211- Bayram namazlarının ilk vakti

işrak zamanıdır. Güneşin görünüşüne nazaran ufuktan bir veya iki mızrak boyu (*) kadar yükselip kerahet vaktinin çıktığı andır. Bu andan itibaren istiva veya zeval vaktine kadar kılınması caizdir. (Mekruh vakitler bahsine bakılsın!.)
212- Bayram namazları ikişer rekattır. Cemaatle aşikare olarak kılınırlar. Ezan ve ikamet yapılmaksızın imam

iki rekat Ramazan veya Kurban bayramı namazına niyet eder. Cemaat da böyle iki rekat bayram namazı kılmak için imama uymaya niyet eder." Allahü Ekber" diye iftitah tekbiri alınır

eller bağlanır. Hep birlikte gizlice "Sübhaneke" okunur. Sonra imam yüksek sesle

cemaat da gizlice "Allahü Ekber" diye üç tekbir alırlar. Tekbirlerde eller yukarıya kaldırılıp ondan sonra yanlara salıverilir

her tekbir arasında üç teşbih mikdarı durulur. Üçüncü tekbirden sonra eller bağlanır

imam gizlice "Euzü-Besmele" çektikten sonra

aşikare olarak Fatiha suresi ile bir mikdar daha Kur'an-ı Kerimden okur. Aşikare "Allahü ekber" diyerek bilindiği gibi rüku ve secdelere gider. Cemaat da gizlice tekbir alarak imama uyar. Sonra yine tekbir alınarak ikinci rekata kalkılır. İmam gizlice "Besmele"den sonra yine aşikare olarak Fatiha suresi ile bir mikdar daha Kur'an okur. Tekrar üç defa eller kaldırılarak birinci rekatta olduğu gibi üç tekbir alınır. Ondan sonra imam yine aşikare

cemaat ise gizlice "Allahü Ekber" diye rükua ve secdelere varırlar. Sonra oturulup gizlice "Tahiyyat

Salli-Barik ve Rabbena atina" duaları hep birlikte okunur ve iki tarafa selam verilerek namaz tamamlanır.
Bu halde bayram namazlarının her rekatında üç fazla tekbir bulunmuş olur ki bunlar da vacibdir.
(Hanbelî mezhebine göre birinci rekatta altı

ikinci rekatta beş tekbir alınır ve her iki rekatta da tekbirler kıraattan önce yapılır

İmam Malik ile İmam Şafiî'ye göre

birinci rekatta yedi

ikinci rekatta beş tekbir alınır ve tekbirler her iki rekatta da kıraattan önce alınır.
213- İmam bayram namazını kıldırdıktan sonra hutbe okumak için minbere çıkar. Cuma'da olduğu gibi iki hutbe okur. Ancak bu bayram hutbelerine tekbir ile başlanır. Cemaat da bu tekbirlere hafifçe katılır. Hatib

Ramazan Bayramı hutbesinde cemaata Fıtır Sadakası üzerinde

Kurban Bayramı Hutbesinde Kurban ve Teşrîk tekbirleri konusunda bilgi verir.
Cuma hutbelerinde sünnet olan şeyler

bayram hutbelerinde de sünnettir. Mekruh olanlar da aynen mekruhtur. Bayram hutbelerinin namazdan önce okunmaları caiz olmakla beraber mekruh sayılmıştır.
214- İmam birinci rekatta bayram tekbirlerini unutup da Fatihanın bir kısmını veya tamamını okuduktan sonra hatırlarsa tekbirleri alır. Fatiha'yı yeniden okur. Fakat Fatiha'dan sonra bir mikdar Kur'an okuduktan sonra

tekbirleri alır

kıraati iade etmez.
215- Bayram namazlarında

birinci rekatın rüküuna varmış olan bir imama yetişen kimse

bu rükua kavuşacağını tahmin ediyorsa

hem iftitah tekbirini

hem de Bayram tekbirlerini ayakta alarak ondan sonra rüküa varır. Rüküu kaçıracağından korkuyorsa

