Go Back   AsilTürk - Yüreği Vatan Sevgisi İle Dolu Herkesin Buluşma Mekanı > Türk Tarihi , Türk Dünyası , Türk Edebiyatı ve Kültürü > Türk Tarihi ve Osmanlı İmparatorluğu > Genel Türk Tarihi
Kullanıcı Adınız
Şifreniz
Kayıt Ol Yardım Üye Listesi Ajanda Forumları Okundu Kabul Et


Farkli Bir Ses, Farkli Bir Nefes / 24 Saat Kesintisiz Türk Müzigi


Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Türkcülügün Esaslari---Ziya Gökalp.
Konudaki Cevap Sayısı
38
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
514


Yeni Konu aç Cevapla
 
Bookmark and Share LinkBack Seçenekler Stil
Alt 01-Mayıs-2009, 00:57   #31 (permalink)
Kullanıcı Profili
Kurmay Başkan
 
KARAHAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Nisan-2009
Bulunduğu yer: Uçurumun Kenarindan
Üye No : 177
Mesajlar: 3.159
Konuları: 1389
İstatistikleri Seviye: 43 [â� Bé-Yêu â�â� Bé-Yêu â�â� Bé-Yêu â�â� Bé-Yêu â�â� Bé-Yêu â�]
Aktiflik: 321 / 1071
Güç: 1053 / 9667
Deneyim: 85%
İtibar Puanları
İtibar Puanı : 119637
İtibar Derecesi : KARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond repute
Teşekkürleri
Teşekkür Etmiş :
Teşekkür Almış :
Tuttuğu Takım

Standart

MiLLETLERARASI AHLAK
Fertlerin birbirine karsi iyilik sever ve iyilik yapar olmasi "medeni ahlak" adini aldigi gibi milletlerin birbirlerinin iyiliklerini istemesine ve birbirlerine iyilik yapmasina da "milletlerarasi ahlak" adi verilir. Eski Türkler baris dinine bagli olduklari için baska milletlerin dini politik kültürel varliklarina karsi saygi duyarlardi. Hatta kendilerine iç il ve basak milletlere dis il adlarini vererek bütün milletleri bir baris dairesi içinde milletlerarasi bir birlik içinde görürlerdi.
Orhon Kitabesi'nde diger milletlere çilki il adi veriliyor ki dis il ile ayni anlama gelir. Eski Türkler bu dis il deyimi ile "milletlerarasi birlik" kavramini anladiklarini gösteriyorlar. Çünkü il kelimesi eski Türkçe'de baris dairesi anlaminda idi. Her milletin bir iç il olmasi kendi içinde bir baris dairesi olusturmasindan ibaret idi. Bununla beraber bu içil diger milletlere de yabanci gözüyle bakmaz. Onlari da birer il yani baris tapinagi halinde görürdü. Bazi su farkli adini verirdi.
Eski Türklerin yenilmis milletlere sonradan kapitülasyon adiyla basina bela olan olaganüstü ayricaliklar sunmalari Türk kültüründeki milletlerarasi birlik fikrinin bir sonucudur. Gelecekte Milletler toplulugu simdiki gibi yalandan degil gerçekten olusursa bunun en içten üyesi hiç kuskusuz Türkiye devleti ve Türk milleti olacaktir. Çünkü gelecege ait bütün gelismeler tohum halinde Türk'ün eski kültüründe vardir.
Özetle her milletin yeryüzünde gerçeklestirdigi tarihi ve medeni bir misyonu vardir. Türk milletinin misyonu ise ahlakin en yüksek erdemlerini gerçeklik alanina çikarmak en olamaz sanilan fedakarliklarin ve kahramanliklarin olabildigini kanitlamaktir.
__________________
"Güven" Çok İnce Bir Çizgidir.

Onu Kalınlaştırarak Kırılmasını Engelleyen Tek Şey
"İki Taraflı" Olmasıdır.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Dikkat !!! Kopyala Yapıştır Özelliğini Sadece Üyelerimiz Kullanabilir. Üyelik Ücretsizdir.. Ayrıca Üyelerimiz Forumdan Tamamen Reklamsız ve çok daha hızlı şekilde yararlanabilir.
KARAHAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-Mayıs-2009, 00:57   #32 (permalink)
Kullanıcı Profili
Kurmay Başkan
 
KARAHAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Nisan-2009
Bulunduğu yer: Uçurumun Kenarindan
Üye No : 177
Mesajlar: 3.159
Konuları: 1389
İstatistikleri Seviye: 43 [â� Bé-Yêu â�â� Bé-Yêu â�â� Bé-Yêu â�â� Bé-Yêu â�â� Bé-Yêu â�]
Aktiflik: 321 / 1071
Güç: 1053 / 9667
Deneyim: 85%
İtibar Puanları
İtibar Puanı : 119637
İtibar Derecesi : KARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond repute
Teşekkürleri
Teşekkür Etmiş :
Teşekkür Almış :
Tuttuğu Takım

