Go Back   AsilTürk - Yüreği Vatan Sevgisi İle Dolu Herkesin Buluşma Mekanı > İnanç Dünyamız > İslamiyet > Dini Bilgiler
Kullanıcı Adınız
Şifreniz
Kayıt Ol Yardım Üye Listesi Ajanda Forumları Okundu Kabul Et


Farkli Bir Ses, Farkli Bir Nefes / 24 Saat Kesintisiz Türk Müzigi


"Bayrakları Bayrak yapan üstündeki kandır, Toprak, eğer uğrunda ölen varsa Vatandır."

Konu Bilgileri
Konu Başlığı
İnsanın Doğası ve din
Konudaki Cevap Sayısı
0
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
980


Yeni Konu aç Cevapla
 
Bookmark and Share LinkBack Seçenekler Stil
Alt 12-Mart-2011, 06:23   #1 (permalink)
Kullanıcı Profili
Kurmay Başkan
 
eminyusein - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Temmuz-2010
Bulunduğu yer: Bulgaristan
Üye No : 3121
Mesajlar: 2.394
Konuları: 2172
İstatistikleri Seviye: 39 [â� Bé-Yêu â�â� Bé-Yêu â�â� Bé-Yêu â�â� Bé-Yêu â�â� Bé-Yêu â�]
Aktiflik: 192 / 964
Güç: 798 / 12146
Deneyim: 58%
İtibar Puanları
İtibar Puanı : 195363
İtibar Derecesi : eminyusein has a reputation beyond reputeeminyusein has a reputation beyond reputeeminyusein has a reputation beyond reputeeminyusein has a reputation beyond reputeeminyusein has a reputation beyond reputeeminyusein has a reputation beyond reputeeminyusein has a reputation beyond reputeeminyusein has a reputation beyond reputeeminyusein has a reputation beyond reputeeminyusein has a reputation beyond reputeeminyusein has a reputation beyond repute
Teşekkürleri
Teşekkür Etmiş : 621
Teşekkür Almış : 1.174
Tuttuğu Takım

Standart İnsanın Doğası ve din

İnsanın Doğası ve din


Din ne demektir?




Din insanın olduğu her yerde var olan doğumundan ölümüne kadar hayatının her evresinde karşısına çıkan evrensel bir olgudur. Din Arapça bir kelime olup yol adet hüküm kanun düzen karşılıklı mükafat-ceza itaat inanç gibi anlamlara gelir. Terim olarak din; "insanın Allah diğer insan ve varlıklarla münasebetlerini düzenleyen ve insan hayatına yön veren onlarla ilgili davranışlara esas olacak kurallar bütününe verilen ad"dır.

Bilim adamları dini nasıl tanımlamışlardır?

Bilim adamları bütün dinlerde bulunan inanç ibadet ahlâk gibi ortak özellikleri dikkate alarak dinin tanımını şöyle yapmışlardır: "Bir topluluğun sahip olduğu inanç ibadet ve ahlâk kurallarının bütünüdür"

İslam âlimlerine göre dinin tanımı nedir?

İslâm âlimleri de İslam'ın özelliklerini dikkate alarak dinin tanımını şöyle yapmıştır: "Din kuralları Allah tarafından konulan peygamberler aracılığı ile insanlara bildirilen akıl sahibi insanların kendi istekleriyle hayırlı olan şeylere sevk ederek dünya ve ahirette mutluluğa ulaştıran ilâhi kanundur."

İslam âlimlerinin yaptığı bu tanımdan yola çıkarak şu sonuçlara varabiliriz;
"Din Allah tarafından ortaya konulmuştur.
"Din peygamberler aracılığı ile gönderilmiştir.
"Dini akıl sahibi insanlar kendi hür iradeleriyle kabul eder.
"Din insanları iyiye güzele doğruya çağırır.
"Din insanların dünya ve ahirette mutlu olmalarını amaçlar.
"Din Allah'ın gönderdiği öğütleri kapsar. Bunlar Allah'ın emirleri yasakları ve önerileridir.

