[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
ERGENEKON'DA YANGIN VAR... BU İHANETİ DÜNYAYA DUYURUN...
MUSTAFA ONSEL JANDARMA KURMAY ALBAY/SAVUNMASI
10.ağır ceza Mah. Başkanlığına
Sözlerime bir fıkra ile başlamak istiyorum;
Kurt ile tilki

tavşanı dövmeye karar verirler. Gerekçe olarak da "Şapkan neden yok" demeyi kararlaştırırlar. Tavşanı çağırırlar

"Şapkan niye yok?" diyerek iyice döverler. Bu işi her gün yapmaktan sıkıldıklarında

soruyu değiştirirler. "Sigara isteyelim

sigarayı filtreli getirirse

niye filtresiz

filtresiz getirirse niye filtreli getirmedin diye döveriz" derler.
Ertesi gün tavşanı çağırıp

"Bize sigara getir" derler. Tavşan dayak yememenin sevinciyle fırlar ama durur ve sorar: "Sigara filtreli mi olsun filtresiz mi?"
Plan bozulmuştur.
Bunun üzerine yine eski gerekçe ile niye şapkan yok diye tavşanı evire çevire döverler.
Bu fıkrayı niye anlattığımı konuşmamın sonunda belirteceğim.
İddianamenin ek 57.klasörünün tamamı benim ile ilgili. Burada toplam 77 liste var. Listelerden 25 tanesinde son kaydedici olarak gözüküyorum. 52 ini de bizzat ben oluşturmuşum.
Bu klasörde sahteliği defalarca ortaya konan 11.nolu CD nin içerisinde bulunuyor. biçimsel olarak bütün listeler aynı

hepsi imzasız dijital veriler. Hemen ifade edeyim ki ; beddua etmesini sevmem ama burada söylemek zorundayım ki

kim bu listeleri yaparak bana iftira attı ise Allah'ın gazabı üstüne olsun...
Bugün bu listelerin sadece 3 tanesini gösterip sahteliklerini ortaya koyacağım. Bu listelerde şu anda 160 tan fazla sahtecilik ve tutarsızlık bulunmaktadır.
Bu verilerin hiç birinin hukuki delil olması mümkün değil.
En azından başlangıçta şüpheli bir delil

şüpheden kim yararlanır ? Sanık.
Bu davada kim yararlanıyor ? İddia makamı.
Sonuç 9 aydır tutukluyum.
Evrensel hukuk ne diyor?
İddia makamı iddiasını ispatlamak zorunda.
Peki iddia makamı ne yapıyor?
Varsayımlarla niyet okuyuculuğu...
Biz ne yapıyoruz ?
Engizisyon mahkemelerinde olduğu gibi suçsuzluğumuzu ispatlamaya çalışıyoruz.
Hemen belirteyim ki

hazırladığım iddia edilen 51 listeden bir tanesinin bile tarafımdan hazırlandığı ispatlansın herkesin önünde bütün inandığım değerler üzerine yemin ediyorum ki

kendimi mahkeme salonunda yakacağım.
Tutuklama gerekçesi yapılan bu dijital verileri

hukuk fakültesi öğrencilerine göstersek ve bunlar hukuki delil desek ne yaparlar? Katıla katıla gülerler.
Peki siz hukuki delil olmadığı açık olan bu verileri gerekçe göstererek beni nasıl tutuklarsınız?
Nasıl

işimden eşimden

çocuklarımdan beni ayırırsınız?
Elinizde bir şey varsa koyun ortaya onları da çürüteyim. Çünkü ben birşey yapmadığımı çok iyi biliyorum.
Bakınız 1844 Almanya’sında Kral Frederic Wilhem ile davalık olan bir değirmenci karala : "Bana bir şey yapamazsın çünkü Berlin de hakimler var" diyecek cesareti elbette oradaki hakimlerden alıyordu.
Peki benim 21.yy.da kendi ülkemde "Beşiktaş da hakimler var mı?" diye sorma hakkım yok mu)
"SAHİ BEŞİKTAŞ DA HAKİM VAR MI?"
Onun için burada kendimi tutuklu olarak görmüyorum. çünkü hukuki gerekçe yok. Tutsak olarak da görmüyorum.

onda bile hukuki bir gerekçe söz konusu (Harp hukuku vs.)
Bizim durumumuz daha çok rehin olmaya benziyor.
Bu rehinlik ne kadar sürer? Söylentiye göre PKK ve elebaşı için çıkartılması düşünülen genel affa kadar.
yani PKK karşı TSK. yazık yazık..
Sonra "hepinizi affediyoruz" diyecekler.
Bunu şiddetle reddettiğimi şimdiden söylüyorum.
Ben bir suç işlemedim ki affedileyim. Kimse beni affedemez! Ben yargılanmak ve aklanmak istiyorum.
Suçsuz olduğumun coşkulu özgüveni ile diyorum ki;
Ömrümün ilkbaharını ülkemin dağlarında