Standart

HUKUKTA TÜRKÇÜLÜK
Hukuk Türkçülügün amaci Türkiye'de modern bir hukuk olusturmaktir. Bu çagin milletleri arasinda geçebilmek için yen esasli sart milli hukukun bütün dallarini teokrasi ve klerikalizm kalintilarindan büsbütün kurtarmaktir. Teokrasi yasalarin Allah'in yeryüzündeki gölgeleri sayilan halifeler ve sultanlar tarafindan yapilmasi demektir. Klerikalizm ise esasen Allah tarafindan konuldugu ileri sürülen geleneklerin degismez yasalar sayilarak Allah'in sözcüleri sayilan din adamlari tarafindan yorumlanmasidir.
Ortaçag devletlerinin bu iki özelliginden tamamen kurtulmus olan devletlere çagdas devlet adi verilir. Çagdas devletlerde önce gerek yasa yapma gerek ülkeyi yönetmek yetkileri dogrudan dogruya millete aittir. Milletin bu yetkilerini sinirlandiracak ve kisaca hiçbir yetkilerini sinirlandiracak ve kisaca hiçbir makam hiçbir gelenek ve hiçbir hak yoktur.
ikinci olarak milletin bütün fertleri tümüyle birbiri9nene esittir. Özel ayricaliklara sahip hiçbir fert hiçbir aile hiçbir sinif var olamaz. Bu sartlari saglayan devletlere demokrasi adi verilir ki halk hükümeti demektir.
Hukukta Türkçülügün birinci amaci çagdas bir devlet olusturmak oldugu gibi;ikinci amaci da meslek sahiplerinin kisisel çalismalarini kamunun baskasindan kurtararak uzmanlarin yetkilerine dayanan meslek özerkliklerine kurmaktir. Bu esasa dayanan bir medeni kanun ile ticaret sanayi ziraat kanunlari Üniversite Baro Hekimler dernegi Ögretmenler Dernegi Mühendisler Dernegi v.b. gibi. Mesleki örgütlerin mesleki özerkliklerine ait yasalar yapmak da bu amacin gereklerindendir.
Hukukta Türkçülügün üçüncü amaci da bir çagdas aile olusturmaktir. Çagdas devletteki esitlik ilkesi erkekle kadinin evlenmede bosanmada mirasta mesleki ve politik haklarda esit olmasini gerektirir. O halde yeni aile yasasi ile seçim yasasi bu esasa göre yapilmalidir.
Özetle bütün yasalarimizda hürriyete esitlige ve adalete aykiri ne kadar kural ve teokrasi ile klerikalizme ait ne kadar izler varsa hepsine son vermek gerekir.
__________________
"Güven" Çok İnce Bir Çizgidir.

Onu Kalınlaştırarak Kırılmasını Engelleyen Tek Şey
"İki Taraflı" Olmasıdır.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Dikkat !!! Kopyala Yapıştır Özelliğini Sadece Üyelerimiz Kullanabilir. Üyelik Ücretsizdir.. Ayrıca Üyelerimiz Forumdan Tamamen Reklamsız ve çok daha hızlı şekilde yararlanabilir.
KARAHAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-Mayıs-2009, 00:57   #33 (permalink)
Kullanıcı Profili
Kurmay Başkan
 
KARAHAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Nisan-2009
Bulunduğu yer: Uçurumun Kenarindan
Üye No : 177
Mesajlar: 3.159
Konuları: 1389
İstatistikleri Seviye: 43 [â� Bé-Yêu â�â� Bé-Yêu â�â� Bé-Yêu â�â� Bé-Yêu â�â� Bé-Yêu â�]
Aktiflik: 321 / 1071
Güç: 1053 / 9667
Deneyim: 85%
İtibar Puanları
İtibar Puanı : 119637
İtibar Derecesi : KARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond repute
Teşekkürleri
Teşekkür Etmiş :
Teşekkür Almış :
Tuttuğu Takım

