ultrason

Bu degerlendirmenin önemli bir parçasidir. Kadinda gebelige engel olabilecek vajinismus vajinada servikste ve uterusta dogumsal kusurlar uterus miyomlari over (yumurtalik) kistleri gibi jinekolojik patolojiler yapilan muayene ve ultrasonla anlasilabilir ya da en azindan süphelenilebilir.


Erkegin degerlendirilmesi

infertilite degerlendirmesinde yanlizca spermiyogram yapmak yerine erkegin üroloji uzmani tarafindan degerlendirilmesinde fayda vardir. Bu degerlendirmede erkekte gebelige engel olabilecek peniste sekil bozukluklari ereksiyon kusurlari varikosel hormonal dengesizlige isaret edebilecek patolojiler saptanabilir. Spermiyogram incelemesi bu muayenenin önemli bir parçasidir.

Usulüne uygun olarak alinmis ve degerlendirilmis bir spermiyogramda asagidaki parametreler mutlaka yeralmalidir:

sayi/ml
ileri hareketli sperm yüzdesi
meni hacmi
morfolojik olarak normal yapida olan sperm yüzdesi
meni sivisinin pH degeri


20 milyon/ml ve/veya %40 motilite (hareketlilik) altinda kalan degerler subfertiliteye ("zor gebe kalma") neden olurken tekrarlanan spermiyogramlarda sperm sayisinin 10 milyon/ml altinda ve/veya hareketliligin %20 altinda olmasi durumunda nadiren gebelik olusur.


Kadinda hormonal tetkik

Özellikle adet düzensizligi tüylenme kilo problemi gögüslerden süt gelmesi gibi durumlarda hormonal bir dengesizlik olma olasigi yüksektir. Kadinda polikistik over disinda ovulasyonu olumsuz yönde etkileyen iki önemli hormonal bozukluk vardir: Birincisi tiroid problemleri (tiroid hormonlarinin normalden fazla ya da az salgilanmasi) ve ikincisi hiperprolaktinemi (hipofiz bezinden salgilanan prolaktin hormonunun yüksek olmasi). Bu iki durumu ortaya çikarmak için kanda TSH ve prolaktin degerleri bakilir. Belli durumlardan süphelenildiginde buna diger hormon tetkikleri eklenebilir.



Ovulasyon (yumurtlama) olup olmadiginin belirlenmesi

Bunun için midluteal faz (luteal fazin ortasinda) progesteron (MLP) ölçümü en uygun olan incelemedir.

Kadinda ovulasyon (yumurtlama) oldugunda çatlayan folikül aktif olarak progesteron salgilayan ve corpus luteum (korpus luteum okunur) adi verilen yapiya dönüsür. Bu yapinin ömrü 14 gündür. iste bu yüzden yumurtlamayla baslayan ve adet kanamasina kadar devam eden döneme luteal faz adi verilir. Progesteron hormonu luteal fazin tam ortasinda en yüksek seviyeye ulasir. Ovulasyonun olup olmadigini belirlemede kullanilan en etkin yöntemlerden biri MLP ölçümüdür.

Kadinda adet görme mekanizmasi

Kan numunesinin alinacagi günün bilinmesi için kadinin sikluslarinin kaç gün sürdügünün iyi bilinmesi gerekir. Beklenen adet tarihinden 6-8 gün önce kan alinir.

Tam luteal fazin ortasinda eger ovulasyon induksiyonu için ilaç ("yumurtlamayi saglayici ilaç") kullanilmadiysa bu degerin 10-14 ng/ml olmasi gerekir. HMG (human menopausal gonadotropins) ya da klomifen ile ovulasyon induksiyonu yapilan sikluslarda corpus luteum daha "güçlü" hormon salgiladigindan bu deger 16-20 ng/ml arasi bulunur. Kanda progesteron bulunmasi ovulasyon oldugunun göstergesidir.

MLP ayrica luteal faz defekti (LPD) için de uyarici olabilen bir incelemedir. LPD'de corpus luteum hormonal bir nedenle "zayif" oldugundan az progesteron salgilar ve bu yüzden de luteal faz kisa sürer. LPD gebeligi önleyen bir etken olabilir ve MLP'nin düsük çikmasi LPD için ek tetkik ve tedavi yapilmasini gerektirebilir.