îftitah tekbirinden sonra hemen rükua varır ve Bayram tekbirlerini rüküda alır. Bu tekbirleri alırken ellerini kaldırmaz. Tekbirleri tamamlayamasa dahi

imam kıyama kalkınca o da imamla kalkar

imamın alacağı tekbirlerde imama uyar. İmam sünnete uygun olan tekbirlerin dışına çıkmadıkça

imama tekbirlerde uyulur

sünnet dışında az veya çok almış olduğu tekbirlerde ona uyulmaz.
216- Bayram namazının ikinci rekatına yetişen kimse

imam selam verdikten sonra birinci rekatı kaza etmeye kalkınca

önce Besmele ile Fatiha süresini ve ilave edeceği bir sureyi okur. Sonra gizlice tekbirleri alarak namazı tamamlar. Bu şekilde mesbuk olanlar

kendi mezheblerinde alacakları tekbirleri getirirler

imamın almış olduğu tekbirlerin sayısını gözetmezler.
Bayram namazına yetişemeyen kimse

kendi başına Bayram namazı kılamaz. İsterse dört rekat nafile namazı kılar. Bu

bir kuşluk namazı yerine geçer

sevabı büyük olur.
(Şafiî'lere göre Bayram namazları Müekked Sünnet'lerdir. Bir rivayete göre de

Farz-ı kifaye'dir. İslam alametlerinden sayılır. Cemaatla kılınması daha faziletlidir. Yalnız başına da hutbesiz kılınabilir. Bunu misafirlerde

kadınlarda yalnız başlarına kılabilirler. Güneşin doğuşundan zeval vaktine kadar kılınabilir.
Malikîlere göre Bayram namazı müekked sünnettir. Bir görüşe göre de

Farz-ı kifaye'dir. Hanbelî mezhebinde de Farz-ı kifayedir. İmam ile kılmayı başaramayanın bunu kaza etmesi sünnettir.)
217- Kurban Bayramı namazını ilk vaktinde kılmak

Ramazan Bayramı namazını da biraz geciktirmek müstahabdır. Bayram namazı cenaze namazına ve cenaze namazı da Bayram hutbesine takdim edilir (önce kılınır).
218- Bayram namazları bir şehirde herkesin toplanacağı bir yerde (Namazgâhda) kılınabileceği gibi

birçok camilerde de kılınabilir.
219- Bayram günlerinde erken kalkmak

yıkanmak

misvak kullanmak

gülyağı ve benzeri hoş koku sürünmek

giyilmesi mubah olan elbiselerden en güzel ve temizini giymek

Yüce Allah'ın nimetlerine şükür için neş'e ve sevinç göstermek

karşılaşılan mümin kardeşlere karşı güler yüz göstermek

elden geldiği kadar fazla sadaka vermek

Bayram gecelerini ibadetle geçirmek müstahab ve güzel bulunmuştur.
220- Ramazan Bayramında

Bayram namazından önce hurma gibi tatlı bir şey yenilmesi

Kurban bayramında ise namaz kılınmadıkça bir şey yenilmemesi müstahabdır. Sahih olan görüşe göre

bu hususta kurban kesecek kimse ile kesmeyecek kimse eşittir. Kurban kesecek kimsenin

keseceği kurban eti ile yemeğe başlaması daha uygundur. Bununla beraber namazdan önce bir şey yenilmesinde de kerahet yoktur.
221- Kurban kesecek kimse

tırnaklarını ve saçlarını kesmeyi geciktirir. Bunu yapmak mendubdur. Fakat bu geciktirme hoşa gitmeyecek bir durumu ortaya koyacak bir zaman olmamalıdır. Bunun en uzun müddeti kırk gündür.
Faziletli olan

haftada bir defa tırnakları ve bıyıkların fazla kısmını kesmek

ziyade tüyleri gidermek

yıkanmak suretiyle bedenin temizliğine bakmaktır. Bunlar hiç olmazsa on beş günde bir yapılmalıdır. Kırk günden fazla bırakılmasında özür kabul edilmez.
222- Bayram günü camiye bir vakar ve sükun ile gidilir. Ramazan Bayramında namaza giderken gizlice