sonbaharını da cezaevinde geçiriyorum.
Ben pek çok şehidi genç yaşta toprağa verdim. Bunlardan on tanesi devre arkadaşımdı. ben onlara göre çok bile yaşadım.
Onlar canlarını kaybettiler

ben özgürlüğümü..
Ama bir şeyi kaybetmeyeceğim ki

o da onurumdur!
Onurunu kaybedenler bu komployu kuranlardır. Ve inanıyorum ki bir gün VATANA İHANETTEN YARGILANACAKLARDIR!
Şunu samimiyetle ifade edeyim ki öyle cezaevleri beni etkilemez. Etkileyen şey

haksız hukuk dışı uygulamalardır.
Bunun ruhumdaki tahribatını tek bir kelime ile ifade edebilirim: ÖFKE !
İşte bu öfkeyle size Azerbaycanlı Türk şair Ahmed Cevad ın dizeleriyle seslenmek istiyorum;
HARDA MAHKUMLUK VAR
HAKİMLİK VAR

BEN VARAM
ZULME KARŞI İSYANKARAM
KIRILSAM DA

EZİLSEM DE

SUSMARAM
Onun için susmayacağım

ey vicdan

ey vicdan

ey vicdan

ey adalet

ey adalet

ey adalet diye hiç durmadan haykıracağım.
Diyor ya şair;
BIRAK BEN HAYKIRAYIM
SUSARSAM SEN MATEM ET
UNUTMA Kİ ŞAİRLERİ AYDINLARI KAHRAMANLARI
HAYKIRMAYAN BİR MİLLET
SEVENLERİ TOPRAK OLMUŞ ÇOCUK GİBİDİR
Sözlerimi bitirirken ben anlattıklarımla size "sigara filtreli mi olsun

filtresiz mi" diye sordum. Biliyorum ki siz kararı okurken bana "ŞAPKAN NEREDE" diye soracaksınız.
Onun için sizden kendim için bir talebim yok. Takdir YÜCE TÜRK MİLLETİNİNDİR.
Ancak kendisini burada tanıdığım sanıklardan MEHMET YOLERİ çok hasta. Eşi de ağır kanser hastası imiş. Birbirlerinin desteğine ihtiyaçları var.
Mehmet Yoleri ye yol verin. Onun yatacağını gerekirse ben yatarım. Bunu vicdanınızdan istirham ediyorum.
MUSTAFA ÖNSEL
J.Kur.Alb.
Değerli Mustafa Albay

bu konuşmasını 23.6.2011 Perşembe günü yapmıştı dediği gibi ertesi gün karar okunurken kendisine ve aynı durumdaki tüm sanıklara(Mehmet YOLERİ dahil) neden Şapkasız olduğu soruldu!
ERGENEKON'DA YANGIN VAR... BU İHANETİ DÜNYAYA DUYURUN... MUSTAFA ONSEL JANDARMA KURMAY ALBAY/SAVUNMASI 10.ağır ceza Mah. Başkanlığına

Sözlerime bir fıkra ile başlamak istiyorum; Kurt ile tilki

tavşanı dövmeye karar verirler. Gerekçe olarak da "Şapkan neden yok" demeyi kararlaştırırlar. Tavşanı çağırırlar

"Şapkan niye yok?" diyerek iyice döverler. Bu işi her gün yapmaktan sıkıldıklarında

soruyu değiştirirler. "Sigara isteyelim

sigarayı filtreli getirirse

niye filtresiz

filtresiz getirirse niye filtreli getirmedin diye döveriz" derler. Ertesi gün tavşanı çağırıp

"Bize sigara getir" derler. Tavşan dayak yememenin sevinciyle fırlar ama durur ve sorar: "Sigara filtreli mi olsun filtresiz mi?" Plan bozulmuştur. Bunun üzerine yine eski gerekçe ile niye şapkan yok diye tavşanı evire çevire döverler. Bu fıkrayı niye anlattığımı konuşmamın sonunda belirteceğim. İddianamenin ek 57.klasörünün tamamı benim ile ilgili. Burada toplam 77 liste var. Listelerden 25 tanesinde son kaydedici olarak gözüküyorum. 52 ini de bizzat ben oluşturmuşum. Bu klasörde sahteliği defalarca ortaya konan 11.nolu CD nin içerisinde bulunuyor. biçimsel olarak bütün listeler aynı

hepsi imzasız dijital veriler. Hemen ifade edeyim ki ; beddua etmesini sevmem ama burada söylemek zorundayım ki

kim bu listeleri yaparak bana iftira attı ise Allah'ın gazabı üstüne olsun... Bugün bu listelerin sadece 3 tanesini gösterip sahteliklerini ortaya koyacağım. Bu listelerde şu anda 160 tan fazla sahtecilik ve tutarsızlık bulunmaktadır. Bu verilerin hiç birinin hukuki delil olması mümkün değil. En azından başlangıçta şüpheli bir delil