Folikülometri

Ovulasyonun belirlenmesinde kullanilan diger bir yöntemdir. Burada siklusun ilk günlerinden itibaren overler (yumurtaliklar) ultrasonla dikkatli bir sekilde degerlendirilir. Overlerden birinde olusan folikül (nadiren birden fazla sayida folikül olusabilir) gelisimi belli araliklarla yapilan seri ultrasonlarda izlenir. Bir folikülün 16-20 mm. çapina ulastiktan belli bir süre sonra kayboldugunun gözlenmesi ve ayni zamanda karin içinde serbest sivi saptanmasi ovulasyonun kaniti olarak kabul edilir. Folikülometri daha çok ovulasyon induksiyonu ("yumurtlama tedavisi") yapilan sikluslarda folikül gelisimi takibinde kullanilir.

Bazal vücut isisi ölçümü

Yumurtlama olduktan sonra luteal fazda salgilanan progesteronun etkisiyle vücut isisinda önce kisa süreli hafif bir düsme hemen sonrasinda birkaç dizyemlik yükselme meydana gelir. Bu isi artisi olduktan sonra progesteron salgisinin devam ettigi dönem boyunca isi yüksek kalir ve adetin olusmasina yakin düsmeye baslar.

Bazal vücut isisi takibinde hassas ve dizyemli termometrelerle ölçüm yapilir. Ancak gerek yöntemin zor uygulanirligi gerekse ates yorgunluk uykusuzluk gibi etkenlere bagli olarak vücut isisinin degiskenlikler göstermesi nedeniyle bu yöntem yumurtlamanin oldugunun belirlenmesinde çok tercih edilmez.



idrarda LH (luteinizan hormon) saptanmasi

Piyasada satilan ve ELISA yöntemiyle LH pikini (LH hormonunun en yüksek asamaya ulastigi yumurtlamadan hemen önceki dönem) belirleyebilen prediktörler vardir. LH piki folikülün çatlamasini ve böylece ovulasyon olusumunu tetikleyen bir olaydir. Ancak ne yazik ki bu prediktörler birçok kadinda LH pikini dogru bir sekilde belirleyemez ve böylece ovulasyon oldugunun belirlenmesinde yetersiz kalabilirler. Ayrica bu prediktörler kadinin en fertil ("verimli") günlerini belirlemede de yeterli degildirler zira LH piki oldugunda ovulasyon olmustur ve ovulasyonun birkaç gün öncesinde kalan verimli dönemler atlanmis olur
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Dikkat !!! Kopyala Yapıştır Özelliğini Sadece Üyelerimiz Kullanabilir. Üyelik Ücretsizdir.. Ayrıca Üyelerimiz Forumdan Tamamen Reklamsız ve çok daha hızlı şekilde yararlanabilir.
RASTLANTI isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-Ekim-2009, 09:39   #60 (permalink)
Kullanıcı Profili
Albay
Avatar Yok
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Ekim-2009
Üye No : 1086
Mesajlar: 670
Konuları: 79
İstatistikleri Seviye: 23 [â� Bé-Yêu â�]
Aktiflik: 0 / 564
Güç: 223 / 8499
Deneyim: 57%
İtibar Puanları
İtibar Puanı : 67000
İtibar Derecesi : RASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond reputeRASTLANTI has a reputation beyond repute
Teşekkürleri
Teşekkür Etmiş : 60
Teşekkür Almış : 152
Tuttuğu Takım

Standart Cevap: Jinekoloji (kadin hastaliklari ve dogum)

GEBE KALAMAYAN BiR ÇiFTE YAPILACAK iNCELEMELER
Histerosalpingografi (HSG)

Daha önce de belirttigimiz gibi erkekte yeterli sperm olmasi kadinda yumurtlama olmasi gebelik olusumu için yeterli degildir. Overden salgilanan oosit Fallop tüpünün fimbriyalari ("saçaklari") tarafindan alinmali ve tüpün içine gönderilmelidir. Burada da oosit hücresi spermlerle karsilasmali ve döllenme gerçeklestikten sonra döllenen zigot tüpteki yolculuguna devam etmeli ve endometriumda kendine uygun bir yer bularak implante olmalidir.