Kurban Bayramında ise açıkça tekbir alınması ve namazdan sonra da mümkün ise başka bir yoldan eve dönülmesi mendubdur.
223- Kurban Bayramının birinci gününe "Yevm-i Nahir"

diğer üç gününe de "Eyyam-ı Teşrik" denir. Bu bayramdan önceki gün ise

"Yevm-i Arefe"dir ki

Zilhiccenin dokuzuncu günüdür. Ramazan Bayramında Arefe yoktur. Arefe gününün sabah namazından itibaren Bayramın dördüncü gününün ikindi namazına kadar yirmi üç vakit farz namazın arkasından bir defa şöyle tekbir alınır ki

bunlara Teşrîk Tekbirleri denir:
"Allahü ekber

Allahü ekber. Lâ ilahe illallahu vallahu ekber. Allahü ekber ve lillâhilhamd."
Memleketimizde bunun tercümesi bir zaman şöyle okunmuştu: "Tanrı uludur

Tanrı uludur. Tanrıdan başka Tanrı Yoktur. Tanrı uludur. Tanrı uludur. Hamd O'na mahsusdur."
Tekbirlerin bu mikdar okunması iki imamın görüşüdür

işlem de böyle yapılmaktadır. İmamı Azam'a göre bu tekbirler Arefe gününün sabahından ertesi günün ikindisine kadar olan sekiz vakit farz namazın arkasından alınır.
224- Teşrîk Tekbirleri

fıkıh alimlerinin çoğuna göre vacibdir. Sünnet diyenler de vardır

iki İmama göre farz namazları kılmakla yükümlü olan herkes için bu tekbirler vacibdir. Bu hususta tek başına namaz kılan

imama uyan

misafir (yolcu) ile mukim

köylü ile şehirli

erkek ile kadın eşittir. İmamı Azam'a göre ise

bu tekbirlerin vacib olması için mukim olmak

hür olmak

erkek olmak ve namaz

müstahab şekilde cemaatle kılınan bir farz olmak şarttır. Buna göre

misafirlere

kölelere

kadınlara ve tek başına namaz kılan kimselere bu tekbirler vacib değildir. Fakat bunlar

kendilerine tekbir vacib olan cemaatle namaz kılanlara uymaları halinde tekbir almaları gerekir. Cuma ve Bayram namazları kılınmayan köylerde bulunanlara da vacib olmaz. Cuma günü öğle namazını kendi aralarında cemaatle kılan özürlü kimselere de vacib olmaz. Kadınların da kendi aralarında cemaatle namaz kılmaları

müstahab şekilde olan cemaattan sayılmaz.
225- Bir senenin Teşrîk günlerinde terk edilen bir namaz

yine o senenin teşrîk günlerinden birinde kaza edilse

sonunda Teşrîk Tekbiri alınır. Fakat başka günlerde veya başka bir senenin teşrîk günlerinde kaza edilecek olsa teşrik tekbiri alınmaz.
226- Bir namazda sehiv secdeleri ile teşrîk tekbiri ve telbiye toplanacak olsa önce sehiv secdeleri yapılır

sonra tekbir alınır. Ondan sonra da telbiyede bulunulur. Eğer telbiye önce yapılırsa

sehiv secdeleri ve teşrik tekbiri düşer. (Telbiye için hac bahsine bakılsın!)
227- Arefe günü

insanların bir yerde toplanarak Arafat'da bulunan hacıları taklid eder bir durum almaları

hiç bir esasa bağlı değildir. Bunu mekruh görenler de vardır.
228- Bayram günlerinde müslümanların birbirlerini tebrik etmesi

görüşüp musafaha yapması ve birbirlerine: "Gaferellahu lena ve leküm = Allah bizi ve sizi bağışlasın"

yahut: "Takabbelellahu Tealâ minna ve minküm = Yüce Allah bizden ve sizden kabul buyursun." şeklinde duada bulunması da mendubdur.
(*) Orta boylu bir mızrak

on iki karış uzunluğundadır.