Standart

DiNDE TÜRKÇÜLÜK
Türkçülük din kitaplarinin ve hutbelerle vaazlarin Türkçe olmasi demektir. Bir millet din kitaplarini okuyup anlayamazsa dogaldir ki dinin gerçek niteligini ögrenemez. Hatiplerin vaizlerin ne söylediklerini anlamadigindan ibadetlerden de hiç ir zevk alamaz. imam-i Azam hazretleri hatta namazdaki surelerin bile milli dilde okunmasinin dince sakincali olmadigini söylemislerdir. Çünkü ibadetten alinacak dini heyecan nacak okunan dualarin tamamen anlasilmasina baglidir.
Halkimizin dini hayatini arastiracak olursak görürüz ki törenler arasinda en fazla heyecan duyanlar namazlardan sonra ana diliyle yapilan içten yakarislardir. Müslümanlarin camiden çikarken büyük bir heyecan ve iç huzuruyla çikmalari iste her ferdin kendi vicdani içinde yaptigi bu sözlü yakarislarin sonucudur.
Türklerin namazdan aldiklari yüksek zevkin bir bölümü de yine ana dille söylenen ve mirildanilan ilahilerdir. Özellikle teravi namazlarini canlandiran etken siir ile musikiyi birlestiren Türkçe ilahilerdir. Ramazanda ve diger zamanlarda Türkçe söylenen vaazlar da halkta dini duygular ve heyecanlar uyandirirlar. Türklerin en çok heyecan aldiklari ve zevk duyduklari bir dini tören daha vardir ki o da Mevlit-i serif okunmasindan ibarettir. siir ile musikiyi ve canli olaylari bir araya getiren bu tören dine sonradan eklenen bir biçimde ortaya çikmakla beraber en canli dini törenler sirasina geçmistir.
Tekkelerde Türkçe yapilan zikirler sirasinda okunan Türkçe ilahilerle nefesler de büyük bir heyecan kaynagidir.iste bu örneklerden anlasiliyor ki bugün Türlerin ara-sira dini bir hayat yasamasini saglayan etkenler dini ibadetlerin arasinda eskiden beri Türk diliyle yapilmasina izin verilen törenlerin var olmasidir. O halde dini hayatimiza daha büyük bir heyecan ve iç huzuru vermek için gerek tilavetler1 disarida kalmak üzere Kur'an-i Kerim'in ve gerek ibadet ve törenlerden sonra okunan bütün dualarla yakarislarin ve hutbelerin Türkçe okunmasi.
__________________
"Güven" Çok İnce Bir Çizgidir.

Onu Kalınlaştırarak Kırılmasını Engelleyen Tek Şey
"İki Taraflı" Olmasıdır.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Dikkat !!! Kopyala Yapıştır Özelliğini Sadece Üyelerimiz Kullanabilir. Üyelik Ücretsizdir.. Ayrıca Üyelerimiz Forumdan Tamamen Reklamsız ve çok daha hızlı şekilde yararlanabilir.
KARAHAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-Mayıs-2009, 00:58   #34 (permalink)
Kullanıcı Profili
Kurmay Başkan
 
KARAHAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Nisan-2009
Bulunduğu yer: Uçurumun Kenarindan
Üye No : 177
Mesajlar: 3.159
Konuları: 1389
İstatistikleri Seviye: 43 [â� Bé-Yêu â�â� Bé-Yêu â�â� Bé-Yêu â�â� Bé-Yêu â�â� Bé-Yêu â�]
Aktiflik: 321 / 1071
Güç: 1053 / 9667
Deneyim: 85%
İtibar Puanları
İtibar Puanı : 119637
İtibar Derecesi : KARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond repute
Teşekkürleri
Teşekkür Etmiş :
Teşekkür Almış :
Tuttuğu Takım