Bu yüzden serviksten endometriuma endometriumdan da Fallop tüplerine Fallop tüplerinden karin bosluguna uzanan yol tümüyle açik olmalidir. iste histerosalpingografi ("ilaçli tüp filmi") bu yolu degerlendiren önemli bir incelemedir ve infertilite degerlendirmesinin ilk basamaginda yapilmalidir.

Fallop tüplerinin açik olup olmadiginin yaninda uterus boslugu yapisi hakkinda da bilgi veren HSG uterusta septum unikorn ya da bikorn uterus Asherman sendromu gibi durumlar hakkinda detayli bilgi verebilir.

Histerosalpingografi adetin tümüyle bitmesinin hemen sonrasinda yapilan bir incelemedir.

Endoskopik yöntemler (Laparoskopi ve histeroskopi)

Birinci basamak tedavi cevap vermediginde HSG'de tüpler tikali bulundugunda veya jinekolojik degerlendirmede kitle endometriosis gibi bulgular saptandiginda laparoskopiye basvurulur.

Laparoskopi genel anestezi altinda yapilan bir islemdir. Göbek deliginin hemen altindan açilan bir delikten 10 mm. çapinda bir boruyla karin bosluguna girilir ve içeriye gaz verilerek organlarin birbirinden uzaklasmasi saglanir. Daha sonra bu delikten bir kamera yerlestirilerek tüm iç genital organlar gözlenebilir
Gerekli durumlarda karnin alt kisimlarina açilan daha ufak deliklerden bistüri koter makas gibi aletler yerlestirilerek çesitli operasyonlar da laparoskopiyle gerçeklestirilebilir.


Laparoskopiyle endometriozis pelviste yapisikliklar uterus ve diger yapilardaki yapisal anormallikler taninabilir. Laparoskopi esnasinda serviks yoluyla verilen boyanin (kromopertubasyon) tubalardan geçisi varsa nerede tikaniklik oldugu daha net olarak görülür. Laparoskopi tani disinda ayni seansta ya da farkli bir seansta tedavi için de kullanilabilir. Laparoskopiyle over kistleri çikartilabilir tubalardaki tikanikliklar giderilebilir ve pelvisteki yapisikliklar temizlenerek yumurtaliklarla fimbriyalar arasindaki engel kaldirilabilir. Bu amaçla lazer koter ya da basit bistüri teknigi kullanilabilir.
HSG incelemesinde uterusta "septum" bulundugunda tedaviye geçmeden önce laparoskopi yapilarak bunun gerçek bir septum mu oldugu yoksa bikorn uterus anomalisinden mi kaynaklandiginin ayirici tanisi mutlaka yapilir (HSG'de hem septum hem de uterus bicornis çok benzer bulgular verir).

Histeroskopi ise serviksten ("rahimagzindan") girilerek uterusun içinin incelenmesi yöntemidir. HSG'de anomali bulundugunda histeroskopi yapilarak tani dogrulanir. Bu asamada uterus septumu cerrahi bir islemle çikarilabilir Asherman sendromunda olusan yapisikliklar giderilebilir.

Falloposkopi ise çok ince optik sistemlerle serviksten uterusa uterustan tubalara girilmesi ve tubalarin iç yapisinin incelenmesi yöntemidir. Ender uygulanan bir yöntemdir.

Nadiren ya da özel durumlarda kullanilan testler

antisperm antikor

Antisperm antikorlar kadinda esinin spermine karsi olusturulmus antikorlardir. Vücudun bagisiklik sisteminin önemli bir parçasi olan antikorlar normalde vücuda zarar verebilecek bakteri virüs ve yabanci cisim gibi etkenleri vücuttan uzaklastirmak için çalisirken burada kadinin bagisiklik sisteminin kendi esinin spermlerine "saldirmasi" sözkonusudur. Erkekte de bazen kendi spermlerine karsi antikorlar bulunabilmektedir.

