[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
DÜŞÜNDÜKÇE Yavuz Bülent Bâkiler
yavuzbulent.bakiler@tg.com.tr 28 Ağustos 2011 Pazar Ordumuzun belâlıları Daha önceki yazılarımda da belirtmiştim. Aynı konu üzerinde tekrar yazmak mecburiyetindeyim. Hani bizim bir atasözümüz var: “Dert değişmeyince

feryat değişmez!” Ordumuz aleyhinde yazılıp çizildikçe

bizim de feryatlarımız olacaktır. Ben Yeni Türk Cumhuriyetlerine

hem Marksist rejim çökmeden önce

hem de Sovyet İmparatorluğu yıkıldıktan sonra 10 defa gidip geldim. Ortaokulun son sınıfından itibaren (1950) çok coşkun duygularla TURANCI olduğum için

eski Türk yurtlarının esaret altında olmasından çok büyük üzüntü duydum. Ruslar

1860 yılından itibaren

Türkistan topraklarına âdeta ellerini kollarını sallayarak

yani bir mesire yerine gider gibi girmişler

sonra Ata yurdumuzun kanını iliğini sömürmeye başlamışlardı. Marksist rejimle birlikte bütün camilerimizi kapatmışlar veya “Allahsızlık merkezleri” hâline getirmişlerdi. Rusçayı

% 60 nisbetinde birinci dil olarak yaymış

yaşatmışlardı. Gittiğim her Türk cumhuriyetinde tanıştığım yetkililere önemle sormuştum: - Bu mübarek toprakları Ruslara nasıl kaptırdınız? Benim okuduğum kaynaklar eğer doğru ise

Türkiye’nin iki misli olan Türkistan topraklarına

Ruslar 100 ölü bile vermeden sahib olmuşlar. Neden böyle oldu? Bu kadar kolay istilanın sebebi nedir? Sebebi? Sebebi nedir? Değişik Türk Cumhuriyetlerinde kiminle konuştumsa

bana aynı cevabı verdiler: - Ordumuz yoktu! dediler. Ordumuz yoktu! Ordumuz dağılmıştı! Ruslar ordusuz bu topraklara ellerini kollarını sallayarak girip çöreklendiler! Türk Cumhuriyetlerine gitmeden

oralardaki büyük çöküntüleri görmeden

doğrusu kırk kitap okumuş olsaydım bile Ordumuzun millet ve devlet hayatımızdaki büyük önemini bu kadar kuvvetle anlayamazdım. Ben askerliği aşk derecesinde sevenlerdenim. Dün olduğu gibi bugün de inanıyorum ki ordu

varlık sebebimizdir. Hürriyetimizi

namusumuzu

şerefimizi... Ordumuzun gücüne

kuvvetine borçluyuz. Ordumuz varlık sebebimizdir ama

hem ordumuzun içinde hem de dışında

onun gücünü kemiren belâlıları var. Ordu içindeki belâlılar

şu veya bu sebeple

bir hükümet darbesi yaparak “Vatanı kurtarmak isteyen” silahlı siyasilerdir. Bütün hükümet darbelerini yaşamış bir kimse olarak yazıyorum: Hem büyük çapta ordumuzu

hem de devletimizi-milletimizi sarsan

devlet çivimizi kopartan bu askerî darbelerden. Açın Cumhuriyet gazetesinin 27 Mayıs 1960 darbesinden sonra darbeci subaylarla yapılan röportajları. Derin bir utanç duyarsınız. Darbecilerin okudukları tek kitap: Beyaz Zambaklar Ülkesi isimli kitaptır. Ve ezanın Arapça okunması

onları darbe yapmaya zorlayan sebeplerin en önemlilerinden biridir. Ordu dışındaki belâlılar

tek kelimeyle ahmak adamlardır. Veya orduyu yeni darbelere teşvik eden hainlerdir. Ordu içindeki darbeciler ordu aleyhinde yazıp-çizen bu ahmakların yazılarını

beyanlarını gerekçe göstererek “Vatanı kurtarmaya çalışan” yeni Enver

Cemal

Talat Paşalardır. El aman! El aman! El aman!
Ekleyen: Hasan Erdoğa