Standart

EKONOMiDE TÜRKÇÜLÜK
Türkler en eski zamanlarda göçebe hayati yasiyorlardi. Bu zamanlarda Türk ekonomisi çobanlik esasina dayaniyordu. O zamanlarda Türklerin bütün servetleri koyun keçi at deve öküz gibi hayvanlardan ve yedikleri süt yogurt peynir tereyagi kimiz gibi hayvan ürünlerinden ibarettir. Giydikleri de bu hayvanlarin postekileri derileri yünleri ve yapagilari idi. Göçebe Türklerin sanayisi de hep hayvan ürünleri üzerine çalisirdi. Develerin ayagindan ayak adi verilen kimiz kadehleri öküzlerin oyluk kemiginden kimiz sürahileri yapilirdi. Hayvaninin en kemigi ne boynuzu ne bagirsagi kisaca hiçbir seyi atilmazdi. Her dokusundan Türk'e özgü bir küçük endüstri ürünü meydana getirirdi.
Eski Türkler ticarete de yabanci degildiler. ilhanlik devirlerinde devletin en büyük gelir kaynagi Çin'den Avrupa'ya ipek götüren ve Avrupa'dan Çin'e kadife getiren ticaret kervanlari idi. O zaman Çin Hint iran Rusya ve Bizans arasindaki büyük ticaret yollari tümüyle Türklerin elinde idi. Mokan Han iran'in kuzeyinden Azerbaycan'dan ve Anadolu'dan istanbul'a giden bir yeni ticaret yolu açmak istedi. Fakat iranlilar bu girisime engel oldular. Bunun üzerine Mokan Han ipek yolunu elde etmek için Türk Çin ve Bizans devletleri arasinda üçlü bir antlasma yapmaga çalisti. Ve iran devletini ya ortadan kaldirmaga yahut milletlerarasi ticaretin transit olarak ülkesinden geçmesi için zorla razi etmege giristi.
Görülüyor ki eski Türk ilhanlilarin amaci Mançurya'dan Macaristan'a kadar uzanan büyük Turan ülkesinde yalniz politik bir güvenlik saglamaktan ibaret degildi. Asya ve Avrupa milletleri arasinda milletlerarasi bir ticaret ve mal takasi örgütü yamayi da üzerlerine almislardi. Eski Türklerine ekonomiye verdikleri il adlarinda bile görürüz: Dogu Türkistan'da Tarancilar adi verilen ve bati Türkistan'da Sartlar adini alan iki il vardi. Bu adlardan birincisi çiftçiler ikincisi tüccarlar anlamindadir. Kankililar Agaçeriler Tahtacilar mandallar Menteseler sürgücüler v.d. birer sanat adini tasimaktadirlar. Göktürklerin dedeleri demirci idi. Türk menkibelerine göre ilk çadiri yapan Türk Han'dir. ilk arabayi yapan Kankilli Bey'dir. Türkler arabalarla seyahat etmege ta iskitler devrinde baslamislardir. Eski Türkler gayet güzel elbiseler giymeyi lezzetli yemekler yemeyi hayatlarini ziyafetler ve dügünler arasinda geçirmeyi severlerdi. Bunun için de hiç bos durmazlar ekonomik etkinliklerle ugrasirlardi. Çok kazirlar çok harcarlardi.
Eski Türklerin konukseverlikleri son derece iyi bulmustu. Dede Korkut kitabinda Burla Hatun yaptigi halka açik bir ziyafetten bahsederken bu sözleri söylüyor: "Tepe gibi et yigdirdim. Göl gibi kimiz sagdirdim. Aç olanlari doyurdum. Çiplak olanlari giydirdim. Borçlularin borucunu verdim."Bununla beraber binlerce liralari yutan bu genel ziyafetler Salur Kazan'in yilda bir kere yaptigi Yagma ziyafeti'ne oranla hiç gibi kalirdi. Salur Kazan'in ziyafetinde bütün beylerle halk tümüyle yiyip içtikten sonra Salur Kazan esinin elinden Tutarak sayindan çikardi. Vari-yogu en varsa yagma edilmesini davetlilerden rica ederdi. Böylece yagmaya ugrayan Salur kazan bir süre sonra yine Oguz ilinin en zengin beyi olurdu.
Türkler eskiden sahip olduklari bu ekonomik imkana gelecekte de kavusmalidirlar. Hem de kazanilacak servetler Salur Kazan'in zenginligi gibi genele ait olmalidir. Türkler özgürlük ve bagimsizligi sevdikleri için istirakçi (komünist) olmazlar fakat esitligi sevdiklerinden dolayi fertçi de kalamazlar. Türk kültürüne en uygun olan sistem solidarizm yani dayanismaciliktir. Kisisel mülkiyeti kaldirmaya girismeleri dogru degildir. Yalniz sosyal dayanismaya yarayan sahsi mülkiyetler varsa bunlar mesru sayilamaz. Bundan baska sadece sahsi mülkiyet olmasi gerekmez. Kisisel mülkiyet gibi toplumsal mülkiyet de olmalidir. Toplumun bir fedakarligi veya zahmeti sonucundan meydana gelen ve kisilerin hiçbir emeginden dogmayan fazla karlar topluma aittir.