Antisperm antikorlar kadinin serviksinde endometriumunda ve kan serumunda bulunabilirler. Bir zamanlar önemli bir infertilite nedeni olarak görülen antisperm antikorlarin fertilitesi normal çiftlerde bile %10 oraninda gözlenmesi gerçek bir gebe kalamama nedeni olma özelligine gölge düsürmektedir. Bu yüzden degeri tartismalidir ve rutin testler arasinda yeralmamaktadir.

postkoital test

Serviksin içinde bulunan salgi bezlerinin çok önemli görevleri vardir. Bu salgi bezlerinin salgiladigi mukus ejakulasyon esnasinda vajinanin arka forniksine bosalan spermlerin filtre edilmesini burada bulunan kriptalarda depolanarak periovulatuar (yumurtlamadan hemen önceki günler ve yumurtlamanin oldugu gün) dönemde salinmasini saglar gebelik olusmasinin uygun olmadigi günlerde sperm ve diger materyalin içeriye geçmemesi için bir bariyer görevi görür. Mukus salgisi ve nitelikleri hormonal degisikliklere göre oldukça önemli farkliliklar gösterir.

Postkoital test erkek spermiyle kadinin servikal mukusu arasindaki iliskiyi degerlendirerek herhangi bir geçimsizlik olup olmadigini belirlemek için yapilir. Uygun zaman diliminde yapildiginda kadinin servikal salgisinin nitelikleri erkegin sperm özellikleri ve spermin mukus içinde yasayabilirligi hakkinda önemli bilgiler verir. Zamanlamasi zor bir testtir yorumlamasi oldukça subjektiftir ve tanisal degeri de oldukça düsüktür. Bu yüzden sik uygulanan bir test degildir.

Çifte ovulasyonun oldugu gün cinsel iliskide bulunmalari ve 2-4 saat sonra gelmeleri söylenir. 2-4 saat içinde arka forniksten serviks içine geçen canli sperm sayisi en üst seviyededir. Muayene esnasinda serviksten ve arka forniksten pamuklu çubukla numune alinir. Daha sonra numune mikroskop altinda incelenerek 'yeterli' ya da 'yetersiz' olarak degerlendirilir. Test yeterli çiktiginda serviksten salgilanan mukus sayica normal spermi almaya elverisli demektir. Yetersiz çiktiginda ise en muhtemel neden zamanlamanin iyi yapilmamis olmasidir ve testin tekrari gerekebilir.

endometrial biyopsi

Beklenen adet tarihine mümkün olan en yakin zamanda endometrial biyopsiyle endometrirumdan doku parçasi alinir ve mikroskop altinda endometriumun gününe uygun olarak verecegi görüntüyü verip vermedigi arastirilir. LPD (luteal faz defekti) tanisinda MLP (midluteal faz progesteron ölçümü) yardimci olarak kullanilabilir. Çok kullanilan bir test degildir.

infertilite tedavisinde tedavinin seklini ve zamanini belirleyen en önemli etkenler kadinin yasi ve tetkiklerde ortaya çikarilan anormalliklerdir. infertilite tedavisinde asagidaki uygulamalardan biri seçilir:

Hiçbir tedavi yapmadan beklemek

Genç bir çiftte yapilan temel kisirlik tetkikleri normal oldugunda bu yönteme basvurulabilir.

Çiftin gebeligin olusmasi açisindan sansin en yüksek oldugu zamanlar hakkinda bilgisi olmasi ve bir siklustaki düzenli cinsel iliskilerin çogunu bugünler arasina yogunlastirmasi önerilir.

Ancak cinsel iliskinin bu sekilde "zamanlanmasi" kadinda ve erkekte psikolojik sorunlara yolaçabilir ve cinselligin yasanmasini olumsuz etkileyebilir. Dogalligi korumak açisindan bunun yerine düzenli olarak haftada en az iki kez cinsel iliskide bulunmak da uygun bir yoldur.