Verilen bu bilgiler ışığında dini "insanın aklını ve özgür iradesini kullanarak iyiye güzele ve doğru olana yönelten ilahi kurallar bütünü" olarak tanımlayabiliriz. Buna göre bir kimsenin dini görevlerden sorumlu olması için ön şart akıllı ve özgür olmasıdır. İnsanı diğer varlıklardan ayıran en önemli özelliği olan aklın dini anlamada önemli bir yeri vardır.

Dinin temel esasları nelerdir?


Dinin esasları içinde insanların birer kul olarak Allah'a karşı sorumlulukları; iman ibadet ahlâk esasları ve insanların birbiriyle olan ilişkilerinde uymaları gereken kurallar yer almaktadır.

-İnsanın biyolojik(bedensel) ve psikolojik(ruhi) yapısı


İnsan üstün ve şerefli bir varlık olarak iki ana unsurdan oluşmaktadır. Bu unsurlar insanın fiziki yönü olan bedeni ile manevi yönü olan ruhudur.

Biyolojik bir varlık olarak insan;


Bütün canlıların beslenme korunma yaşama ve çoğalma gibi özellikleri vardır. Bu nitelikler insan için de geçerlidir. Bunun için insan da hayatını devam ettirmek amacıyla diğer canlılar gibi yer içer. Olumsuz etkilere karşı korunur. Her canlı gibi insan da ölümlüdür. Soyunun devamı üremesine bağlıdır. Bunu da cinsi ihtiyaçlarını karşılayarak yapar. Şu halde insan biyolojik bir varlık olarak bedensel ihtiyaçlarını karşılamak durumundadır.
İnsan Allah tarafından en güzel biçimde yaratılmış bir varlıktır. Kur'anıkerim'deki "Şüphesiz insanı en güzel biçimde yarattık" (Tin suresi ayet 4) ve "...Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı" (Teğabün suresi ayet 3) ayetleri insanın yaratılışında estetik ve değer taşıyan bir varlık olduğunu açıklamaktadır. Ayrıca Allah en güzel şekilde yarattığı insanın yeryüzünde yaşamını sürdürmesi için evrendeki her şeyi onun hizmetine vermiştir. Bütün varlıklar ona doğrudan veya dolaylı olarak hizmet etmektedir. Kur'an'da "(Allah) göklerde ve yerde bulunanların hepsini size yararlanın diye verdi. Muhakkak ki bunda düşünen insanlar için ibret vardır."(Casiye 13) buyrulmaktadır.

Psikolojik bir varlık olarak insan;


İnsanın yapısı sadece bedenden ibaret değildir. İnsanın diğer varlıklardan farklı olarak bir manevi yapısı vardır ve o bu yapısı sayesinde diğer canlılardan ayrılır. Allah insanı topraktan yaratıp şekillendirdikten sonra ona kendi ruhundan üfleyerek can vermiştir.(Secde suresi 7-9 ayetler) Bu ilahi ruha (sınırlı da olsa Allah'ın sıfatlarından bazılarına) sahip olan insan psikolojik (ruhsal) bir varlık haline gelmiştir. Böylece akıllı düşünen inanan öğrenen öğreten ibadet eden uygarlık kuran tarih yapan geçmişine sahip çıkan geleceğini güvence altına alan bir varlık olmuştur. İnsan maddi (biyolojik) ihtiyaçlarını çeşitli yollarla karşılamak durumunda kalıyorsa manevi ihtiyaçlarına da karşılamak zorundadır. Manevi ihtiyaçlarının başında sevmek güvenmek en önemlisi inanmak gelir. İşte insanı yeryüzündeki diğer varlıklardan ayıran ve üstün kılan özelliği akıl sahibi ve inanan bir varlık olmasıdır. Bu özellikler diğer varlıklarda yoktur.
Tarih boyunca insanın inanma ihtiyacının nedenleri