Kisilerin bu karli kendilerine mal etmeleri mesru degildir. Fazla karlarin plusvalue'lerin toplum adina toplanmasiyla olusacak büyük kazançlar toplum hesabina açilacak fabrikalarin kurulacak büyük çiftliklerin sermayesi olur. Bu genel girisimlerden dogacak kazançlarla fakirler öksüzler dullar hastalar kötürümler körler ve sagirlar için genel bakim yerleri ve okullar açilir. Genel bahçeler müzeler tiyatrolar kütüphaneler kurulur. isçiler ve köylüler için saglikli evler yapilir. Ülke genel bir elektrik sebekesi içine alinir. Kisaca her türlü düsüklüge son vererek toplumun huzurunu saglamak için her ne gerekiyorsa yapilir. Hatta bu toplumsal servet yeterli miktara yükselince halktan vergi almaya da gerek kalmaz. Hiç olmazsa vergilerin türü ve miktari azaltilabilir. Demek ki Türklerin toplumsal ideali sahsi mülkiyeti kaldirmaksizin toplumsal servetleri fertlere kaptirmamak genelin çikarina harcamak üzere korunmasina ve üretilmesine çalismaktir.
Türklerin bundan baska bir de ekonomik ideali vardir ki ülkeyi büyük sanayie kavusturmaktir. Bazilari: Ülkemiz bir tarim ülkesidir. Biz daima çiftçi bir millet kalmaliyiz" diyorlar ki asla dogru degildir. Gerçekten çiftçiligi hiçbir zaman elden birakacak degiliz; fakat çagdas bir millet olmak istiyorsak mutlaka büyük sanayie sahip olmamiz gerekir. Avrupa hareketlerinin en önemlisi ekonomik devrimdir. Ekonomik devrim ise ilçe ekonomisi yerine millet ekonomisinin ve küçük zanaatlar yerine büyük sanayinin konulmasindan ibarettir. Millet ekonomisi ve büyük sanayi ise ancak koruma yönteminin uygulanmasi ile olusabilir. bU konuda bize yol gösterecek olan milli iktisat teorileridir. Amerika'da John Ras ve Almanya'da Friedrich List ingiltere'de Manchesterienler kurduklari ekonomi bilimin genel ve milletlerarasi bir bilim olmayip yalniz ingiltere'ye özgü bir milli ekonomi sisteminden ibaret oldugunu meydana koydular. ingiltere büyük sanayi ülkesi oldugu için ürünlerini disariya göndermek ve disaridan ham maddeler getirmek zorundadir.
Bu nedenle ingiltere için yararli olan tek yöntem gümrüklerin serbest olmasi kurali yani açik kapi politikasidir. Bu ilkenin ingiltere gibi büyük sanayie sahip olmamis milletler tarafindan kabul edilmesi sonsuzluga kadar ingiltere gibi sanayi ülkelerine ekonomik açidan esir kalmasi sonucunu verecektir. iste bu iki ekonomist kendi ülkeleri için birer özel "milli ekonomi" sistemi meydana getirerek ülkelerinin büyük sanayi sahip olmasi için çalistilar ve basarili da oldular. Bugün Amerika ile ingiltere ile boy ölçüsecek bir konuma yükselmislerdir ve simdi onlar da ingiltere'nin açik kapi politikasini izliyorlar. Fakat bu devre gelebilmeleri yillarca milli ekonominin koruma yöntemlerini uygulamak sayesinde oldugunu da pek ala biliyorlar.
iste Türk ekonomistlerinin de ilik isi önce Türkiye'nin ekonomik gerçeklerini incelemek sonra da bu objektif incelemelerden milli ekonomimiz için bilimsel ve esasli bir program hazirlamaktir. Bu program olusturulduktan sonra ülkemizde büyük sanayi yaratmak için her fert bu program dairesinde çalismali ve ekonomi bakanligi da bu sahsi etkinliklerin basinda gelen bir düzenleyici görevi üstlenmelidir.
__________________
"Güven" Çok İnce Bir Çizgidir.