Var olan sorunun giderilmesi ve beklenmesi

Spermiyogramda anormallik saptandiginda bunun olasi bir nedeni erkekte varolan varikoseldir. Üroloji konsultasyonunda erkegin varikosel operasyonu olmasi uygun görüldügünde bu operasyon gerçeklestirildikten sonra ek baska etken yoksa tekrar dogal yollardan gebelik saglanmasi için beklenebilir.

Sorun tüplerde tikanikliksa bu durum laparoskopiyle giderilmeye çalisilir. Tüplerde tikanikligin en sik görülen nedeni pelvik enfeksiyona bagli olarak cidarin tikanmasidir. Bu durumun ameliyatla giderilmesi oldukça zor olmakla beraber denenebilir.


Tüplerden yanlizca biri tikaliysa tedavi edilmeden bir süre beklenebilir.

Laparoskopide endometriozis saptandiginda durum biraz karmasik olabilir. Endometriozis rahim içtabakasinin rahimdisinda ve siklikla kariniçinde odaklar seklinde yerlesmesidir. Adet döneminde olan kanama bu endometriozis odaklarinda da olur ve böylece yapisikliklar ortaya çikar. Bu yapisikliklar yumurtlama esnasinda serbestlesen yumurtanin tüplere alinmasini engelleyecek sekilde olabilir ya da Fallop tüplerine disaridan baski yaparak "tikanmalarina" neden olabilir. Endometriozisin kadinda gebe kalmayi engelledigi düsünülen baska bir etkisi de bölgede iltihabi reaksiyona yolaçmasi ve bu reaksiyonun oosit-sperm etkilesimini engellemesidir.

Ovulasyon (yumurtlama) bozukluklarinda ovulasyon induksiyonu ("yumurtlamayi saglayici ilaç verilmesi")

Öncelikle yumurtlamayi engelleyen etkenler varsa giderilir. Bunlar PKO (polikistik over) tiroid hastaliklari veya hiperprolaktinemi olabilir. Kontrolsüz diabet kollajen doku hastaliklari (lupus gibi) böbrek hastaliklari da ovulasyonu bozabilir. Hieperprolaktinemi tedavisinde bromokriptin kullanilir.

Ovulasyon bozuklugunun en sik görülen nedeni Polikistik over sendromu (PKO) dur. Serum androjenleri yüksek buna bagli olarak hastada asiri tüylenme sikayetleri mevcut serum LH/FSH orani bozuk adetler düzensiz yumurtaliklar büyümüs ve ultrasonda çok sayida orta büyüklükte çatlamamis folikül mevcuttur. Klomifen sitratla kadinlarin %80'inde yumurtlama saglanabilir. Hiperstimulasyon (overlerin asiri uyarilarak fazla sayida folikül gelismesi) ve tedavide basarisizlik bu grup hastalarda siktir.
Problem kadindaki anovulasyon ise (PKO'da oldugu gibi) ovulasyon induksiyonu denenebilir. Burada amaç ovulasyonun tekrar saglanmasi ve dogal cinsel iliski yoluyla gebelik olusturulma sansinin yükseltilmesidir.

Ovulasyon induksiyonu için en sik klomifen sitrat içerikli agizdan alinan tabletler kullanilir. Mümkün olan en düsük dozda baslanan tedavinin (genellikle 3-5. günler arasi 5 gün süreyle tek tablet seklinde) etkinligi folikülometri ya da MLP (midluteal faz progesteron) ile ölçülür. Düsük dozda ovulasyon olusmadiginda doz yükseltilebilir.

induksiyonda en düsük dozun kullanilmasinin amaci bir yandan olgunlasan folikül sayisini en aza indirmek diger yandan da çok fazla sayida folikül olusmasindan kaynaklanan hiperstimulasyonm riskini azaltmaktir. Hiperstimulasyon ("asiri uyarilma") overlerin ilaca asiri duyarli olmasi çok sayida folikül olusturmasi ve çok büyük kistlerin olusmasi durumudur. Basit bir kasik agrisindan ileri derecede agriya ve hatta vücuttan asiri miktarlarda sivi kaybina kadar varabilen durumlar olusabilir.

intrauterin inseminasyon (IUI) ("suni dölleme" "asilama")

IUI en sik açiklanamayan infertilite olgularinda ya da sperm sayisinin düsük oldugu durumlarda (bu uygulamanin etkinligi çeliskilidir) bir ön deneme olarak uygulanmaktadir.