"İnsan ruh ve bedenden meydana gelmiş bir varlıktır ve bunların kendine özgü bazı ihtiyaçları vardır. Sağlıklı bir yaşam için bedenin beslenme barınma korunma gibi ihtiyaçlarının karşılanması gerekir. Bedeni ihtiyaçları karşılamak nasıl yaşamın bir gereği ise manevi varlığının devamı da ruhsal ihtiyaçların karşılanmasına bağlıdır. Çünkü insanın sevme sevilme bağlanma güvenme sığınma korunma ait olma gibi ruhsal ihtiyaçları vardır. Her insanda bulunan ruhsal ihtiyaçlardan biri de doğuştan gelen "inanma" ihtiyacıdır. Çünkü Allah insanı inanma ihtiyacı ile yaratmıştır. Bunun için insan; sevmeye sevilmeye güvenmeye ve korunmaya nasıl ihtiyaç duyuyorsa aynı şekilde insanın Yüce bir varlığa inanmaya da ihtiyacı vardır. Din de insanın ruhsal ihtiyaçlarının en önemlisi olan inanma Yüce bir yaracıya bağlanma ihtiyacını giderir. Böylelikle ruh ve beden dengesi sağlanmış olur. Bu da insanın mutlu olmasını sağlar.
"İnsan akıllı düşünen bir varlıktır. Bu nedenle insan "Ben Kimim?" "Nereden geldim?" "Nereye gideceğim?" "Yaşamın amacı nedir?" "Dünyada bulunmanın anlamı nedir?" "Öldükten sonra ne olacağım?" gibi konuları merak eder ve bu soruların cevabını arar. Gözlem ve deneye dayanan pozitif bilimler bu soruların cevabını veremez. Bu soruların cevabını ancak din verir. Çünkü hayatı anlamlandırma isteğinin engellenmesi durumunda insan varoluş boşluğuna düşer. Birey hiçlik ve yoklukla yüz yüze gelir. Bu durum can sıkıntısı ve varoluş kaygısı şeklinde kendini gösterir. Böyle bir insan hayatında hedef ve gayesinden uzak olarak yaşar. Din insana yaratılış amacını öldükten sonra ne olacağını bildirerek onun ruhsal yönden büyük bir rahatlama içinde olmasını sağlar.
İnsan sahip olduğu iyiliklerden güzelliklerden değer verdiği yakınlarından ve sevdiklerinden ayrı kalmak istemez. Hayatın bir yerde noktalanacağına inanmak; yani ölüm insanı duygu ve düşünce olarak çok rahatsız etmekte ve onu mutsuz kılmaktadır. İşte insanın yok olma sevdiklerinden ayrı kalma ve ölüm karşısında duyduğu bu endişeyi ortadan kaldıracak olan dindir. Öldükten sonra yok olmayacağı ebedi olarak yaşayacağı dünyadaki ayrılıkların eksik kalmış özlemlerin sonsuzluk aleminde karşılanacağı inancı insanı rahatlatır. Onu bu yersiz korkulardan kurtarır ve ebediliğe layık olduğunu gösterir.
"Her insanda doğuştan bir yere ait olma duygusu vardır. Bu duygunun gereği olarak insan kökenini arar dünyanın tamamlayıcı bir parçası olmak bir yere ait olduğunu hissetmek ister. Yaratılışından kaynaklanan bu ihtiyacın etkisiyle insan mensubu olacağı bir yer arar. İnsan bu ihtiyacını Yüce Yaratıcıya yönelme ve ona ait olduğunu hissetmekle; dinin mensubu olmakla giderebilir.

"İnsan bağlanma ve sığınma eğilimi olan bir varlıktır. Bu eğilim emniyet güven dayanma korunma sığınma kabul görme sevilme gibi insanın temel ihtiyaçları arasında yer alır. İnsan kendisindeki güçsüzlük nedeniyle bağlanma ve sığınma duygusuna bağlı olarak her şeyden üstün güçlü bir varlığa yönelir. Bu yöneliş din duygusunun temelini oluşturan unsurlardan biridir. En büyük koruyucu en güvenilir sığınak olarak Allah'a bağlanan ve ona sığınan insan; güven dayanma korunma sığınma kabul görme sevilme gibi temel duygusal ihtiyaçlarını giderir.