Onu Kalınlaştırarak Kırılmasını Engelleyen Tek Şey
"İki Taraflı" Olmasıdır.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Dikkat !!! Kopyala Yapıştır Özelliğini Sadece Üyelerimiz Kullanabilir. Üyelik Ücretsizdir.. Ayrıca Üyelerimiz Forumdan Tamamen Reklamsız ve çok daha hızlı şekilde yararlanabilir.
KARAHAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-Mayıs-2009, 00:58   #35 (permalink)
Kullanıcı Profili
Kurmay Başkan
 
KARAHAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Nisan-2009
Bulunduğu yer: Uçurumun Kenarindan
Üye No : 177
Mesajlar: 3.159
Konuları: 1389
İstatistikleri Seviye: 43 [â� Bé-Yêu â�â� Bé-Yêu â�â� Bé-Yêu â�â� Bé-Yêu â�â� Bé-Yêu â�]
Aktiflik: 321 / 1071
Güç: 1053 / 9667
Deneyim: 85%
İtibar Puanları
İtibar Puanı : 119637
İtibar Derecesi : KARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond repute
Teşekkürleri
Teşekkür Etmiş :
Teşekkür Almış :
Tuttuğu Takım

Standart

POLiTiKADA TÜRKÇÜLÜK
Türkçülük politik bir parti degildir; bilimsel felsefi estetik bir ekoldür. Baska bir deyimle kültürel bir çalisma ve yenilesme yoludur. Bu nedenledir ki Türkçülük simdiye kadar bir parti seklinde politik mücadele hayatina atilmadi. Bundan sonra da süphesiz atilmayacaktir.
Bununla beraber Türkçülük büsbütün politik ideallere kayitsiz da kalamaz. Çünkü Türk kültürü baska ideallerle beraber politik ideallere de sahiptir. Mesela Türkçülük hiçbir zaman klerikalizmle teokrasi ile baski rejimi ile bagdasamaz. Türkçülük modern bir akimdir ve ancak modern niteligi olan akimlarla ve ideallerle bagdasabilir. iste bu nedenledir ki bugün Türkçülük Halk partisine yardimcidir. Halk Partisi egemenligi millete yani Türk halkina verdi. Devletimize Türkiye ve halkimiza Türk milleti adlarini bagisladi. Halbuki Anadolu inkilabina kadar devletimizin milletimizin hatta dilimizin adlari Osmanli kelimesi idi. Türk kelimesi agzina alinamazdi.
Hiç kimse "Ben Türküm" demege cesaret edemezdi. Son zamanda Türkçüler böyle bir iddiaya kalkistiklari için sarayin ve eski kafalilarin nefretini üzerlerine çektiler. iste Halk Partisinin annesi olan Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti büyük kurtaricimiz olan Gazi Mustafa Kemal Pasa Hazretlerinin dogru yolu göstermesi ve öncü olmasiyla bir yandan Türkiye'yi düsman saldirilarindan kurtarirken öte yandan da devletimize milletimize dilimize gerçek adlarini verdi ve politikamizi baskici rejimlerin ve yabanci unsurlar politikasinin son izlerinden bile kurtardi.
Hatta diyebiliriz ki Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti hiç haberi olmadan Türkçülügün politik programini uyguladi. Çünkü gerçek birdir iki olamaz. Gerçegi arayanlar baska baska yollardan hareket etseler bile sonuçta ayni hedefe ulasirlar. Türkçülükle halkçiligin sonunda ayni programda birlesmeleri ikisinin de amaca ve gerçege uygun olasinin bir sonucudur.
ikisi de tam gerçegi bulduklari içindir ki tümüyle birbirleriyle uyustular. Bu ayniligin bir yansimasi da sudur ki bütün Türkçülerin - hiç biri disarida kalmamak üzere-Anadolu Savasi'nda katilmalari ve onun en atesli savunuculari olmalaridir. Türkiye'6e Allah'in kilici halkçilarin pençesinde ve Allah'in kalemi Türkçülerin elinde idi. Türk vatani tehlikeye düsünce bu kiliçla bu kalem birlestiler. Bu birlesmeden bir toplum dogdu ki adi Türk Milleti'dir.
Gelecekte de daima halkçilikla Türkçülük el ele vererek idealler dünyasina dogru beraber yürüyeceklerdir. Her Türkçü politika alaninda h9alkçi kalacaktir her halkçi da kültür sahasinda Türkçü olacaktir. Dini ilmihalimiz bize inançta mezhebimiz maturidilik ve hukukta mezhebimiz hanefilik" oldugunu ögretiyor. Bizde buna benzeterek su ilkeyi ortaya atabiliriz: Politikada meslegimiz halkçilik ve kültürde meslegimiz Türkçülüktür."
__________________
"Güven" Çok İnce Bir Çizgidir.

Onu Kalınlaştırarak Kırılmasını Engelleyen Tek Şey
"İki Taraflı" Olmasıdır.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Dikkat !!! Kopyala Yapıştır Özelliğini Sadece Üyelerimiz Kullanabilir. Üyelik Ücretsizdir.. Ayrıca Üyelerimiz Forumdan Tamamen Reklamsız ve çok daha hızlı şekilde yararlanabilir.
KARAHAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-Mayıs-2009, 00:58   #36 (permalink)
Kullanıcı Profili
Kurmay Başkan
 
KARAHAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Nisan-2009
Bulunduğu yer: Uçurumun Kenarindan
Üye No : 177
Mesajlar: 3.159
Konuları: 1389
İstatistikleri Seviye: 43 [â� Bé-Yêu â�â� Bé-Yêu â�â� Bé-Yêu â�â� Bé-Yêu â�â� Bé-Yêu â�]
Aktiflik: 321 / 1071
Güç: 1053 / 9667
Deneyim: 85%
İtibar Puanları
İtibar Puanı : 119637
İtibar Derecesi : KARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond reputeKARAHAN has a reputation beyond repute
Teşekkürleri
Teşekkür Etmiş :
Teşekkür Almış :
Tuttuğu Takım