Servikal faktör düsünüldügünde yani mukus yetersiz oldugunda ya da kadinda ve/veya erkekte antisperm antikor varligi düsünüldügünde serviks engelini asmak için spermler IUI yoluyla direkt olarak uterus içine verilir.

Luteal faz defekti tedavisi

Klomifen sitratla kontrollü ovulasyon gerekirse luteal fazda progesteron destegi yapilir.

Erkek Faktörü tedavisi

Düsük volüm: meni hacmi düsük oldugunda spermler vajinanin zararli asit ortaminda uzun süre yasayamazlar. Alkalen ortamda canliliklarini korumak için meni hacminin yeterli ve tamponlama kabiliyetinin yeterli olmasi gerekir.

Oligospermi ve motilite düsüklügü

Çogu erkekte neden belli degildir. Varikosel tedavisi klomifen HCG testosteron tedavisi denenebilir. IUI denenebilir.

Endometriozis tedavisi

Endometrioziste tek basinda GnRH analoglari ve/veya laparoskopik adezyolizis (yapisikliklarin giderilmesi overlerin etrafinin serbestlestirilmesi fimbriya uçlarinin açilmasi) denenir. Laparoskopi esnasinda gözle görülen tüm odaklar temizlenir. Resimde pelvisin çesitli bölgelerinde endometriozis odaklari gözlenmektedir.

Açiklanamayan infertilite tedavisi

infertil çiftlerin yaklasik %5-10'unda açiklanamayan infertilite bir neden bulunup tedavi edilenlerin %10-20'sinde ise gebe kalamama durumu sözkonusudur (bir yil içinde). Açiklanamayan infertilite durumlarinda basta IUI denenebilir. 3-5 denemede basari saglanamadiginda tüp bebek denemesine geçmek gerekir.

"Açiklanamayan infertilitesi" olan çiftlerin %50'sinde ilk 5 yilda hiç tedavisiz gebelik olustugu dikkate alinmali ve mümkün olan durumlarda çiftin dogal yoldan gebe kalmasi beklenmelidir.

ileri yöntemler (ART)

Yukaridaki yöntemler basarisiz kaldiginda erkekte kendiliginden gebelik olusmasini engelleyecek bir durum bulundugunda (sperm sayisinin ileri derecede az olmasi ya da hiç sperm olmamasi) kadinda kendiliginden gebelik olusmasini engelleyecek bir durum bulundugunda (her iki tüpün tikali olmasi gibi) bu ileri yöntemlere basvurulur.

TÜP BEBEK VE DigER iLERi GEBELiK OLUsTURMA TEKNiKLERi
ileri gebelik olusturma teknikleri ya da ART (Assisted Reproductive Technologies) tüp bebek tekniginin gelistirilmesiyle baslayan laboratuarda kullanilan yöntemlerin gelistirilmesiyle olgunlasan ve günümüzde ICSI adi verilen yöntemin gelistirilmesiyle doruga ulasan yöntemlerdir. Moleküler biyoloji immunoloji genetik gibi bilim dallarindaki ilerlemelerle bundan 10-15 yil öncesine kadar gebe kalmasina imkansiz gözüyle bakilan kadinlarda günümüzde rahatlikla gebelik olusturulabilmektedir.

IVF: inVitro Fertilizasyon (tüp bebek)

IVF Dr. Patrick Steptoe ve Dr. Robert Edwards tarafindan gelistirilen bir yöntemdir. 1978 yilinda ilk tüp bebek Louise Brown adli kiz ingiltere'de dünyaya gelmistir.