şüpheden kim yararlanır ? Sanık. Bu davada kim yararlanıyor ? İddia makamı. Sonuç 9 aydır tutukluyum. Evrensel hukuk ne diyor? İddia makamı iddiasını ispatlamak zorunda. Peki iddia makamı ne yapıyor? Varsayımlarla niyet okuyuculuğu... Biz ne yapıyoruz ? Engizisyon mahkemelerinde olduğu gibi suçsuzluğumuzu ispatlamaya çalışıyoruz. Hemen belirteyim ki

hazırladığım iddia edilen 51 listeden bir tanesinin bile tarafımdan hazırlandığı ispatlansın herkesin önünde bütün inandığım değerler üzerine yemin ediyorum ki

kendimi mahkeme salonunda yakacağım. Tutuklama gerekçesi yapılan bu dijital verileri

hukuk fakültesi öğrencilerine göstersek ve bunlar hukuki delil desek ne yaparlar? Katıla katıla gülerler. Peki siz hukuki delil olmadığı açık olan bu verileri gerekçe göstererek beni nasıl tutuklarsınız? Nasıl

işimden eşimden

çocuklarımdan beni ayırırsınız? Elinizde bir şey varsa koyun ortaya onları da çürüteyim. Çünkü ben birşey yapmadığımı çok iyi biliyorum. Bakınız 1844 Almanya’sında Kral Frederic Wilhem ile davalık olan bir değirmenci karala : "Bana bir şey yapamazsın çünkü Berlin de hakimler var" diyecek cesareti elbette oradaki hakimlerden alıyordu. Peki benim 21.yy.da kendi ülkemde "Beşiktaş da hakimler var mı?" diye sorma hakkım yok mu) "SAHİ BEŞİKTAŞ DA HAKİM VAR MI?" Onun için burada kendimi tutuklu olarak görmüyorum. çünkü hukuki gerekçe yok. Tutsak olarak da görmüyorum.

onda bile hukuki bir gerekçe söz konusu (Harp hukuku vs.) Bizim durumumuz daha çok rehin olmaya benziyor. Bu rehinlik ne kadar sürer? Söylentiye göre PKK ve elebaşı için çıkartılması düşünülen genel affa kadar. yani PKK karşı TSK. yazık yazık.. Sonra "hepinizi affediyoruz" diyecekler. Bunu şiddetle reddettiğimi şimdiden söylüyorum. Ben bir suç işlemedim ki affedileyim. Kimse beni affedemez! Ben yargılanmak ve aklanmak istiyorum. Suçsuz olduğumun coşkulu özgüveni ile diyorum ki; Ömrümün ilkbaharını ülkemin dağlarında

sonbaharını da cezaevinde geçiriyorum. Ben pek çok şehidi genç yaşta toprağa verdim. Bunlardan on tanesi devre arkadaşımdı. ben onlara göre çok bile yaşadım. Onlar canlarını kaybettiler

ben özgürlüğümü.. Ama bir şeyi kaybetmeyeceğim ki

o da onurumdur! Onurunu kaybedenler bu komployu kuranlardır. Ve inanıyorum ki bir gün VATANA İHANETTEN YARGILANACAKLARDIR! Şunu samimiyetle ifade edeyim ki öyle cezaevleri beni etkilemez. Etkileyen şey

haksız hukuk dışı uygulamalardır. Bunun ruhumdaki tahribatını tek bir kelime ile ifade edebilirim: ÖFKE ! İşte bu öfkeyle size Azerbaycanlı Türk şair Ahmed Cevad ın dizeleriyle seslenmek istiyorum; HARDA MAHKUMLUK VAR HAKİMLİK VAR

BEN VARAM ZULME KARŞI İSYANKARAM KIRILSAM DA

EZİLSEM DE

SUSMARAM Onun için susmayacağım

ey vicdan

ey vicdan

ey vicdan

ey adalet

ey adalet

ey adalet diye hiç durmadan haykıracağım. Diyor ya şair; BIRAK BEN HAYKIRAYIM SUSARSAM SEN MATEM ET UNUTMA Kİ ŞAİRLERİ AYDINLARI KAHRAMANLARI HAYKIRMAYAN BİR MİLLET SEVENLERİ TOPRAK OLMUŞ ÇOCUK GİBİDİR Sözlerimi bitirirken ben anlattıklarımla size "sigara filtreli mi olsun

filtresiz mi" diye sordum. Biliyorum ki siz kararı okurken bana "ŞAPKAN NEREDE" diye soracaksınız. Onun için sizden kendim için bir talebim yok. Takdir YÜCE TÜRK MİLLETİNİNDİR. Ancak kendisini burada tanıdığım sanıklardan MEHMET YOLERİ çok hasta. Eşi de ağır kanser hastası imiş. Birbirlerinin desteğine ihtiyaçları var. Mehmet Yoleri ye yol verin. Onun yatacağını gerekirse ben yatarım. Bunu vicdanınızdan istirham ediyorum. MUSTAFA ÖNSEL J.Kur.Alb. Değerli Mustafa Albay

bu konuşmasını 23.6.2011 Perşembe günü yapmıştı dediği gibi ertesi gün karar okunurken kendisine ve aynı durumdaki tüm sanıklara(Mehmet YOLERİ dahil) neden Şapkasız olduğu soruldu!
Ekleyen:
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]