Standart

FELSEFEDE TÜRKÇÜLÜK
Bilim objektif ve olumlu oldugu için milletlerarasidir. Bundan dolayi bilimde Türkçülük olamaz. Fakat felsefe bilime dayanmis olmakla beraber bilimsel düsünüsten baska türlü bir düsünüs biçimidir. Felsefenin objektif ve olumlu sifatlarini kazanabilmesi ancak bu sifatlara sahip olan bilimlere uygun olmasi sayesindedir. Bilim kabul etmedigi hükümleri felsefe kanitlayamaz.
Bilimin kanitladigi gerçekleri felsefe ortadan kaldiramaz. Felsefe bilime karsi bu iki kural ile bagli olmakla beraber bunlarin disinda tümüyle özgürdür. Felsefe bilimle çeliskiye düsmemek sartiyla ruhumuz için daha ümitli daha heyecanli daha teselli verici daha çok mutluluk bagislayici büsbütün yeni ve orijinal varsayimlar ortaya koyabilir. Zaten felsefenin görevi bu gibi varsayimlari ve görüsleri arayip bulmaktir. Bir felsefenin degeri bir taraftan dogal bilimlerle uyumlu olmasini derecesiyle diger yönden ruhlara büyük ümitler heyecanlar teselliler ve mutluluklar vermesiyle ölçülür. Demek ki felsefenin bir bölümü objektif diger bölümü sübjektiftir. Buna göre felsefe bilim gibi milletlerarasi olmak zorunda degildir. Milli de olabilir. Bundan dolayidir ki her milleti kendisine göre bir felsefesi vardir.
Bundan dolayidir ki ahlakta estetikte ekonomide olugu gibi felsefede de Türkçülük olabilir. Felsefe maddi ihtiyaçlarin gerektirmedigi ve zorlamadigi çikarsiz kinsiz karsiliksiz bir düsünüstür. Bu tür düsünüse "spekülasyon" adi verilir. Biz buna Türkçe'de "muakale" adini veriyoruz. Bir millet savaslardan kurtulmadikça ve ekonomik bir huzura ulasmadikça içinde spekülasyon yapacak fertler yetisemez. Çünkü spekülasyon yalniz düsünmek için düsünmektir. Halbuki bin türlü derdi olan bir millet; yasamak için kendini savunmak için hatta yemek yemek ve içmek için düsünmek zorundadir.
Düsünmek için düsünmek ancak bu hayati düsünüs ihtiyaçlarindan kurtulmus olan ve çalismadan yasayabilen insanlara nasip olabilir. Türkler simdiye kadar böyle bir huzur ve rahata eremedikleri için içlerinde hayatini spekülasyona adayabilecek az adam yetisebildi. Bunlar da düsünüs yollarini bilmediklerinden ideallerini iyi yönetemediler. Çogunlukla dervislik ve kalenderlik çikmazlarina saptilar. Türkler arasinda simdiye kadar az filozof yetismesi Türklerin spekülasyona yeteneklerinin olmadigina yüklenmemelidir. Bu azlik Türklerin henüz bilimlerce huzur ve rahatlik açisindan spekülasyona uygun bir seviyeye yükselmemeleri ile açiklanirsa daha dogru olur.
Bununla beraber Türklerin felsefece geri kalmalari yalniz yüksek felsefe bakimindan dogru olabilir. Halk felsefesi bakimindan Türkler bütün milletlerden daha yüksektirler. Rostand adli bir Fransiz filozofu diyor ki;"Bir komutan için karisisin da ki düsman ordusunun ne kadar askeri ne kadar silah ve cephanesi oldugunu bilmek çok yararlidir. Fakat onun için bunlardan daha çok yararli bir sey vardi ki o da karsisindaki düsman ordusunun felsefesini bilmektir."
Gerçekten de iki ordu ve iki ordu ve iki millet birbiriyle savasirken birisinin yenip digerinin yenilecegi sonucunu veren en baslica etkenler iki tarafin felsefeleridir. Kisisel hayati vatanin bagimsizligindan kisisel çikari namus ve görevlerden daha degerli gören bir ordu kesinlikle yenilir. Bunun tersi bir felsefeye sahip olan ordu ise kesinlikle yener. O halde halk felsefesi bakamindan yunanlilara ingilizler mi daha yüksektir; yoksa Türkler mi daha yücedir? Bu sorunun cevabini verecek Çanakkale Savaslari ile Anadolu savaslaridir. Türklerin bu iki savasta da yenmesinin nedeni maddi kuvvetleri degildi. Ruhlarinda egemen olan milli felsefeleri idi.
Türkler maddi silahlarin manevi degerleri hükümsüz biraktigi son yüzyila gelinceye kadar Asya'da Avrupa'da Afrika'da bütün milletleri yenmisler egemenlikleri altina almislardi. Demek ki Türk felsefesi bu milletlere ait felsefelerin hepsinden daha yüksekti. Bugün de öyledir. Yalniz su var ki bu gün maddi medeniyet bakimindan ve maddi silahlar dolayisiyla Avrupali milletlerden gerideyiz. Medeniyetçe onlara esit oldugumuz gün hiç süphesiz dünya egemenligi yine bize geçecektir. Mondros'ta esir bulundugumuz zaman orada kamp komutani olan bir ingiliz su sözleri söylemisti; "Türkler gelecekte yine cihangir olacaklaridir."
Görülüyor ki Türklerde yüksek felsefe ileri gitmis olmamakla beraber halk felsefesi oldukça yüksektir. iste felsefede Türkçülük Türk halkindaki bu milli felsefeyi arayip meydana çikarmaktir.
Ey bugünün Türk genci! Bütün bu islerin yapilmasi yüzyillardan beri seni bekliyor.
__________________
"Güven" Çok İnce Bir Çizgidir.

Onu Kalınlaştırarak Kırılmasını Engelleyen Tek Şey
"İki Taraflı" Olmasıdır.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Dikkat !!! Kopyala Yapıştır Özelliğini Sadece Üyelerimiz Kullanabilir. Üyelik Ücretsizdir.. Ayrıca Üyelerimiz Forumdan Tamamen Reklamsız ve çok daha hızlı şekilde yararlanabilir.
KARAHAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 16-Mayıs-2009, 21:16   #37 (permalink)
Kullanıcı Profili
Yüzbaşı
 