Bu uygulamada kadinda ovulasyon induksiyonu ("yumurtlamayi saglayan ilaçlar verilmesi") ile overlerde olgun foliküller olusturulur. Daha sonra bu olgun foliküller çesitli yöntemlerle kadin vücudundan alinarak laboratuar ortaminda erkekten masturbasyon yoluyla alinan spermlerle yanyana getirilir. Belli bir süre sonra spermlerden biri oositi (yumurta hücresini) döller.


Döllenen yumurtalardan bir kismi özel bir kanül yardimiyla uterus içine verilir (embriyo transferi) ve bu verilen embriyonun kendi kendine endometriumda implante olarak (yerleserek) gebeligi baslatmasi beklenir. Ayni seansta birden fazla sayida embriyo transferi yapildigindan IVF'de çogul gebelik olusma olasiligi ileri derecede artar.

GIFT (Gamete IntraFallopian Transfer)

Kadinda ovulasyon induksiyonuyla olgun oosit erkekte masturbasyonla sperm toplanir ve bu hücreler direkt olarak Fallop tüplerinden birinin içine verilir. Döllenme Fallop tüpünün içinde kendiliginden gerçeklesir. Yöntemin uygulanabilmesi için tüplerden en az birinin saglam olmasi gerekir.

ZIFT (Zygote IntraFallopian Transfer)

GIFT'ten farki döllenme asamasinin laboratuar ortaminda gerçeklesmesi ve tüpün içine embriyo verilmesidir.

ICSI (IntraCytoplasmic Sperm Injection)

Bu yöntemde laboratuar kosullarinda çok ince bir kanül yardimiyla oosit hücresine bir delik açilir ve bu delikten içeriye tek bir sperm hücresi verilir.



Özellikle erkek infertilitesinin tedavisinde oldukça etkili bir yöntemdir. Erkekte çok az sayida sperm olsa bile gebelik olusturulabilir. Hatta menide tikaniklik nedeniyle hiç bir sperm bulunamadigi durumlarda TESE ve MESA-PESA adi verilen özel yöntemlerle testis içinden (TESE) veya epididim adi verilen sperm deposundan (MESA-PESA) sperm hücreleri bulunarak islem gerçeklestirilebilir.

IUI (intraUterin inseminasyon)

Çok uzun zamandan beri kullanilmasina ve ileri bir teknik olmamasina karsin laboratuar çalismasi gerektiginden bu konu basligi altinda anlatilmistir.

Bu yöntemde ovulasyon induksiyonu ile olgun foliküller olusup çatlamaya hazir hale geldiginde erkekten alinan sperm bazi ön islemlerden geçirilerek (yikama yüzdürme Percoll gradyenti gibi) bir enjektörde toplanir. Anne adayina olusan folikülü çatlatmak amaciyla HCG enjeksiyonu yapildiktan belli bir süre sonra enjektör içindeki spermler serviks kanalindan endometriuma yerlestirilen bir inseminasyon kanülü yardimiyla direkt içeri verilir. Spermlerin tüplere ulasmasi ve ovulasyonla tüplere atilan oosit hücreleriyle birleserek döllenmeyi gerçeklestirmesi beklenir.
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Dikkat !!! Kopyala Yapıştır Özelliğini Sadece Üyelerimiz Kullanabilir. Üyelik Ücretsizdir.. Ayrıca Üyelerimiz Forumdan Tamamen Reklamsız ve çok daha hızlı şekilde yararlanabilir.
RASTLANTI isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla
Etiketler: , , ,


Etiketler
dogum, hastaliklari, jinekoloji, kadin

Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kadin organlarinin Kanser Hastaliklari F@lsefe Kanser 0 01-Aralık-2009 08:51
Kadinlarda idrar yolu sorunlari / kadin sagligi ve hastaliklari F@lsefe Hamilelik & Anne-Çocuk 0 01-Aralık-2009 08:50
Alman Hastanesi Kadin Hastaliklari ve Dogum Bölümü F@lsefe Hamilelik & Anne-Çocuk 0 21-Ekim-2009 06:05
Kus Hastaliklari / Göz & Gaga & Tirnak Hastaliklari ve Bakimi F@lsefe Hayvan Hastalıkları 1 16-Eylül-2009 01:15


Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2