"İnsanın inanma ihtiyacı hissetmesinin nedenlerinden biri de tabiat olayları karşısındaki çaresizliğidir. Yeryüzünün her tarafında çeşitli tabiat olaylarıyla her zaman karşı karşıya gelmek mümkündür. Bunlar depremler su baskınları şiddetli fırtına ve kasırgalar kuraklık yangınlar bulaşıcı hastalıklar vs.dir. İnsanın tabiat olayları karşısındaki çaresizliği yaratılışında olan sığınma dürtüsünü ön plana çıkarır. Uyumakta olan şuuraltını harekete geçirir. Birey ani bir uyanma ile inkârcılıktan dini hayata geçer. Kısaca yaratılışında var olan din duygusu ortaya çıkar. Dua ederek Allah'tan yardım diler ve ona sığınır. Örneğin; bir zamanların ünlü pop şarkıcısı Cat Stevens Atlas Okyanusu kıyılarında yüzdüğü bir sırada akıntıya kapılır ve o anda hayatının biteceğini hisseder. Bu kritik anda içinde doğan bir ümitle "Kurtar beni Allah'ım" diye dua ve niyazda bulunur. Arkasından gelen büyük bir dalganın itmesiyle kendini kıyıda bulur. Bu olay üzerine Müslüman olur ve Yusuf İslam adını alır.

Din tarih bütün toplumlarda var olan evrensel ve köklü bir olgudur:

İnsan var olduğu ilk günden beri yüce bir varlığa yönelme ona inanma sığınma ve ondan yardım dileme ihtiyacı hissetmiştir. Bu nedenle din tarihin bütün devirlerinde ve toplumlarda daima var olan evrensel köklü bir olgudur. İnsana hitap eden insan için söz konusu olan din insanla beraber var olmuş ve tarih boyunca varlığını sürdürmüştür. İnsanlığın vazgeçilmez bir gerçeği olması nedeniyle bundan böyle varlığını devam ettirecektir. Dinler tarihi alanında yapılan araştırmalar az da olsa Tanrı inancı olmayan insanlara rastlamasına rağmen her toplumun bir dine sahip olduğunu ortaya koymuştur. Batılı bilim adamlarından Henri Bergson "Bilimden sanattan yoksun insan toplulukları geçmişte var olmuştur. Şimdi de vardır. Fakat dinsiz bir toplum kesinlikle var olmamıştır" sözüyle bu gerçeği dile getirmiştir. Eski dönemlere ait mimari yapılarda sanat eserlerinde ve edebi ürünlerde bir kısım dini motiflerin yer alması eski çağlarda yaşamış insanların bir dine inandıklarını dolayısıyla dini hayatın çok eskilere dayandığını ortaya koymaktadır.
Din tarih bütün toplumlarda var olan evrensel ve köklü bir olgudur. Bunun temel nedeni nedir?

Bunun temel nedeni insanın dini bir varlık olması başka bir ifadeyle din duygusunun doğuştan gelen (fıtri) bir özellik olarak insanın kendi öz varlığı hakkında şuurla birlikte ortaya çıkıp gelişmesidir. Yüce Allah bu gerçeği yani her insanın "fıtrat" adını verdiği din duygusu ile yaratıldığını şöyle bildirmiştir: "Yüzünü doğru bir din olan İslam'a çevir insanların fıtratına uygun olan dine çevir" (Rum suresi ayet 30)
Fıtrat "insanın doğuştan var olan hakkı(gerçeği) kabul ve idrak etme kabiliyetine Allah'ı birleme ve ona tapma yeteneğine" denir. Ayrıca Peygamberimiz Hz. Muhammed'in "Her doğan İslam fıtratı üzerine doğar"(Buhari Kader 3) sözü insanın bir dine inanmaya yatkın olarak yaratıldığını ve din duygusunun yaratılışta var olduğunu göstermektedir. İnsanın doğuştan din duygusuna sahip olduğu dinler tarihi din sosyolojisi din psikolojisi ve din eğitimi alanında yapılan inceleme ve araştırmalar ile de ispatlanmıştır.
__________________
Kimse sana özgürlük vermez.Kimse eşitlik veya adalet veya başka birşey veremez.Eğer adamsan SEN ALIRSIN !!!!


Dikkat !!! Kopyala Yapıştır Özelliğini Sadece Üyelerimiz Kullanabilir. Üyelik Ücretsizdir.. Ayrıca Üyelerimiz Forumdan Tamamen Reklamsız ve çok daha hızlı şekilde yararlanabilir.
eminyusein isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla
Etiketler: , ,


Etiketler
din, doğası, İnsanın


Konuyu Toplam 2 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 2 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2