CIHANGIR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Şubat-2009
Bulunduğu yer: İSTANBUL HERŞEYİ BOL
Üye No : 39
Mesajlar: 726
Konuları: 226
İstatistikleri Seviye: 24 [â� Bé-Yêu â�]
Aktiflik: 58 / 585
Güç: 242 / 5525
Deneyim: 41%
İtibar Puanları
İtibar Puanı : 35000
İtibar Derecesi : CIHANGIR has a reputation beyond reputeCIHANGIR has a reputation beyond reputeCIHANGIR has a reputation beyond reputeCIHANGIR has a reputation beyond reputeCIHANGIR has a reputation beyond reputeCIHANGIR has a reputation beyond reputeCIHANGIR has a reputation beyond reputeCIHANGIR has a reputation beyond reputeCIHANGIR has a reputation beyond reputeCIHANGIR has a reputation beyond reputeCIHANGIR has a reputation beyond repute
Teşekkürleri
Teşekkür Etmiş :
Teşekkür Almış :
Tuttuğu Takım

Standart

bilgi için tesekkürler
__________________
Dikkat !!! Kopyala Yapıştır Özelliğini Sadece Üyelerimiz Kullanabilir. Üyelik Ücretsizdir.. Ayrıca Üyelerimiz Forumdan Tamamen Reklamsız ve çok daha hızlı şekilde yararlanabilir.
CIHANGIR isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 17-Ağustos-2009, 16:10   #38 (permalink)
Kullanıcı Profili
Binbaşı
Avatar Yok
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Haziran-2009
Bulunduğu yer: M3RS1N
Üye No : 441
Mesajlar: 1.516
Konuları: 165
İstatistikleri Seviye: 33 [â� Bé-Yêu â�â� Bé-Yêu â�]
Aktiflik: 80 / 804
Güç: 505 / 6983
Deneyim: 17%
İtibar Puanları
İtibar Puanı : 38771
İtibar Derecesi : Aksiyon has a reputation beyond reputeAksiyon has a reputation beyond reputeAksiyon has a reputation beyond reputeAksiyon has a reputation beyond reputeAksiyon has a reputation beyond reputeAksiyon has a reputation beyond reputeAksiyon has a reputation beyond reputeAksiyon has a reputation beyond reputeAksiyon has a reputation beyond reputeAksiyon has a reputation beyond reputeAksiyon has a reputation beyond repute
Teşekkürleri
Teşekkür Etmiş :
Teşekkür Almış :
Tuttuğu Takım

Standart

Bilqi ve Paylasim için Tesekkürler Ellerine Emeqine Saqlik.
Dikkat !!! Kopyala Yapıştır Özelliğini Sadece Üyelerimiz Kullanabilir. Üyelik Ücretsizdir.. Ayrıca Üyelerimiz Forumdan Tamamen Reklamsız ve çok daha hızlı şekilde yararlanabilir.
Aksiyon isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 31-Ekim-2009, 17:05   #39 (permalink)
Kullanıcı Profili
Korgeneral
 
büyükturan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Şubat-2009
Bulunduğu yer: Kocaeli
Üye No : 22
Mesajlar: 2.965
Konuları: 1126
İstatistikleri Seviye: 42 [â� Bé-Yêu â�â� Bé-Yêu â�â� Bé-Yêu â�â� Bé-Yêu â�â� Bé-Yêu â�]
Aktiflik: 313 / 1046
Güç: 988 / 9891
Deneyim: 85%
İtibar Puanları
İtibar Puanı : 23836
İtibar Derecesi : büyükturan has a reputation beyond reputebüyükturan has a reputation beyond reputebüyükturan has a reputation beyond reputebüyükturan has a reputation beyond reputebüyükturan has a reputation beyond reputebüyükturan has a reputation beyond reputebüyükturan has a reputation beyond reputebüyükturan has a reputation beyond reputebüyükturan has a reputation beyond reputebüyükturan has a reputation beyond reputebüyükturan has a reputation beyond repute
Teşekkürleri
Teşekkür Etmiş :
Teşekkür Almış :
Tuttuğu Takım

Standart Cevap: Türkçülügün Esaslari---Ziya Gökalp.

Paylasim için tesekkürler; emegine ve yüregine saglik yaradanima emanetsiniz.
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Dikkat !!! Kopyala Yapıştır Özelliğini Sadece Üyelerimiz Kullanabilir. Üyelik Ücretsizdir.. Ayrıca Üyelerimiz Forumdan Tamamen Reklamsız ve çok daha hızlı şekilde yararlanabilir.
büyükturan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla
Etiketler: , ,


Etiketler
esaslariziya, gökalp, türkcülügün


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Türkçülügün Esaslari zekeriya ergin Ülkücü Hareket 1 14-Temmuz-2010 00:50
Ziya Gökalp’ın İstemediği “Boşolar”… Abdullah 03 Yazarlarımız 0 13-Mayıs-2010 15:43
Türkcülügün Esaslari zekeriya ergin Ülkücü Hareket 0 28-Ekim-2009 16:55
Ziya Gökalp (1876 - 1924) TürkKizi T-U-Ü-V-Y-Z 5 13-Ekim-2009 19:22
Ziya Gökalp büyükturan Türk Büyükleri & Hükümdarları 1 17-Ağustos-2009 16:22


Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2